kaçmak ile cümle
kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sade tekrar İtalya’ya kaçmak zorundaydı.Sade was forced to flee to Italy once again.
Özellikle bölgedeki Türk halkı Bulgar ilerlemesi sırasında kaçmak zorunda kaldı.The Turkish inhabitants of the area fled during the Bulgarian advance.
Michail yaralandı ve öldüğü yer olan Konstantinopolis'e kaçmak zorunda kaldı.Michael was wounded and had to flee to Constantinople, where he died.
Benzin istasyonu zombilerle doludur ve ikisi polis arabasına zar zor kaçmaktadır.The gas station is overrun with zombies and the two narrowly escape in a police car.
Bu nedenle tek yapabileceği kaçmaktır.Because only he can do it.
İlk defa bir Roma imparatoru barbarlar karşısında kaçmak zorunda kaldı.This was the first time a Roman Emperor had been killed in combat against barbarians.
Bunun üzerine yenilen Tuli, kaçmak zorunda kalmıştır.It made him sad then, and he ran away.
I. Tiridates, Corbulo'nun ateşe verdiği başkentinden kaçmak zorunda kaldı.Tiridates I ran away from his capital which Corbulo set fire to.
MÖ 49 yılında Caesar İtalya'yı işgal ettiğinde, Cicero kaçmak zorunda kaldı.When Caesar invaded Italy in 49 BC, Cicero fled Rome.
Aile borçtan kaçmak için merkez Florida’ya yerleşti.Allison's family moved to central Florida to escape debt.
Ardından Yahudiler, engizisyonlardan kaçmak için bu ülkeye gelmiştir.Later, Jews arrived there to escape the Inquisition.
Alison Kelly - Nicholas'ın kendisinden kaçmak için Yunanistan'a taşındığı kız arkadaş.Alison Kelly – Nicholas' recent Australian girlfriend, whom he abandons to go to Greece.
Oyuncu, farklı bulmacaları çözmelidir ve kaçmak için çevresini incelemelidir.The player must solve different puzzles and examine the environment in order to escape.
Fakat kitap sayfalarından çıkan herkese karşılık, biri kitabın içine kaçmaktadır.Then, each signed a condolence book.
İki kardeş kaçmak için suya atlamışlardı.The two men jump overboard to escape.
"Niçin başka güneş başka toprak ararsın, yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?""Why do I freeze out of doors while you sleep on a rug?"
Daha sonra, Afganistan’a kaçmak ve Pakistan’da sığınak bulmak için bir yolculuk planlar.Later, Mirshakay plans a journey to escape Afghanistan and seek refuge in Pakistan.
Daha sonraları Peter kaçmak zorunda kaldığında Gırnata'ya sığınacaktı.To a degree Pierre remained a fugitive.
Gece kaçmak zorundaydılar, çünkü gardiyanlar geceleri sadece nöbet tutuyor sayım yapmıyordu.They plan to elope but, as there are security guards night and day, they are unable to get away.
Fakat Figüran Bob, Krusty ve Simpson ailesinden öç almak için hapishaneden kaçmaktadır.However, Sideshow Bob is loose from prison to get revenge on Krusty and the Simpson family.
"O esnada çoğu redif taburlarına mensup askerlerimiz geri kaçmaktaydılar.Most remaining cartel soldiers then flee.
Fakat Blade'den kaçmak o kadar da kolay değildir.Things are not going smoothly for Blake either.
Foreman daha sonra İngiltere'ye kaçmak zorunda kaldı.Boucher then fled to England.
Ama başarı kazanamadı ve Güney Kafkasya'ya kaçmak zorunda kaldı.Unable to maintain himself there he marched to southern Bohemia.
Gianni ise kaçmaktadır,Lolanın ölümünün ardından Frankte onun peşinden gitmektedir.Out of love-sickness, Franny remained in contact with him even after the rape.
Kral Bavyeralı I. Garibald'ın çocukları Gundoald ve Theodelinda İtalya'ya kaçmak durumunda kaldılar.Garibald's children Gundoald and Theodelinda fled to Italy.
Engerek oldukları için zaten fazla hareketli değildirler ve kaçmak yerine savaşmayı tercih ederler.Contrary to their courageous appearance, they are tender hearted and prefer not to fight.
Simone, Kuyu'dan kaçmak için orayı terk eder ve Maloker da Buffy'nin işini bitirmeye çalışır.Simone leaves Buffy for Maloker to finish off and tries to escape the Well.
Bayezid yenilerek, Amasya'ya kaçmak zorunda kaldı.By the time he returns, we would have already defeated Liao Hua.
De Vere de İngiltere'den kaçmak zorunda kaldı.Del Río was forced to flee to England.
Kaçmak için çaldıkları okul otobüsü duvarı yıkar.The band bought a school bus which they intended to use for touring.
Zağmak: Kaçmak, koşmak.צימעס): a fuss, a disturbance.
Şam halkı da kaçmak istemekteydi.The civilian population of the Vanni also fled.
Clara kaçmak ister ancak dev fareler onu durdurur.Anita tries to escape, but Magnus stops her.
Ama Akıncı Kertenkele'yi kurtarınca oradan kaçmak zorunda kalmıştır.However, because of Operation Market Garden, he was also forced to flee from there.
Kaçmak için gelen bir otobüse atlar.They hijack a train in order to escape.
Kral kobra gibi yılanlardan kaçmak zorundadır.He is held to be king of the snakes.
Kaybedişten kaçmak değil, yasa girmek, kendini acıya teslim etmektir.Not running from loss, but entering grief, surrendering to sorrow.
Medyadan kaçmak için, bunu mu söylemesi lazım?What were you doing, not stopping the news?
Ancak dışındaysa, kaçmak için bir şansı vardır.Anything on the outside has a chance of escaping.
Ancak, güneş alevleri geliyorsa ve kaçmak isterseniz, biraz daha erken bilmek istersiniz.You'd like to have a little advance warning.
Onları iki gün verecekti Cumartesi, onları başka bir gün daha iyi uyacak kaçmak için.Saturday would suit them better than any other day, as it would give them two days for their escape.
Hayatım varlığının commonplaces kaçmak için uzun bir çaba harcanmaktadır.My life is spent in one long effort to escape from the commonplaces of existence.
Kaçmak istiyorum.I want to run away.
Kaçmak için lazım olacak !You need them on the run!
Seninle kaçmak istiyorum !I want to run away with you!
- Kaçmak?Run?
Ben de, "Demin 500 kişiye incinebilirlikten kaçmak için araştırmacı olduğumu anlattım.And I said, "I just told 500 people that I became a researcher to avoid vulnerability.
Bu ikiz geleneklerden kaçmak gerçekten çok zor.It's very hard to get out of these twin traditions.
Perseus ise Andromeda'dan kaçmak için uçuyor.Perseus flying to the rescue of Andromeda.
Ama amaç büyümek olduğunda yorulmak aşırıya kaçmak değildir.Overload means overloading the muscles with heavier weights.
Tüm istediğin kaçmak.All you want is to escape.
Belki onlar kaçmakta zorlandıkları koşulların içine doğmuş olabilirler.Maybe they were born into circumstances they found difficult to escape.
Uzuvlar sayesinde yeni ve güvenli yerlere kaçmak mümkün oldu.Limbs enabled an escape onto a new, safe, territory.
Eğer onlar bize doğru gelirse,biz kaçmak isteriz .If they come towards us, we want to run away.
Nereye kaçmak istiyorsun?Where do you want to run to?
"Benim güzel annemin aileside soykırım dan dolayı... ...Rusya' dan kaçmak zorunda kaldılar.So, "My beautiful mother's family fled Russia as well. Too many pogroms.
Araba kaçmak için ani bir manevra yapar ve bu sayede kaza yapmaz.The car swerves to avoid it, and therefore doesn't get into an accident.
Yükler diğer pozitif yüklerden kaçmak isteyecek -It's going to want to go away from the other positive charges.
Kaçmak olmazI won't run away