kaçmak ile cümle
kaçmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz bu gece kaçmak zorundayız, yoksa çıldıracağım.We've got to break out tonight or I'll go crazy!
Brian onunla bir ilişki başlattığına pişman ve ondan kaçmak istiyor.Brian regrets starting a relationship with her and wants to escape from her.
Yaralanmadan kaçmak için yeterince şanslıydım.I was lucky enough to escape unhurt.
Canım kaçmak istedi.I felt like running away.
Bazı çocuklar dayanılmaz baskıdan kaçmak için intihara başvuruyorlar.Some children resort to suicide in order to escape from unbearable pressure.
Kaçmak için şansım yoktu.I had no chance to escape.
O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.She took advantage of his confusion to escape.
O, bazen aşırıya kaçmak istiyordu.He sometimes wished to go to extremes.
Kaçmak konusunda umutsuzdu.He was desperate to escape.
Onun kaçmaktan başka seçeneği yoktu.He had no choice but to run away.
Balık kaçmak istiyor.The fish wants to escape.
Brown kendisi kaçmak istemedi.Brown himself did not want to escape.
Brown ve arkadaşları kaçmak zorunda bırakıldılar.Brown and his friends were forced to flee.
Kaçmak cevap değildir.Running away isn't the answer.
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he could to escape from the angry bear.
Tom'un ilk içgüdüsü kaçmaktı.Tom's first instinct was to run away.
Bazı günler gerçekten kaçmak istiyorum.Some days I just really want to run away.
Buradan kaçmak istediğini itiraf etti.He admitted that he wanted to escape from here.
Kaçmak için yol yok.There's no way to escape.
Tek çözüm kaçmak.The only solution is to escape.
Kaçmak zorundayım.I have to run away.
Tom kaçmak istiyor.Tom wants to escape.
Tom'la kaçmak istedim.I wanted to run away with Tom.
Boston'dan kaçmak zorunda kaldım.I had to get away from Boston.
Ben sadece kaçmak zorunda kaldım.I just had to get away.
Tom ve ben kaçmak için şanslıydık.Tom and I were lucky to escape.
Prenses saraydan kaçmak için bir oğlan gibi giyindi.The princess dressed as a boy to escape from the palace.
Tom kaçmak için umutsuzdu.Tom was desperate to escape.
Kaçmak zorundayız.We've got to escape.
Tom kaçmak için yeterince akıllıydı.Tom was smart enough to escape.
Sizinle kaçmak istedim.I wanted to run away with you.
Onlarla kaçmak istedim.I wanted to run away with them.
Onunla kaçmak istedim.I wanted to run away with him.
Tom ve John toplama kampından kaçmak için bir plan kurdular.Tom and John concocted a plan to escape from the detention camp.
Diğerleri dini zulümden kaçmak için geldi.Others came to escape religious persecution.
Onlar bir şekilde kaçmak zorunda kaldı.They had to elope somehow.
Hava atomları ve molekülleri sürekli egzosferden uzaya kaçmaktadır.Air atoms and molecules are constantly escaping to space from the exosphere.
Laura son dakikada sadece arkasını dönmek ve kaçmak için yaklaşıyor numarası yaptı.Laura pretended to get closer, only to turn around and run away at the last minute.
Tom'un kaçmak için neredeyse hiçbir şansı yoktu.Tom had almost no chance to escape.
Tom kaçmak için hiç zaman kaybetmedi.Tom lost no time in getting away.
Yangın varsa modern bir evden kaçmak için yalnızca altı dakikan var.You only have six minutes to escape a modern home if it's on fire.
Kaçmak zorundaydım.I had to run.
Kaçmak zorunda kaldım.I had to run.
Fadıl yakalanmaktan kaçmak istedi.Fadil wanted to escape capture.
Kaçmak istiyorum.I want to escape.
Leyla ne pahasına olursa olsun kaçmak istiyordu.Layla wanted to escape at any cost.
Leyla kaçmak için uyuşturucu kullandı.Layla used drugs to escape.
Tom kaçmak istemiyor.Tom doesn't want to escape.
Tom kaçmak istemedi.Tom didn't want to escape.
Tom kaçmak istedi.Tom wanted to escape.
Sami, geçmişinden kaçmak için Kahire'ye geldi.Sami came to Cairo to escape his past.
Sami, kar fırtınasından kaçmak için bir buz mağarası inşa etti.Sami built an ice cave to escape the blizzard.
Sami kaçmak istiyordu.Sami wanted to get away.
Tom ile kaçmak istedim.I wanted to escape with Tom.
Kaçmak utanç verici, ama faydalı.Running away is shameful, but it's useful.
Kaçmak utanç vericidir ancak işe yarar.Running away is shameful, but it's useful.
Tom, öfkeli Tatoebacıların lincinden kaçmak için Ali'nin evinde saklandı.Tom hid in Ali's house to escape lynching by the angry Tatoebans.
Canımızı kurtarmak için kaçmak zorundaydık.We had to run for our lives.
Yaklaşık 100 Doğu Avrupa Yahudisi Avrupa'dan kaçmak için bu yöntemi kullandılar.About 100 Eastern European Jews used this method to escape Europe.
Kaçmak kadınlar için daha zor olsa da, bazı kadınlar başarılıydı.Although escaping was harder for women, some women were successful.