Celine: Bebeğim, uçağı kaçırmak üzeresin.Aišku, kad jaunikis pavėlavo į lėktuvą.
Bir sabah bir grup kaplan, onu kaçırmak için kampa saldırır.Ühel õhtul satub ta peale klanni rünnakule kaubasadamas.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Maksudest kõrvalehoidmine on karistatav.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.얼마나 크냐면, 크기가 27만 평에 달합니다.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız. 89 hektarlık ve 2 bin yıllık...Nemôžete ho minúť, má rozlohu 9 štvorcových kilometrov.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Ich konnte ihn nicht messen. Er war ca. 890 Hektar groß.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Ik kon het niet over het hoofd zien. Het is 8900 vierkante meter groot.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Jag kunde inte missa den. Den var 890 hektar stor.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Jeg kunne ikke overse den. Den var 9 kvadratkilometer.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Je ne pouvais pas le manquer. Il fait 2200 acres (9 km carrés).
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nemohl jsem ho minout, má velikost 2.200 akrů.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nem tudom kihagyni. 900 hektáros volt.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nie mogłem go przegapić -- zajmuje 900 ha.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.No podía perdérmelo. Medía 8.900 km2.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Nu l-am putut rata. Are o dimensiune de 2.200 de acri.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Saya tak dapat melewatkannya. Ukurannya 880 hektar.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Se ei voinut jäädä huomaamatta.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Tôi không thể quên được nó. Nó rộng 2,200 mẫu Anh (900 hécta).
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Ήταν αδύνατο να μη το δω. Είχε έκταση 9 χιλιάδων στρεμμάτων.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Не бих могъл да го пропусна. Размерът му беше 2200 акра.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.Я не мог это упустить. Его размер был порядка 9 квадратных километров.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.לא יכולתי להחמיץ אותו. הוא בגודל של 9 קמ"ר.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.لا يمكن أن أفوته. كان حجمه ٢٢٠٠ فدان
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.見逃がすなんて無理です
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Aber ich denke manchmal, wenn man sich die Struktur aussehen es ist einfach das große Bild zu verpassen.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.그렇지만 저는 이런 실제 구조들을 보면 가끔은 큰 그림을 파악하지 못할 수 있다고 생각해요.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Maar soms denk ik dat als je naar de structuur kijkt dat je gemakkelijk het overzicht verliest.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Mais je pense que parfois, quand vous regardez la structure il est facile de manquer la grande image.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Mas eu acho às vezes que quando você olha para a estrutura, é mais fácil de esquecer a grande sacada.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Myslím si ale, že když vidíte struktury, je těžké pochopit celý proces.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Pero creo que a veces cuando observas la estructura es de es fácil perder el panorama.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Tapi saya rasa kadang-kadang ketika Anda melihat struktur itu mudah untuk melewatkan gambaran besar.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Wydaje mi się, ze czasem, kiedy skupiamy się na strukturze, może nam umknąć ogólny ogląd sytuacji.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Αλλά νομίζω, μερικές φορές, όταν κοιτάς τη δομή είναι εύκολο να χάσεις τη γενική εικόνα.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Але коли дивитись на структуру в такому вигляді, то важко вловити головне.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.Смятам, че когато човек гледа пълната структура, лесно се обърква.
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.לכל אחת מהגליצר-3-זרחן או ה-PGAL או הפוספו-גליצר-אלדהיד
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.ولكن أعتقد في بعض الأحيان عندما ننظر في الهيكل أنه في من السهل أن يغيب عن الصورة الكبيرة.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.En fait, sa seule mauvaise action... fut de capturer Sita.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Faktum är att det enda elaka han verkar ha gjort- är att kidnappa Sita.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.In realta' l'unica cosa malvagia che fece... ...fu catturare Sita.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Na verdade a única coisa de mal que parece ter feito foi ter capturado Sita.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Oikeastaan hänen ainoa paha tekonsa - oli Sitan ryöstö.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Realmente lo único malo que parece que hizo... ... fue capturar a Sita.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Se pare că singurul lucru rău pe care l-a făcut vreodată... ...e răpirea Sitei.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Thực ra điều tệ nhất ông ta làm là... ... cướp Sita.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Właściwie jedyny zły uczynek, jaki popełnił... ...to porwanie Sity.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Всъщност единственото лошо нещо, което изглежда е направил... ...е да отвлече Сита.
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.בעצם, המעשה הרע היחיד שהוא כנראה עשה היה חטיפתה של סיטה.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."En todellakaan aio menettää teidän tapauksessa maailman.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Eu chiar nu ar fi dor de cazul dumneavoastră pentru lume.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Eu realmente não perderia o seu caso para o mundo.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Ich möchte wirklich nicht verpassen Ihrem Fall für die Welt.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Ik zou echt uw zaak niet te missen voor de wereld.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Io davvero non sarebbe perdere il vostro caso per il mondo.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Jag skulle verkligen inte missa ditt fall för världen.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Jaz res ne bi zamudil vašem primeru za svet.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Jeg ville virkelig ikke glip af din sag for hele verden.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."Je voudrais vraiment pas rater votre cas pour le monde.
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."나는 정말 세계 사건을 놓치지 것입니다.