Ana içeriğe geç
Sözlük

kaçırmak ile cümle

kaçırmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama yapısı baktığımız zaman düşünüyorum büyük resmi kaçırmak kolaydır.But I think sometimes when you look at the structure it's easy to miss the big picture.
Kaçırmak yazık olurdu. "It would be a pity to miss it."
"Ben gerçekten dünya için sizin durumunuzda kaçırmak olmaz."I really wouldn't miss your case for the world.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.I don't want to depress you too much.
Elimizden kaçırmakta olduğumuz, çok hızlı gelişen bu Dünya'ya karşı tavrımız ne olmalı?Well, what should our attitude be towards this world that we see very rapidly developing before us?
Aslında Ravana'nın yaptığı tek kötü şey Sita'yı kaçırmaktı.Actually the only bad thing he seems to have done... ...is capture Sita.
89 hektarlık büyüklüğüyle onu gözden kaçırmak imkansız.I couldn't miss it. It was 2,200 acres in size:
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.I felt that I had to kind of bring back the discourse to reality.
Beş sene boyunca da Program Bozuculuk yaptıktan sonra, sonunda insan kaçırmaktan tutuklandım.And after about five years of doing this, I was arrested for kidnapping.
Miloseviç döneminde Kıbrıs Sırbistan'dan para kaçırmak için popüler bir ülkeydi.Cyprus was the favoured destination for taking money out of Serbia during the Milosevic era.
Vergi tahsilatı daha verimli hale gelerek vergi kaçırmak zorlaşacak.Tax collection will become more efficient, making tax evasion more difficult.
Bulgar işadamı vergi kaçırmakla suçlandı, kefaletle serbest bırakıldıBulgarian tycoon charged with tax fraud, out on bail
Amaçsa, kötü ruhları korkutup kaçırmak.The purpose: to scare away evil demons.
Bu renkli dil şu noktayı gözden kaçırmaktadır.The colorful language misses the following point.
Treni kaçırmaktan korkuyoruz.Wir haben Angst, unseren Zug zu verpassen.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.Womit er nicht gerechnet hat: Die Henker lassen sich von ihrer Mahlzeit dressieren.
Amaçları Wolverine değil Rogue’yi kaçırmaktır.Er wollte jedoch nicht Roza, sondern Katharina töten.
Celine: Bebeğim, uçağı kaçırmak üzeresin.Sie befürchtet, dass er den Bus verpassen wird.
Vergi kaçırmakla suçlandı.Il fut accusé d'évasion fiscale.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.N'ont-ils pas pensé à la nourriture qu'ils consomment et aux vêtements qu'ils portent ?
Vücudum bitkin düştü ve aklımı kaçırmak üzereydim" dedi."Sans ça, je serais devenu fou » .
Hudal bu görevini aranan azılı Nazi savaş suçlularını kaçırmak için kullanır.Hudal se servit de cette position pour aider des criminels de guerre nazis à s’échapper.
Vergi kaçırmakla suçlandı.Fue acusado de evadir impuestos.
Korsan Abdalla ve tayfaları Reiza'yı kaçırmak için zorla gemiye götürürler.Pero es un barco pirata y Abdallah y su tripulación raptan a Reiza.
Tom'un çocuk kaçırmakla ilgisi yoktu.Tom non aveva niente a che fare con il rapimento del bambino.
Sarhoşken ağzından bildiklerini kaçırmaktan korktuğundan içkiyi bırakacaktır.При этом оно лишает разума того, кто его выпил.
Bu renkli dil şu noktayı gözden kaçırmaktadır.De kleurrijke taal mist echter het volgende punt.
Bu durumu gözden kaçırmak Kral II. Felipe’nin hatasıydı.Dit was niet naar de zin van koning Filips II.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Onzorgvuldigheid wordt gestraft met een boete.
Prensi kaçırmak istiyorsunuz, değil mi?Jullie willen de prins ontvoeren, toch?
Bir sabah bir grup kaplan, onu kaçırmak için kampa saldırır.Pewnego dnia grupa chuliganów próbuje go obrabować.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Uszkodzenie podlega karze.
Bunlar adam kaçırma, uçak kaçırmak ya da şantaj yapmak olurdu.Stał się złodziejem, mordercą i szantażystą.
1998 sonbaharında,Juan Carlos Chavez,çocuk kaçırmaktan ve öldürmekten mahkûm edildi.I augusti samma år häktades Richard Lee Franks misstänkt för bortrövandet och mordet på Opal Jo.
Kız kaçırmak, bir erkeğin evlenmek istediği kadını kaçırmasıdır.Аби одружитися із дівчиною, її необхідно було викрасти, що і робили чоловіки.
Celine: Bebeğim, uçağı kaçırmak üzeresin.П'єр кидається наздоганяти літак.
Fakat, İlyas iki taraflı oynuyordu ve planı bir av partisi sırasında Andronikos'u kaçırmaktı.Ilyas však hrál na obě strany a naplánoval únos Andronika během lovecké slavnosti.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.Muži však Mîmovi nevěří a nechají jej v zajetí.
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Săndulescu pe post de cercetător științific principal.
Korkuluklar gibi öldürücü olmayan yöntemlerle kuşları kaçırmak yalnızca geçici olarak etkili olabilmektedir.A nem halálos technológiák, mint például a madárijesztők csak ideiglenes eredménnyel jártak.
Bir sabah bir grup kaplan, onu kaçırmak için kampa saldırır.Egyik nap kajmánok támadják meg a tutajt.
Amaçları Wolverine değil Rogue’yi kaçırmaktır.Nem Robbie fog meghalni, hanem a majom.
Trol, İnternet'te insanların keyfini kaçırmak ya da münakaşa başlatmak için tohum ekmeye çalışan kişi..Τρολ είναι αυτός που έχει σκοπό να κάνει κακό σε μια διαδικτυακή κοινότητα, προκαλώντας αναταραχή.
Son treni kaçırmak istemiyorum.Δεν θέλω να χάσω το τελευταίο τρένο.
Öyleyse yaşam fırsatını kaçırmak yerine yaralanmaktan korkmayın" demiştir.Gør imidlertid ingenting, hvis du ikke er sikker på at kunne lykkes."
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Kepergian tanpa izin dihukum dengan eksekusi.
Görevimiz çok önemli bir bilim adamını kaçırmak.Ia ilmuwan yang meninggalkan banyak bekal ilmu pengetahuan.
Yaratıklar yakaladıkları insanları yememekte, onları üreme için kaçırmaktadır.Tidak ada seorangpun yang dibiarkan terluput; hanya hewan yang dirampas untuk mereka sendiri.
Silahlarla gözüne vurulduğunda Dalekler kör olup aklını kaçırmaktadır.Phát bắn bằng súng hỏa mai chí mạng chỉ sượt mặt, làm mù một mắt con hổ.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Thôi Trữ nhận ra mình bị lừa gạt bèn tự sát.
Aparmak (kaçırmak, alıp götürmek) anlamını içerir.それが部屋が意味するものです。
Sarhoşken ağzından bildiklerini kaçırmaktan korktuğundan içkiyi bırakacaktır.卷梅庵 天幻流當主,人稱「醉梅庵」。
Vücudum bitkin düştü ve aklımı kaçırmak üzereydim" dedi."派克:我無法這樣睡覺啊,我快要發瘋了…。
Vücudum bitkin düştü ve aklımı kaçırmak üzereydim" dedi.""난 고장나기 직전이었다", "난 점점 미쳐갔다"고 그는 말했다.
Aparmak (kaçırmak, alıp götürmek) anlamını içerir.현수(懸垂)는 무엇을 매달아 드리운 것을 뜻한다.
Teröristler silah zoruyla kokpite girip uçağı Türkiye'ye kaçırmak istedi.חוטפים פרצו אל תא הטייס ודרשו לטוס לטורקיה.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.הימנעות מדיווח היא עילה לעונש.
Bu “davet” aslında Stella’yı kaçırmak için üç cadı tarafından kurulmuş bir tuzaktır.Счита се, че тази легенда е вариант на легендата за трите дъщери получили зестра от св.
Bir hedefi kaçırmak cezalandırılır.Kršenje zabrane kažnjavano je strijeljanjem.
Kendisinin bilinçli olarak vergi kaçırmak için sahtekarlık yaptığına inanmıyorum.Nerozpakovala sa pritom použiť aj podvod.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod