Ana içeriğe geç
Sözlük

kaçınma ile cümle

kaçınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ardından sırasıyla veritiplerindeki artırımlar yarış durumlarından kaçınmak için gerçekleştirilir.その真価が発揮されるのは逆境に陥ってからである。
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.汚染された食品や飲料を避けることもまた効果的である。
Yalan söylemekten kaçınmak.虚偽を避けよ。
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.急激な温度変化の抑制。
Yoğun kaygı ve kaçınma davranışı gelişebilir, sosyalliğin azalmasına yol açabilir.極めて強い不安と回避行動が発展することが多く、社交性の低下につながる可能性がある。
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.直射日光は避ける。
Çok uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaçınmak.長時間にわたって同じ姿勢を取らない。
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.周囲から隔絶されている。
Bölgedeki Müslümanlar gönüllü olarak Haçlılara atlar ve iaşe ve erzak tedarikinden kaçınmaktaydılar.諸都市のムスリム政権は争いを避け、十字軍に補給を行って早く通過してもらうことを望んでいたのであった。
Kadınlarla konuşmaktan bile kaçınmakta idi.一方で女性と話すのは苦手。
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.アメリカ合衆国では、今でも、メートル法への移行に反対する運動がある。
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiリスクの分析をリスク分析という。
Örneğin: soğuk su içmemek gibi çocuklara zararlı olan şeylerden kaçınmamız gerektiği.例えば、水を飲むために、休むために、子を産むためにである。
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.ただし、ブレイクジャンプキューの場合はバットを分離してはいけない。
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.他敦促所有各方保持冷靜,避免暴力狀況發生。
Her türlü takip ve baskıdan kaçınmak amacıyla eserlerini yalnızca anonim adlarla yayımlamıştır.所有关于他离开原因的信息均来自匿名。
Dolayısıyla, takip edilmekten kaçınmak için, kullanıcı cihazın MAC adresini saklamayı seçebilir.因此,用户可以指定设备的MAC地址以避免被跟踪。
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.但是没有巨大的温度变化。
Vergiden kaçınma gibi çeşitli anlaşmalar da imzalandı.许多国家都相互签署了税务条约以避免双重征税。
Risklerden kaçınmak.酷愛冒險。
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.不应,遂围之。
Balistik füze denizaltıları ne pahasına olursa olsun gizlilik ve görünmekten kaçınmak için tasarlanmıştır.弹道导弹潜艇的最重要的是不被发现。
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.此外,也可能需要降低蚊子的數量且避免被蚊子叮咬。
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.沒有任何鮮血能令你退縮。
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.可以在陽光下行動。
Ardından sırasıyla veritiplerindeki artırımlar yarış durumlarından kaçınmak için gerçekleştirilir.事實上瑠花是因為羽羽的離去才逐漸變得不正常。
Risklerden kaçınmak.방통의 아우이다.
Sonuç olarak güneydoğu yönünde çekilerek tehlikeli bir kuşatmadan kaçınma fırsatı elden kaçırılmış oldu.이 결과, 남동 방향의 후퇴로 포위 위험을 막을 수 있는 기회를 놓치게 되었다.
Yalan söylemekten kaçınmak.거짓을 말하는 것의 금지.
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimi보안 치안 예방 방재 방범 위험 결함수 해석
Tabi bu yan etkilerden kaçınmak çok basittir.그러나 이 대경의 종취는 분별하기 어렵다.
Kayınbaba ile damat arasındaki kaçınma bu kadar sıkı değildir.양친자 관계는 양친과 양자의 관계로만 국한되는 것이 아니라.
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.자외선은 햇빛에서 나온다.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.לאחר הניתוח מומלץ שלא לקיים יחסי מין למשך שלושה חודשים.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.הימנעות ממזון מזוהם או שתייה מזוהמת גם כן נמצא יעיל.
Risklerden kaçınmak.ממעטת לקחת סיכונים.
Yalan söylemekten kaçınmak.שלא לעזוב שנאתו.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuהשתמטות ממס מרד מיסים סרבנות
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiסיכון יחסי סיכון יחסי מחקר עוקבה
Göç eden sürüler geniş bir gölü ya da akarsuyu yüzerek geçmekten kaçınmaz.הם יורדים מהעצים רק כדי לעבור לעץ אחר או לשחות.
Musavi yandaşlarını şiddet içeren eylemlerden kaçınmalarını istedi.מוסאווי ביקש מתומכיו להימנע מהשתתפות בקטטות.
Tabi bu yan etkilerden kaçınmak çok basittir.בנוסף, קל יחסית להתחמק מהנחיה שכזאת.
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Той призовава всички партии да останат спокойни и да избягват насилие.
Kadınlarla konuşmaktan bile kaçınmakta idi.Избягва контакта с жени.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Препятствията трябва да се заобикалят.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Избягването на консумиране на замърсена храна и вода също са ефективни методи.
2. Tehdit edilen kıymetlerin bir kısmının, tehditten kaçınmak amacıyla istemli olarak atılması gereklidir.Второ, действието при крайна необходимост е насочено към спасяване на застрашените интереси.
Sovyet askeri bölgesi bu hatadan kaçınmak kararındadır.Противникът не е подготвен за настъпление на съветските войски от това направление.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Učinkovito može biti i izbjegavanje zaražene hrane ili pića.
Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.Nije bilo mogućnosti dovođenja pojačanja, pomoći ni opskrbe.
Gemiyi donatmak için hiçbir masraftan kaçınmadı.Nitko se nije usudio ugasiti opožareni brod.
Karanfil alerjisi olan kişiler de bu sigaralardan kaçınmalıdır.Osobe sa epilepsijom trebaju izbjegavati kadulju.
Bilimsel yazı, jargon'dan kaçınmalıdır.Označenie Tremonia nie je odvodené od Throtmanni.
Yalan söylemekten kaçınmak.Izogibati se izpostavljenosti.
Fazla miktarda ve uzun süreli kullanımdan kaçınmak gerekir.Vendar pa so potrebne visoke doze in dolgotrajna uporaba.
İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.Sprva jih je poizkusil spreobrniti.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Pomaga tudi izogibanje kontaminirani hrani in pijači.
Ortak karar verrme "kazananlar" ve "kaybedenler" düşüncesinden kaçınmaya çalışır.1)S soglasnim sprejemanjem odločitev se poskušamo izognit etiketiranju, kot je »zmagovalec« in »loser«.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Ker lahko tudi pomaga, je zmanjšati število komarjev in se izogibati pikom.
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.Potrebno je preprečiti izpostavljenost sončni svetlobi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod