Ana içeriğe geç
Sözlük

kaçınma ile cümle

kaçınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Daha fazla şiddetten kaçınmak, hayatları korumak ve sükuneti tesis etmek için her şey yapılmalı."Щоб вони продовжували існувати, кожне покоління має охороняти їх і вкладати в них нове життя».
Dolayısıyla, takip edilmekten kaçınmak için, kullanıcı cihazın MAC adresini saklamayı seçebilir.Таким чином, щоб уберегтися від відслідковування, користувач вимушений підмінити MAC-адресу пристрою.
Marka karışıklığından kaçınmak için karar alındı.Було вирішено вибиратися з пастки.
Swift bu durumdan kaçınmak için weak ve unowned anahtar kelimelerini sağlar.Swift proto poskytuje klíčová slova weak a unowned, které tomu dokáží zabránit.
Risklerden kaçınmak.Řízení rizik.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler üyesi tüm devletlere Kudüs'te diplomatik misyon kurmaktan kaçınma çağrısı yapıldı.Rezoluce dále vyzývá členské státy, aby z Jeruzaléma stáhly své diplomatické mise.
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.Vyhýbá se přímému slunečnímu světlu.
Tam o zamanlar Romalılar Ariovistus'un neden muharebeye girmekten kaçınmakta olduğunu öğrendiler.Andrej sestavuje zprávu, proč se Rusové dosud nepřidali k Rakušanům.
Dolayısıyla, takip edilmekten kaçınmak için, kullanıcı cihazın MAC adresini saklamayı seçebilir.Proto, z důvodu zamezení sledování, se může uživatel rozhodnout, spoofnout MAC adresu svého zařízení.
Sen hiçbir kandan kaçınmazsın.Kvůli mně nesmí být prolita žádná krev.
Zihinsel takıntılara bağlanıp kalmaktan kaçınmanın yöntemlerini öğretir.Má člověka naučit, jak předcházet psychickým obtížím.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Účinné by mělo být rovněž zamezení kontaktu s kontaminovanými potravinami a nápoji.
Mişna'da, anti-tefecilik kanunlarından kaçınma metotları da işlenmektedir.Nadále usilovali o prosazení antidiskriminačního zákona.
Yoğun kaygı ve kaçınma davranışı gelişebilir, sosyalliğin azalmasına yol açabilir.Rychlé a hluboké dýchání může napomoci uvolnění tohoto napětí.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Evitarea mâncării și băuturii contaminate trebuie și ea să fie eficace.
Hastanın operasyondan sonraki 3 ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınması tavsiye edilir.Pacienții după externare vor evita contactul sexual timp de 3 luni de la boala clinică.
Kadınları erkekten kaçınmaz; yabancı erkeklerle beraber otururlar ancak konuşmaktan imtina ederler.Nu îngăduiesc femeii nici să învețe pe altul, nici să stăpânească pe bărbat, ci să stea liniștită.
Yalan söylemekten kaçınmak.A te abține să minți.
Direk güneş ışığından kaçınmalıdır.Evită soarele puternic.
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Nu confundați cu Enterococcus faecalis.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Exerciții de stretching și de consolidare a musculaturii pot fi și ele utile.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Fertőzött élelmiszer és ital elkerülése szintén hatásos.
Yalan söylemekten kaçınmak.Tartózkodni a hazugságtól.
Fazla miktarda ve uzun süreli kullanımdan kaçınmak gerekir.Ezzel elkerülik a költséges és hosszadalmas újratervezést.
Zihinsel takıntılara bağlanıp kalmaktan kaçınmanın yöntemlerini öğretir.Módszert kell adnia az elmezavarok megelőzésére.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuProporcionális adó Regresszív adó Vagyonadó Áfa
Tüm tarafları sakin kalmaya ve şiddetten kaçınmaya davet etti.Minden felet arra kért fel, hogy tanúsítsanak önmérsékletet, és kerüljenek el bármiféle összetűzést.
Risklerden kaçınmak.Kockázat semmi.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Lasivuoka ei kestä liian nopeita lämmönvaihteluita.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuVerosuunnittelu Veronkierto
Risklerden kaçınmak.Tiedän riskin.
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.Yritin välttää katsomasta häntä silmiin.
Gemiyi donatmak için hiçbir masraftan kaçınmadı.Κανένα από αυτά τα σκάφη δεν απέφυγε τη βύθιση.
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiΔιεξαγωγή αναλύσεων κινδύνων.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Η αποφυγή μολυσμένων τροφίμων και ποτών είναι επίσης αποτελεσματικό μέτρο πρόληψης.
İkinci dörtlük kaçınmak olarak kabul edilir ve sonunda tekrarlanır.Δεν έγινε αγώνας για την 3η θέση, ενώ ο τελικός έληξε ισόπαλος και επαναλήφθηκε.
İlk başta onlardan kaçınmaya çalıştı.Først søgte han at knibe sig udenom.
Yalan söylemekten kaçınmak.Att slippa det falska.
Vergi affı Vergiden kaçınma Vergi uyumsuzluğuErstatningsret Erstatning udenfor kontrakt
Karanfil alerjisi olan kişiler de bu sigaralardan kaçınmalıdır.Folk med latexallergi skal derfor undgå at få saften på sig.
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Ikke at forveksle med Skanderup Sogn.
Bilimsel yazı, jargon'dan kaçınmalıdır.Undgå anvendelsen af tekniske termer og jargon.
Bu şekilde kopan kollar uyaranlara karşı hassas olmaya devam etmekte ve nahoş uyaranlardan kaçınmaktadır.Vi søger at være lykkelige ved at gentage det behagelige og undgå det ubehagelige.
Fakat hızlı sıcaklık değişimlerinden kaçınmak gerekir.Unngå hurtige endringer av temperaturen.
Beş ilke şunlardır: Can almaktan kaçınmak.Hvarf består av fem sanger som (med unntak av Von) tidligere ikke har vært utgitt.
Nunn bu açılışı Petrov Savunması'ndan kaçınmak amacıyla kullanır..I de aller fleste tilfellene fører jugoslavisk åpning til Pircs forsvar.
Bozulmuş gıda ve içecekten kaçınmak da etkili olabilir.Menghindari makanan atau minuman yang terkontaminasi juga efektif.
Risk Analizi Riskten kaçınma Risk yönetimiManajemen risiko Risiko kredit Risiko operasional
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Dipukul oleh Oliver, Elio mulai menghindari Marzia.
Savaştan kaçınmak için deli taklidi yapar ve tarlasına tuz eker.Supaya dapat menghindari perang, dia berpura-pura gila dan menaburi ladangnya dengan garam.
Risklerden kaçınmak.Risiko yang Dihadapi.
Yalan söylemekten kaçınmak.Berbohong demi perang.
Bazı durumlarda, agorafobi İlişkilerden kaçınma.Tetapi Epafras jangan dikacaukan dengan Epafroditus dari Filipi.
Elinden gelen bir hizmeti, yardımı vermekten, yapmaktan kaçınmamaktır.Rakyatnya semua menjadi enggan melayaninya, dan tidak akan membantunya.
Bu olaydan sonra Oliver'a tamamen abayı yakmış olan Elio, Marzia'dan kaçınmaya başlar.Tâm trí hoàn toàn bị hạ gục bởi Oliver vào thời điểm này, Elio bắt đầu tránh mặt Marzia.
Risklerden kaçınmak.Thoát Khỏi Hiểm Nguy.
Sheeran her şarkıya müzikal gibi davranmak ve kadınlar hakkında sözler yazmaktan kaçınmak istedi.Anh muốn mỗi ca khúc đóng vai trò như một vở nhạc kịch và cố gắng tránh viết lời bài hát về phụ nữ.
Bununla birlikte zamanaşımı borcu sona erdirmez, sadece borçluya ödemekten kaçınma hakkı verir.Tuy nhiên, khoanh nợ không giải phóng con nợ khỏi nghĩa vụ phải trả nợ.
Kuşatılmaktan kaçınmak gerekiyordu.Chiến đấu trong vòng vây.
Siyah, beyazın taktik savaşından kaçınma arayışına 4...d5!? ile son verebilir.Sau 10.h4!, Đen cần ngăn chặn Tốt h của Trắng bằng 10...h5!.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod