Ben Tom'dan kaçınmaya çalışıyorum.I'm trying to avoid Tom.
Yüksek kolestrolüm var ve doymuş yağlardan kaçınmam gerekiyor.I have high cholesterol and I need to avoid saturated fats.
Eğitmen, Angela'ya yorucu egzersizden kaçınmasını tavsiye etti.The trainer advised Angela to avoid strenuous exercise.
Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.You must avoid misbehaving in order to be a honourable person.
Biz o sorundan kaçınmaya çalışıyoruz.We've been trying to avoid that problem.
Katılımcıların kişisel saldırılardan kaçınmaları gerekir.Contributors should avoid personal attacks.
Saygısız, saldırgan ve nefret dolu cümleler yazmaktan kaçınmamız gerekir.We should avoid writing sentences that are disrespectful, offensive or hateful.
Tom her zaman sorundan kaçınmaya çalışır.Tom always tries to avoid trouble.
Karışıklıklardan kaçınmak için her fonksiyonun amacını açıklayan yorumları olmalı.Every function should have comments describing its purpose in order to avoid confusion.
Tom bir köpeğe çarpmaktan kaçınmak için aniden frene bastı.Tom suddenly slammed on the brakes to avoid hitting a dog.
Ben dini tartışmaktan kaçınmayı tercih ederim.I prefer to refrain from discussing religion.
Hükümet tartışmadan kaçınmak istedi.The government wanted to avoid controversy.
Tom'dan kaçınmaya çalışmama rağmen, kütüphanenin önünde ona rastladım.Even though I'd been trying to avoid Tom, I ran into him in front of the library.
Yaptığım hatalardan kaçınmana yardım edebilirim.I can help you avoid the mistakes I made.
Olanlardan kaçınmanın hiçbir yolu yoktu.There was no way to avoid what happened.
Sorudan kaçınmayı kes.Stop avoiding the question.
İş çıkış saatinden kaçınmak istiyorum.I want to avoid rush hour.
Tom'a o soruyu sormaktan kaçınmanı öneriyorum.I suggest you avoid asking Tom that question.
Eğer Tom'u sevmiyorsan sadece ondan kaçınmaya çalış.If you don't like Tom, just try to avoid him.
Bundan kaçınmanın hiç bir yolu yok.There's no way to avoid it.
Tom yakalanmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid getting caught.
Tom Mary ile tartışmaktan kaçınmak için bir şey yapacak.Tom will do anything to avoid arguing with Mary.
Tom işten kaçınmak için çok zaman harcıyor.Tom spends way too much time goofing off.
Bugün tavsiyem Tom'dan kaçınmak olacaktı.My advice would be to avoid Tom today.
Ne tür yiyecekten kaçınmak zorundasın?What kind of food do you have to avoid?
Tom büyük kalabalıklardan kaçınmayı seviyor.Tom likes to avoid large crowds.
Onlardan kaçınmaya çalışıyorum.I'm trying to avoid them.
Ondan kaçınmaya çalışıyorum.I'm trying to avoid him.
Dan tutuklamadan kaçınmak için intihar etti.Dan committed suicide to avoid arrest.
Tom bir köpeğe çarpmaktan kaçınmak için yoldan çıktı.Tom swerved off the road to avoid hitting a dog.
Tom bugün Mary'den kaçınmamız gerektiğini söyledi.Tom said that we should avoid Mary today.
Onlar yağmurdan kaçınmak için mağazanın önündeki gölgeliğin altında durdular.They stood under the canopy in front of the store, so as to avoid the rain.
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Doktor belli gıdalardan kaçınmamı söyledi.The doctor told me to avoid certain foods.
Gece şehrin o kısmından kaçınmalısın.You should avoid that part of town at night.
Sen ondan kaçınmak zorundasın.You've got to avoid that.
Hava karardıktan sonra ormana gitmekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid going into the woods after dark.
Ben karanlıktan sonra mezarlık tarafında yürümekten kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid walking by the cemetery after dark.
Korku tellallığından kaçınmalıyız.We should avoid scaremongering.
Bu defa cezalandırılmaktan kaçınmayacaksın.This time, you won't avoid being punished.
Vergi minimizasyonu ve vergiden kaçınma arasında ince bir çizgi var.There's a fine line between tax minimization and tax avoidance.
Genel tuvaletleri kullanmaktan kaçınmaya çalışırım.I try to avoid using public restrooms.
Her ne pahasına olursa olsun savaştan kaçınmalıyız.We must avoid war at all cost.
Basmakalıp davranıştan kaçınman gerekir.You should avoid stereotypical behavior.
Araba sürerken ağaçlardan kaçınmak en iyisidir.It's best to avoid trees when driving.
Ondan kaçınmayı umuyoruz.We're hoping to avoid that.
Doktor heyecandan kaçınmak için dikkatli olmam gerektiğini söylüyor.The doctor says you must be careful to avoid excitement.
Yağlı yiyecek yemekten kaçınmalısınız.You should try to avoid eating greasy food.
Tom'dan kaçınmaya çalışmalısın.You should try to avoid Tom.
İsraftan kaçınmaya çalışıyorum.I try not to be wasteful.
Her zaman beladan kaçınmaya çalışırım.I always try to avoid trouble.
Politikadan bahsetmekten kaçınmak için elimden geleni yapıyorum.I do my best to avoid talking about politics.
Getolardan kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid ghettos.
Bir ayı tarafından hırpalanmaktan kaçınmak için ne yapmalıyım?What should I do to avoid getting mauled by a bear?
Bir ayı tarafından hırpalanmaktan kaçınmak için ne yapabilirim?What can I do to avoid getting mauled by a bear?
İnsanların tartışmaktan kaçınmak istediği bazı şeyler vardır.There are some things that people like to avoid discussing.
Bir meteor tarafından çarpılmaktan kaçınmak için ne yapabilirim?What can I do to avoid being hit by a meteor?
Tom hâlâ Mary'den kaçınmaya çalışıyor.Tom is still trying to avoid Mary.
Tom Mary'den kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid Mary.
Mümkün olduğunca Tom'dan kaçınmaya çalışıyorum.I try to avoid Tom as much as possible.