Ana içeriğe geç
Sözlük

kaçınma ile cümle

kaçınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ağlamaktan kaçınmaya çalış.Try to keep from crying.
İşteyken sigara içmekten kaçınmayı kabul ettik.We agreed to refrain from smoking while we are at work.
Kötü şirketten kaçınmaya çalışın.Try to avoid bad company.
Mary okula gitmekten kaçınmak için hasta gibi davrandı.Mary pretended she was sick to avoid going to school.
Hideo bisikletliden kaçınmak için direksiyonu hızlıca çevirdi.Hideo turned the steering wheel sharply to avoid the bicyclist.
Böyle bir hata yapmaktan kaçınmalısın.You should avoid making such a mistake.
Böyle hatalar yapmaktan kaçınmalısın.You must avoid making such mistakes.
Stresten kaçınmak gereklidir.It's necessary to avoid stress.
Jack vergilerini ödemekten kaçınmaya çalıştı.Jack tried to evade paying his taxes.
Jack her zaman diğerlerinin hatalarını bulur. Herkesin ondan kaçınmasının nedeni budur.Jack always finds fault with others. That's why everybody avoids him.
Daha fazla sorun çıkarmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid making any more trouble.
Büyük bir hata yapmaktan kaçınmak için daha dikkatli olmalısın.You must be more careful to avoid making a gross mistake.
İz kapanana kadar sigara içmekten kaçınmanız isteniyor.You are asked to refrain from smoking until the sign is switched off.
Biz yoğun trafikten kaçınmak amacıyla, Noel için evde kaldık.We stayed home for Christmas, so as to avoid heavy traffic.
Biz yoğun trafikten kaçınmak için, bir arka yoldan gittik.We took a back road to avoid the heavy traffic.
Babam içki içmekten kaçınmaya çalışıyor.My father tries to abstain from drinking.
Mümkün olduğu kadar tünellerden kaçınmaya çalışacağım.I will try to avoid tunnels as much as possible.
Ben çatışmadan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid conflict.
Onun gözlerine bakmaktan kaçınmaya çalıştım.I tried to avoid looking at her eyes.
Bir trafik sıkışıklığından kaçınmak için şafak vakti kalktık.We got up at dawn to avoid a traffic jam.
Gerçek bilim bize şüphe etmeyi ve cahillikten kaçınmayı öğretir.True science teaches us to doubt and to abstain from ignorance.
İnsanların hislerine zarar vermekten kaçınmaya çalışmalısınız.You must try to avoid hurting people's feelings.
Islanmaktan kaçınmak için bir ağacın altında durdum.I stood under a tree to avoid getting wet.
Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.We must avoid calling on others without an appointment.
Defansif sürüş kazadan kaçınmana yardımcı olabilir.Defensive driving can help you avoid accidents.
Şüpheli tutuklanmaktan kaçınmak istedi.The suspect wanted to avoid being arrested.
Sabahleyin bir koşuşturmadan kaçınmak için bugün biraz geç saatlere kadar çalışacağım.Today I'm working a little late so as to avoid a rush in the morning.
Bu tür hataları yapmaktan kaçınmalısın.You must avoid making those kinds of mistakes.
Onu abartmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid overdoing it.
Tom her şeyden kaçınmak istiyor.Tom wants to avoid everything.
Benden kaçınmayı niçin sürdürüyorsun.Why do you keep avoiding me?
Yoğun trafikten kaçınmak için tali yoldan gitti.He took a detour to avoid the heavy traffic.
Başka gecikmelerden kaçınmalıyız.We need to avoid any further delays.
Tutuklanmaktan kaçınmaya çalışırken yakalandı.He was caught trying to avoid getting arrested.
Herhangi bir tartışmadan kaçınmaya çalışıyorum.I am trying to avoid any arguments.
İşte yemekten kaçınman gereken şeylerin bir listesi.Here is a list of things you should avoid eating.
Genetiği değiştirilmiş gıda yemekten kaçınmak neredeyse imkansız.It's almost impossible to avoid eating genetically modified food.
Bazen tartışmalı olabilecek konulardan kaçınmak en iyisidir.Sometimes it's just best to avoid topics that might be controversial.
Aşırı yemekten kaçınmalısın.You should avoid binge eating.
Tom hava yoluyla seyahat etmekten kaçınmaya çalışır.Tom tries to avoid traveling by air.
Tom o gece tutuklanmaktan kaçınmak için şehri geç saatlerde terk etti.Tom left the city late that night to avoid getting arrested.
Tom şekerli içeceklerden kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid drinks with sugar.
Tom kavgalardan kaçınmakta iyidir.Tom is good at avoiding fights.
Tom erken ayrılmamızı ve sabah trafiğinden kaçınmamızı bize tavsiye etti.Tom advised us to leave early and avoid the morning traffic.
Tom Mary'ye bakmaktan kaçınmaya çalıştı.Tom tried to avoid looking at Mary.
Tom Mary ile tartışmaktan kaçınmaya çalışıyor.Tom is trying to avoid arguing with Mary.
Tom bütün gün Mary'den kaçınmaktadır.Tom has been avoiding Mary all day.
Tom Mary'den kaçınmaktadır.Tom has been avoiding Mary.
Tom cinayet silahında parmak izlerini bırakmaktan kaçınmak için eldivenler giydi.Tom wore gloves to avoid leaving his fingerprints on the murder weapon.
Tom'un Mary'den kaçınmak için iyi bir nedeni var.Tom has a good reason for avoiding Mary.
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.Tom did his best to avoid making eye contact with Mary.
Ondan kaçınmayı tercih ederim.I'd rather avoid it.
Tom esir olmaktan kaçınmayı denedi.Tom tried to avoid being captured.
Onursuzluk pahasına savaştan kaçınmak istedin.You wanted to avoid war at the price of dishonour.
Gereksiz risklerden kaçınmak istiyorum.I want to avoid unnecessary risks.
Sorumluluktan kaçınmaya çalışmayın.Do not try to avoid responsibility.
Kimse kaçınmadı.No one flinched.
Sorudan kaçınmayın.Don't evade the question.
Bir kavgaya karışmaktan kaçınmalısın.You should avoid getting into a fight.
Bir sorundan kaçınmak, senin onu çözmene yardımcı olmayacaktır.Avoiding a problem isn't going to help you solve it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod