Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Det första var att undvika alla små synder som vi begår varje dag.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Ensimmäiseksi piti vältellä päivittäisiä pieniä syntejä.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.첫째는, 우리가 매일 저지르는 작은 죄들을 피하는 것이었습니다.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.La première était d'éviter les petits péchés qu'on commet tous chaque jour.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.La prima era evitare i piccoli peccati che tutti noi commettiamo ogni giorno.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Pertama adalah menghindari dosa-dosa kecil yang kita lakukan setiap hari
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Po pierwsze to było unikanie tych wszystkich malutkich grzeszków, które popełniamy każdego dnia.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Prima a fost să evit micile păcate pe care le facem cu toții zilnic.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Prva je bilo izogibanje manjšim grehom, ki jih delamo iz dneva v dan.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.První byl vyhýbání se malým prohřeškům, které děláme každodenně.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Ο πρώτος ήταν οι μικρές καθημερινές αμαρτίες.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Первый предписывал избегать мелких грехов, которые мы все совершаем каждый день.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.Първият беше да се избягват малките грехове, които вършим всеки ден.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.הראשון היה להמנע מלבצע את החטאים הקטנים שכולנו עושים כל יום.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.الاول كان حول تجنب الصغائر التي نقترفها جميعنا يوميا.
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.殺生をしないで1年を過ごすことはできますが
Birincisi her gun isledigimiz gunahlardan kacinmak.第一係避免一啲我地平日皆犯嘅小錯
Bu benim başabaş eğrim. Kaçınmak istediğim yer ise burası, bu bölge.Así que ésta es mi curva de punto muerto
Bu benim başabaş eğrim. Kaçınmak istediğim yer ise burası, bu bölge.Então esta é a minha curva de equilíbrio.
Bu benim başabaş eğrim. Kaçınmak istediğim yer ise burası, bu bölge.こちらすべては、マイナスになります。凡例を見ると、マイナス50%から0%の投資リターンとなっています。
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Chúng tôi muốn tránh phải làm thế.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Kita ingin menghindari jalan itu.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Nous voulons éviter cela.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Vi vill undvika den vägen.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Vorremmo evitare questo cammino.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Vrem sa evitam aceasta cale.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.We zouden die weg graag willen vermijden.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Wir würden diesen Weg vermeiden.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Θα θέλαμε να αποφύγουμε αυτό το μονοπάτι.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.Постараемся этого не допустить.
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.نحن نريد إجتناب هذا الطريق
Bu yoldan kaçınmayı istiyoruz.我慢強く 薬で治療しましょう
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı글쎄, 유혹을 견디기는 어렵습니다. 19세기 영국 경제학자
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısı19世紀のイギリス人経済学者の ナッソー=ウィリアム=シニアはこう言っています。
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıAt modstå fristelse er vanskeligt, som den engelske økonom fra det 19. århundrede
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBeh, è dura resistere alla tentazione, e come diceva l'economista inglese del 19° secolo,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıBom, resistir à tentação é difícil, tal como o economista Inglês do século XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıChống lại những cám dỗ rất khó, giống như nhà kinh tế người Anh thế kỷ 19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıCóż, opieranie się pokusie jest trudne, jak określił to XIX-wieczny angielski ekonomista,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEi bine, e greu să rezistăm tentaţiilor, după cum spunea economistul englez din secolul al 19-lea
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıEt bien résister à la tentation est difficile, comme l'économiste anglais du 19ème siècle
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıHet is moeilijk om de bekoring te weerstaan, zoals de 19de-eeuwse Engelse econoom
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıMenahan godaan itu sulit seperti yang dikatakan ekonom Inggris abad ke-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNo protože odolat pokušení je těžké, jak řekl anglický ekonom z 19. století,
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıNos, ellenállni a kísértésnek nehéz, ahogy a 19. századi angol közgazdász
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıPues porque es difícil resistirse a las tentaciones, como dijo el economista del siglo XIX
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıОпиратися спокусі дуже важко. Як сказав у 19 столітті англійський економіст
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıПротивостоять соблазну очень тяжело. Как сказал английский экономист XIX века
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıТрудно е да устоиш на изкушението, както казва английският икономист от 19. век
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıטוב, קשה לעמוד בפני פיתויים, כפי שאמר הכלכלן האנגלי מהמאה ה-19
Cazibeden kaçınmak zordur, 19. yüzyıl İngiliz iktisatçısıفي الحقيقة ان مقاومة الاغراءات صعب للغاية في القرن ال19 قال الاقتصادي الانجليزي
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Bởi vì trong nhiều ý nghĩa, một nhà lãnh đạo thường xuyên thích tránh những sai lầm.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Deoarece, în multe feluri, unui conducător îi place să evite greşelile.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Een gewone leider probeert doorgaans geen fouten te maken.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Eine normale Führungskraft versucht auf vielen Ebenen, Fehler zu vermeiden.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.보통 지도자들은 여러 측면에서 실수를 피하려고 합니다.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Mert számos értelemben, egy átlagos vezető óvakodik a hibáktól.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Parce que, en général, un dirigeant classique aime éviter les erreurs.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Perché per molti aspetti un leader vuole evitare di commettere errori.
Çünkü birçok algıda, düzenli bir lider yanlışlardan kaçınmayı sever.Porque en muchos sentidos, a un líder normal le encanta evitar errores.