kaçış ile cümle
kaçış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.振り飛車も居飛車も指す。
Ukraynalı sivil halk, askerler arasından kaçışmaktaydı.ウクライナ民間人たちは両軍によって拘束された。
Mukbil'in adamları telaş içinde oraya buraya kaçıştılar.関太夫たちは慌てて逃げ帰った。
Kaçış günü Penelope buluşma yerine gelmeyince Julian tek başına Paris'e gider.しばらく交際したのち、ジュリアンは一人でフランスへ帰ってしまう。
"Enola Gay" kaçış ve irtifa dalış hareketine geçerek 2000 metreden 8700 metreye yükseldi.エノラ・ゲイは回避行動をとり、高度2,000メートル前後の低空飛行から急上昇し、7時30分に8,700メートルまで高度を上げた。
Kaçış yerleri逃げ場所
Kaçış ağı tam anlamıyla yeraltı ya da demiryolu değildi.逃亡网络不是字面意义上的地下或是铁路。
Kaçanların çoğu bireyler veya küçük gruplardı; ara sıra Pearl olayı gibi toplu kaçışlar oldu.大多数逃亡者是个人或是小组;有时会出现大批次逃亡,如珍珠事件。
Texas 7 kaçışı.广州六穗退出。
Aeneis'i; Eneas'ın Troya'dan kaçışının ve ileride Roma olacak kent yerleşiminin öyküsünü anlatır.維吉爾的《埃涅阿斯紀》描述了埃涅阿斯從特洛伊逃出,然後建立羅馬城的故事。
Tanrı'nın bana ihsan ettiği yeteneğim aracılığıyla onlara biraz olsun 'kaçış duygusu' vermek amacım.為神靈『吾之命定之物-荒吐神』的所有人、能夠捕食眾神。
Charles de Gaulle Havaalanı'na yakınlığı 10 km idi, buraya kaçış yolları kapatıldı.与深圳宝安国际机场直线距离约为15公里,两机场跑道方向交叉。
Carpenter, Sis filminden yaklaşık bir yıl kadar sonra New Yorktan Kaçış filmini çekti.瓦努努在離開以色列約一年後才發放他的資料和照片。
Bunun üzerine O'da kaçış takıma dahil olmayı düşünür.他聲稱他正在制定一個計劃,可以讓靈魂直升天國。
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.즉, 세 쌍의 대응변의 길이가 비례한다.
Kaçış planı hazırlanmıştır.이민계획 완료.
1981 yılında Zafere Kaçış adlı filmde rol aldı.1981년 영화 승리의 탈출에 출연하였다.
Texas 7 kaçışı.6조 - 잉글랜드 본선 진출.
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.구름이 수축하면서 분자의 개수 밀도는 증가하며, 방출되는 방사선이 탈출하기 어렵게 만든다.
Rose, Doktor'u bırakmak istemese de kaçış roketini kurup gezegeni terk ederler.그런 뒤 닥터를 놔둘 순 없다는 로즈를 강제로 이끌고 탈출로켓에 올라 행성을 빠져나간다.
Hapisten kaçış감옥에서 사망.
Kaçış alanı Yarışçıların pisti acil durumlarda terk edebilmelerini sağlayan bölüm.경기는 결과적으로 승부차기에서 우루과이가 이겨 준결승 진출에 성공하게 된다.
Kaçış için son hazırlıkta tamamlanmıştır.준결승은 부전승으로 결승전에 진출했다.
Bu zamana kadar albümdeki birkaç anahtar kelimeler kaçış ve saklanış oldu.이 시기에, 앨범이 녹음되고 출간까지 되었다는 소문들이 퍼졌다.
Gece yarısı kaçış saati gelmiştir.오전 6시 뉴스 시간이였다.
Buna rağmen iltica ve kaçış eylemleri son bulmadı.그러나 결론적으로는 배상 요구도, 무력 보복도 행해지지 않았다.
C-Note kaçış planını zihninde canlandırdı.프로그램 C가 메모리를 해제한다.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.ANN 탈퇴를 위해 중지했다.
1981 yılında Zafere Kaçış adlı filmde rol aldı.ב-1981 השתתף בסרט " הבריחה לניצחון".
Quentin'i kaçış için bir şoföre ihtiyacı olduğunu ve bazı yardımlar için onu ikna eder.היא משכנעת את קוונטין לעזור לה ולהיות נהג המילוט שלה.
Buna rağmen iltica ve kaçış eylemleri son bulmadı.יחד עם זאת, תוכניות הפינוי ובינוי לא התקדמו.
Hapisten kaçışמניעת בריחה מהכלא.
Berlin Duvarı bu kaçışları engellemek üzere 1961 senesinde inşa edildi.לבלימת בריחה זו הוקמה בשנת 1961 חומת ברלין.
Kaçış sürecinde Lincoln Burrows ve Michael Scofield'ın yolları ilk kez ayrılmıştır.ישנם חילוקי דעות בשאלה כיצד נפגשו בוני וקלייד בפעם הראשונה.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.דבר זה גורם למייקל לתכנן תוכנית בריחה חדשה.
Kraliyet ailesinin kaçış teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı.ההצלה למשפחת המלוכה לא הגיעה.
Kaçış yeri bu sefer Batı Almanya'nın Berlin kentiydi.בירתה של גרמניה המזרחית הייתה החלק המזרחי של ברלין.
Tarihte birçok ünlü hapis kaçışı vardır.ידועים מקרים רבים של הגירה המונית במהלך ההיסטוריה.
16 Ağustos günü Fransızlar, Prusya savunmasını ileri sürüp kaçış şansını yakaladılar.На 16 август французите имат възможност да пробият основната пруска защита и да избягат.
Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur.Жертви и разрушения няма.
Jack'in kaçış planı vardır.Джой измисля план за бягство.
Bu sayede Blair'ın ele geçirildiğini ve küçük bir kaçış gemisi yaptığını fark ederler.Те осъзнават, че Блеър е асимилиран и е събирал оборудване, за да построи малък спасителен кораб.
İlk olarak Hapisten Kaçış bölümünde gözükmüştür.Участва в няколко епизода на Бягство от затвора.
Fransızları bozguna uğratan III. Kolordu, Vionville'i ele geçirerek olası batıya kaçış yollarını kapattı.Французите са разгромени и корпусът завзема Вионвил, блокирайки всякакви евентуални опити за бягство на запад.
Kaçış yeri bu sefer Batı Almanya'nın Berlin kentiydi.Така се цели да се прекрати притокът на бежанци от Източна към Западна Германия през Западен Берлин.
Hoth Savaşı'ndaki mücadeleleri ve Millenium Falcon'un bir asteroid alanından kaçışını kapsıyordu.Bitke uključuju bitku za Hoth i kasniji bijeg s brodom Millennium Falcon kroz polje asteroida.
Kaçış planı hazırlanmıştır.Zrakoplov je otpisan.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Postojale su tri područja ratne ugroze.
Texas 7 kaçışı.Engleska 6.
14 Ekim 1943'te Sobibor'da başarılı bir ayaklanma ve Yahudi tutsakların kaçışı meydana geldi.U srpnju 1943. godine izbio je ustanak u organizaciji židovskih zarobljenika.
Kaçıştan önce kokularını muhakkak değiştirmeleri gerekmektedir.Predpokladá sa, že pred záchvatom sa mení vôňa človeka.
"Enola Gay" kaçış ve irtifa dalış hareketine geçerek 2000 metreden 8700 metreye yükseldi.6 h 40 m: Enola Gay začala stúpať z výšky 3 000 metrov na 10 000 metrov.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Pri odkrytí sa nachádzala v tesnom podloží spodného hnedouhoľného sloja.
Çaresiz kalan oyuncu hiçbir hesap yapmadan kaçış kapsülüyle kendini fırlatır.Vrtinčast izmik Igralec se izogne štamfu tako, da se obesi na spodnjo stran metle.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Poznan je bil pod vzdevkom Mihol.
Fakat kaçış olamadı ve genç adam askere alındı.Nista se pa mogla poročiti, ker so mladeniča vpoklicali k vojakom.
Serüvenli bir kaçıştan sonra Galiçya'daki Prens Yaroslav'ın sarayına erişti.Zatekel se je v Galicijo (Rutenijo) na dvor kneza Jaroslava.
Charles de Gaulle Havaalanı'na yakınlığı 10 km idi, buraya kaçış yolları kapatıldı.Od Letališča Jožeta Pučnika so oddaljena 15km.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Mohamed se je začel pripravljati na odpravo.
Oyunun ilerleyen kısımlarında kaçışırlar ve beklenmedik bir zamanda yere uzanıp yalar gibi yaparlar.Polnijo prazne prostore v scenah in tečejo neprekinjeno iz ene strani na drugo.