kaçış ile cümle
kaçış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu felaketten kurtulanlar, bağışlarıyla mucizevi kaçışlarından ötürü kilise inşasına destek olmuşlardır.Az árvíz túlélői fogadalmi adományokkal támogatták, hogy csodálatos megmenekülésük helyszínén templom épüljön.
Çocukluk, İstismar ve Dinden Kaçış Çok Gerekli Bir Boşluk mu?Lapsuus, kaltoin kohtelu ja pako uskonnosta Erittäin tarpeellinen aukko?
1979 yılında yayınlanan Alcatraz'dan Kaçış isimli filmde John Anglin'i Fred Ward canlandırdı. ^Vuonna 1979 tositapahtumiin perustuvassa elokuvassa Pako Alcatratzista John Anglinia näytteli Fred Ward.
Kaçış için son hazırlıkta tamamlanmıştır.Viimeinen tahti on loppusointua varten.
Jack ise buradan bir kaçış arar.Jack on livistänyt tiehensä.»
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Hän valitsee itselleen kolmesta vaihtoehdosta Snivyn.
Bunun dışında kaçış sırasında aldığı yaraların sonucunda öldüğü yönünde de ifadeler bulunmaktadır.Hän menehtyi epäonnistuneen hypyn jälkeisessä alastulossa saamiinsa vammoihin.
Hikâye, iki kardeş ve onların kaçış planı üzerine kuruludur.Elokuva kertoo kahdesta veljeksestä, Kaarlesta ja Joonatanista.
Alcatraz'dan kaçış Frank Morris ve Anglin kardeşlerin hapisten kaçışını betimliyor.FBI:n mukaan Frank Morrisin ja Anglinin veljeksien piti paeta Angel Islandille.
Quentin'i kaçış için bir şoföre ihtiyacı olduğunu ve bazı yardımlar için onu ikna eder.Scorpius menee Kalkaroksen luo ja saa taivuteltua hänet auttamaan häntä korjaamaan tilanteen.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Se oli ilmeisesti höylätty suksen pohjaan.
Bazılarının kaçışı kesildi, diğerleri Strymon'a sürüklendi, çoğu da esir alındı.Κάποιοι σκοτώθηκαν κατά την φυγή, άλλοι οδηγήθηκαν προς τον Στρυμόνα, πολλοί πιάσθηκαν αιχμάλωτοι πολέμου.
İptal sistemi bir kaçış kulesine benzemekteydi.Η υποχώρηση έμοιαζε με άτακτη φυγή.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Το λιμάνι της ήταν καλυμμένο με ένα τεράστιο αμμόλοφο.
Kişiler kaçışta kendilerine yardımcı olabilecek farklı yeteneklere sahiptirler.Μέσα στην σειρά, οι χαρακτήρες επιδεικνύουν διάφορες ικανότητες που πηγάζουν από τη Δύναμη.
Jafar The Great Escape (Büyük Kaçış) (1963) ....The Great Escape, 1963).
Gemi patladığında, oyuncu bir kaçış tankıyla gemiden fırlatılır.Ved et uheld ryger kollegaen over bord.
Gün batımıyla beraber Taliban'dan akıllarda kalan güneye ve batıya doğru kaçışmalarıydı.Ved solnedgang trak de resterende talibantropper sig ud mod syd og øst.
Paraşüt ve gerekli kaçış tertibatı.Flugten og fortrængningens mekanik.
Gün ışıdığında Alman kaçış planı çözülmeye başladı.Ved solnedgang var den britiske fremrykning blevet stoppet.
Kaçış sırasında generallerden biri ölür ama diğeri kaçmayı başarır.En af de mistænkte bliver dræbt, og de andre stikker af.
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.Han planlagde derfor et angreb.
Üçüncü sezonda (1998–1999), kaçışından sonra, Buffy, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkilerini düzeltmelidir.I tredje sesong (1998–1999) tar Buffy opp igjen kallet sitt og kommer tilbake til familie og venner.
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.Det er for sent å flykte.
Kaçıştan bir süre sonra eşi Kunigunde ile tanışacağı Bavyera'da Günzburg'a taşındı.Han slo seg senere ned i Bayern, hvor han møtte sin kone Kunigunde i Günzburg.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Flere alternative evakueringsruter ble planlagt.
Amalrik ordusunun bir kısmı bu 'kaçışı' takibe başladı.En del av adelen ble med på flukten.
Gün batımıyla beraber Taliban'dan akıllarda kalan güneye ve batıya doğru kaçışmalarıydı.Ved solnedgang trakk de resterende talibantropper seg ut mot sør og øst.
Kaçış gerçekleşir ve nihayetinde krallık gerçek sahibine kavuşur.Og til slutt får Askeladden kongsdattera og kongeriket med.
Maddenin yüzeyinden elektronların kaçışı.Elektron melarikan diri dari bahan di permukaan.
Çoğu yeni zengin milyarlarca nakit parayı taşıdı ve ülke dışına büyük bir sermaye kaçışı gerçekleştirdi.Banyak miliuner kaya baru memindahkan dananya ke luar negeri sehingga melarikan modal besar-besaran.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Dia mulai menyembunyikan diri di villanya yang mewah.
Kaçış sırasında Rick, Gareth'ı omzundan vurur.Saat ia berjalan pergi, Jarot ditembak dua kali oleh Fathir.
Ülkeden kaçışları önlemek.Melarikan diri dari musuh.
Hapisten kaçışlar neredeyse her zaman mahkûmun yakalanması ve geri gönderilmesiyle sonuçlanmaktadır.Hampir semua naskah aslinya ditahan oleh petugas penjara dan sampai tidak pernah dikembalikan.
Tüm polisler bu kaçış planının arkasında Franklin'in olduğunu düşünmektedirler.Gerilyawan asal Chechnya diyakini berada di balik serangan tersebut.
Hapisten kaçış bir mahkûmun hapisten resmi olmayan bir şekilde ya da yasadışı yollarla ayrılmasıdır.Vượt ngục là việc một tù nhân rời bỏ nhà tù bằng cách không chính thức hay bất hợp pháp.
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.Ông dự định đánh một cú bất ngờ.
Kaçış sırasında Rick, Gareth'ı omzundan vurur.Trong lúc đang thoát khỏi, Rick đã bắn trúng vai của Gareth và khiến hắn ngã xuống.
Böylece savaş sonrasının gerçekliğinden bir kaçışı ifade ettiler.Điều này báo hiệu sự kết thúc của cuộc chiến tranh.
Daha sonra Nika, Michael'a kaçış planında yardım etti.Sucre được một công việc tại nhà tù để hỗ trợ Michael trong kế hoạch trốn thoát.
Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur.Không đến không đi, Không tổn không ích.
Jack'in kaçış planı vardır.エイミーは逃走計画を練る。
Gün ışıdığında Alman kaçış planı çözülmeye başladı.夜が明けると、ドイツ軍の脱出作戦は崩壊し始めていた。
Charles de Gaulle Havaalanı'na yakınlığı 10 km idi, buraya kaçış yolları kapatıldı.立てこもり現場からおよそ10キロと近いシャルル・ド・ゴール空港は滑走路の一部を閉鎖した。
C-Note kaçış planını zihninde canlandırdı.Kは逃亡の決意を固める。
Michael kaçış planının duyulacağından dolayı endişelenir ve teklifi kabul eder.マイケルから調達を頼まれていくうちに脱獄計画に気づいて無理やり参加した。
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.脱出を計画していた。
Hikâye, iki kardeş ve onların kaçış planı üzerine kuruludur.二組の兄妹と二組のカップル、その行方を描くラブストーリー。
Tanrı'nın bana ihsan ettiği yeteneğim aracılığıyla onlara biraz olsun 'kaçış duygusu' vermek amacım.主君の仇討ちという大願を果たした祭神に因み、「大願成就」の神徳で信仰を集める。
Bir tavuk çiftliğinde bir grup tavuğun kümesten kaçış hikâyesi.^ 司馬遷の史記にある鶏口牛後の故事に倣う。
Çünkü kaçış gerçekleşmiştir.結果、逃亡は成功する。
İlk olarak Hapisten Kaçış bölümünde gözükmüştür.落ちた先はまたもや刑務所の監房の中。
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.3つの滑走路がある。
Planı bildiği için onu da kaçış takımına dahil ederler.だが、計画が見破られたことに気づき、彼も退場する。
16 Ağustos günü Fransızlar, Prusya savunmasını ileri sürüp kaçış şansını yakaladılar.8月16日の時点ではフランス軍は要所のプロイセン軍の防衛を一掃して脱出できるチャンスがあった。
Kaçış planı hazırlanmıştır.退団が決まった。
"Büyük kaçışın öyküsü".^ 『ぼくらの大脱走』にて。
Kaçış sırasında generallerden biri ölür ama diğeri kaçmayı başarır.やっとのことで1人を倒すがもう1人には逃げられてしまう。
Bu film bir Alevi ailenin daha iyi bir yaşama ulaşabilmek için Türkiye'den İsviçre'ye kaçışını anlatıyordu.貧困生活から逃れるため、トルコからスイスへと亡命する家族を描いたドラマ映画である。