kaçış ile cümle
kaçış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kraliyet ailesinin kaçış teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı.Tačiau Karaliaučiaus apgultis baigėsi nesėkmingai.
İlk olarak Hapisten Kaçış bölümünde gözükmüştür.Ji pradžioje laikinai įrengta erdvioje kalėjimo kameroje.
Yaşama Kaçış - Escape to Life.Gėda bėgti iš mūšio“.
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.Bilietas galioja ir pakilimui, ir nusileidimui.
Avluda kaçışın birkaç gün sonra gerçekleşeceği konuşulmaktaydı.Peržaidimas įvyko po kelių dienų.
Kaçış ağı tam anlamıyla yeraltı ya da demiryolu değildi.Metro – ne priemiestinis traukinys ir ne požeminis tramvajus.
Çünkü bu hayanın en büyük özelliği avlarına asla kaçış imkanı vermemesiydi.Nes patys milžinai jau tikriausiai niekada neatsikratys savo godumo.
Jafar The Great Escape (Büyük Kaçış) (1963) ....Lasering Suur põgenemine/The Great Escape (1963).
Ülkeden kaçışları önlemek.Õigus lahkuda oma päritoluriigist.
Jack'in kaçış planı vardır.Seejärel otsustas Jack korraldada luurekäigu.
Yaşama Kaçış - Escape to Life.Põgenemine elu päästmiseks.
Kaçışı sırasında polislerden birisinin kalçasından vurmasıyla yakalandı.Tema kinnipidamisel sai noahaava ka üks politseinikest.
Tüm polisler bu kaçış planının arkasında Franklin'in olduğunu düşünmektedirler.Need olid isikud, kes pöörasid Frankli arvates oma tragöödia triumfiks.
Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur.Sellele ei eelne vastuseisu ega vastumeelsust.
Piyade Tümeni tarafından tutulmakta olan mevziler üzerinden bir kaçış başarıldı.Sõjaväe territooriumi piiravate okastraattõkete juures toimus miiting.
Acil kaçış!Afkoppelen.
Acil kaçış!Awaryjne odłączenie!
Acil kaçış!Darurat jalankan pesawat!
Acil kaçış!Desengate de emergência!
Acil kaçış!Meidän on irrottauduttava!
Acil kaçış!Notstand vorbereiten!
Acil kaçış!Odhod v sili.
Acil kaçış!Rychle!
Acil kaçış!¡Separación de urgencia!
Acil kaçış!Separare de urgenţă!
Acil kaçış!Séparation en urgence !
Acil kaçış!Separazione d'emergenza!
Acil kaçış!Tình trạng khẩn cấp! Chạy đi!
Acil kaçış!Vészlecsatolás!
Acil kaçış!Vi måste lösgöra!
Acil kaçış!Vi må væk!
Acil kaçış!Επείγουσα απόσπαση!
Acil kaçış!Аварийно разкачване!
Acil kaçış!Аварийно разкачване!
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Eh. Toţi ne construim insule în imaginaţia noastră reprezintă căi de scăpare.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Todos construimos islas en nuestra imaginación, representa una via de escape.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Vi alla bygger öar i våra fantasier, representerar flykt.
Ah, hayallerimizde adalar inşa ederiz. kaçışları temsil eden.Wir alle bauen uns Inseln in der Vorstellung. Das ist ein Ausweg.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.A tím nechci říct, že to tak vždycky dopadá na internetu. Dopadá to tak vždycky u všech médií.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.Dat is onvermijdelijk, niet alleen met het internet, maar dat is onvermijdelijk met media.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.És nem csak úgy értem, hogy mindig megesik az internettel. Úgy értem, mindig megesik a médiával.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.제가 말씀드리는 것은 인터넷에서 항상 나타나는 그런 것이 아닙니다. 제가 말씀드리는 것은 대중매체에 항상 일어나는 일이란 뜻입니다. 그러면 완전히 정지됩니다.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.E non intendo che accade sempre con Internet, voglio dire che accade sempre con i media, punto e basta.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.I nie dotyczy tylko internetu, a każdych mediów, kropka.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.Và tôi không nói nó luôn xảy ra với Internet, tôi nói nó luôn xảy ra với truyền thông. chấm hết.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.Y no sólo quiero decir que ocurre con Internet, me refiero a que siempre ocurre con los medios, punto.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.И я имею в виду не "так было всегда с интернетом", а так было всегда с любой медиа-средой, без исключений.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.Δεν εννοώ ότι συμβαίνει πάντα στο Διαδίκτυο, Εννοώ ότι συμβαίνει πάντα με τα μέσα, τελεία.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.ואני לא רק מתכוון שזה קורה תמיד באינטרנט, אני מתכוון שזה תמיד קרה במדיום, נקודה.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.وانا لا اعني انه دائم ما يحصل فقط مع الانترنت انا اعني انه دائما ما يحصل مع الاعلام، نقطه.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.メディアにおいていつでも 起きるということです 商業的な印刷が出現してから
Ama bizim için özgürlük anlamına geliyordu. Kızıl Kmerler zulmünden kaçış.Namun bagi kami hal ini berarti kebebasan kebebasan dari penyiksaan Khmer Merah.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale dlatego, że jest to ucieczka z ludzkiego mrowiska.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale pretože je to únik z ľudského mraveniska.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ale proto, že je to únik z lidského mraveniště.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ampak ker je v naravi pobeg pred človeškim mravljiščem.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Ci pentru că reprezintă evadarea din muşuroiul uman.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.Därför dras vi till naturen. Inte för att det är hälsosamt.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için. Kendi rekabetimizden bir kaçış ve kendi dramlarımızdan.Това е бягство от човешкия мравуняк, бягство от собствената ни конкуренция и собствените ни драми.
Ama insanla dolu şehirlerden kaçış olduğu için.사실 자연이야말로 군중으로부터 벗어날 수 있는 곳이기 때문입니다.