kaçış ile cümle

kaçış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu kaçışa bir misilleme olarak Gesler'in muhafızları Melchtal'ı tutuklayıp götürürler.W odwecie gwardziści Geslera biorą Melchtala do niewoli.
Kaçışlarının anısına "Kahire Purim"i halen 28 Adar'da kutlanmaktadır.Dla upamiętnienia tego wydarzenia wśród egipskich Żydów świętuje się „purim kairski” 28 dnia miesiąca Adar.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Odbył 3 rejsy bojowe.
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.Przekłada się to także na skrócenie rozbiegu i dobiegu samolotu.
Kaçışları, ikisinin de daha önce bilmediği duyguları ateşler.Objawia się ona sympatią, przed którą oboje wciąż uciekają.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Michael czeka na odpowiedni moment na wyjście.
"Büyük kaçışın öyküsü".Misja „Wielka fucha”.
Abruzzi adamlarından birini arar ve kaçışın bu gece olacağını söyler.Wchodzi Ruggieri i przepow,da mu śmierć jeszcze tej nocy.
Michael'da kaçış planını yürütebilmek için memnuniyetle kabul eder.Zastanawiają się nad planem ucieczki.
Kaçış sırasında generallerden biri ölür ama diğeri kaçmayı başarır.W wyniku walki Trzynastka zabija jednego z nich, ale drugiemu udaje się uciec.
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.Był to atak z zaskoczenia.
Kaçış takımı Michael'ın delikten çıkmasını beklemektedir.W późniejszym czasie dowiaduje się, iż ekipa Michaela ucieka.
Kaçış için son hazırlıkta tamamlanmıştır.Tak skończyła się ostatnia wyprawa ratunkowa.
14 Ekim 1943'te Sobibor'da başarılı bir ayaklanma ve Yahudi tutsakların kaçışı meydana geldi.14 października 1943 roku w Sobiborze wybuchł bunt więźniów.
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.Med det är för sent att fly.
Kaçış macerasında Bart, düşmanları ve hayvanları savuşturmak için silahlarla donatılmıştır.I spelet, är Bart utrustad med vapen som används för att skjuta på fiender och djur.
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.Detta inkluderar att springa och att flyga.
İlk olarak Hapisten Kaçış bölümünde gözükmüştür.Han satt tidvis i fängelse för lösdriveri.
1979 yılında yayınlanan Alcatraz'dan Kaçış isimli filmde John Anglin'i Fred Ward canlandırdı. ^Historien har dramatiserats i filmen Flykten från Alcatraz (1979) där Anglin spelades av Fred Ward.
İptal sistemi bir kaçış kulesine benzemekteydi.Låset såg ut som ett vred.
Roschmann kaçış için Alois Hudal'a başvurmuştur.Roschmann åtnjöt biskop Alois Hudals personliga beskydd.
Ülkeden kaçışları önlemek.Необхідно тікати з країни.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Мішель робив кілька спроб утечі.
Daha sonra Nika, Michael'a kaçış planında yardım etti.Пізніше він допомагав Майклу звільниться від наручників.
Bazıları Mundanın duvarlarından içeri girmeyi başardıysa da çoğu kaçış yolunda öldürüldü.Хоча деякі що відступали, і змогли знайти порятунок в стінах Мунда, багато з них було вбито під час втечі.
Buna rağmen iltica ve kaçış eylemleri son bulmadı.Але від утисків і переслідувань це не позбавило.
Hapisten kaçışЗакритий затвор
Ancak Kızıl Ordu, kaçış girişimin fark etmiş ve önlem almıştır.Він виступив перед червоноармійцями, перевірив проведення занять, познайомився з побутом.
Kaçış sırasında generallerden biri ölür ama diğeri kaçmayı başarır.Під час пограбування одного з нападників убивають, а решті вдається втікти на вертольоті.
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.Anglicky sortie znamená let nebo výpad.
Kaçış sırasında MacMillan bacağından yaralanır ve Price onu kaçış noktasına kadar taşır.MacMillan byl zraněn a Price ho odvedl do bezpečí.
İran'dan ülkesine kaçışını da Kızım Olmadan Asla isimli bir kitapta anlatmıştır.O zážitcích ze svého pobytu v Íránu a útěku odtamtud napsala později Betty knihu nazvanou Bez dcerky neodejdu.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Michael s dokumenty od Kurýra odlétá zpět.
1981 yılında Zafere Kaçış adlı filmde rol aldı.V roce 1981 hrál jednu z hlavních rolí ve filmu Vítězství.
Kaçışın biran önce gerçekleşmesi için Abruzzi sorunu hemen çözmesi gerektiğini Michael'ı tehdit ederek söyler.Toho si všímá i John Abruzzi, který po Michaelovi chce, aby své problémy co nejrychleji vyřešil.
Bulutlar büzüldükçe, moleküllerin yoğunlukları artar ve emilmiş radyasyonun kaçışını daha da zorlaştırır.Jak se však mračno smršťuje, koncentrace molekul roste a postupem času začne bránit unikání záření.
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.Připravili jsme pro vás překvapení.
Scarpia zekice Çavdarossi'nin Angelotti'nin hapisten kaçışı ile bir bağlantısı olduğunu düşünmeye başlar.Cavaradossi popírá, že by o Angelottiho útěku cokoliv věděl.
Bu bölümde Michael Scofield kaçış planını tekrar gözden geçirmektedir.Michael Scofield va folosi această cooperare, la planul său de evadare.
Tüm kaçış olayı Schumann'ın kaçış hazırlıklarıyla beraber yine aynı açıdan 16-mm filme kaydedildi.Scena, inclusiv pregătirea lui Schumann, a fost filmată pe 16 mm de film din aceeași perspectivă.
Bazıları Mundanın duvarlarından içeri girmeyi başardıysa da çoğu kaçış yolunda öldürüldü.Deși unele au reușit să se refugieze între zidurile cetății Munda, mulți alții au fost uciși.
Paraşüt ve gerekli kaçış tertibatı.Coș - necesar pentru evacuarea fumului.
Texas 7 kaçışı.Izgonirea din Rai 7.
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.A fugit repede din cauza întârzierii.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Vaselor de evacuare li s-a stabilit trei rute de deplasare.
Bununla birlikte sis kaçış için bir örtü oluşturmuştur.Mai apoi, acesta folosește o cheie pentru a descide o ușă de neon.
747'de olan kaçışından sonra, amcası Düş Bavyeralı Odilo destek sağladı.Când scapă din mănăstire, în 747, primește sprijin din partea ducelui Odilo de Bavaria.
Gece yarısı kaçış saati gelmiştir.La orele 12:00 are loc ceremonia de doliu.
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.Apelul este prezentat atât în zbor cât și în relaxare.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Michael is megkezdi a szöktetést.
Jack ise buradan bir kaçış arar.Jack arra kéri, hogy menjen el azonnal.
Lincoln hapı 8:10 yani kaçıştan 50 dakika önce yutar ve midesinde ağrılar başlar.Lincoln 8:10-kor megeszi a gyógyszert, aminek hatására rosszullét fogja el, hányni kezd.
Daha sonra Nika, Michael'a kaçış planında yardım etti.Ezért is akar később beszállni Michael szökési tervébe.
Kaçıştan önce kokularını muhakkak değiştirmeleri gerekmektedir.Beadás előtt a lépeket ki kell szellőztetni.
Böylece savaş sonrasının gerçekliğinden bir kaçışı ifade ettiler."Meg akartam mutatni, milyen a háború utáni élet.
Jack'in kaçış planı vardır.Jack-nek van néhány szóló projektje is.
Planı bildiği için onu da kaçış takımına dahil ederler.Miután kimentette a szorult helyzetéből, beveszi őt is a csapatba.
Flight, hem kaçış hem de uçuş anlamına gelmektedir.A repülőgép és a repülés.
Kaçışlarında Cüzzamlılar Adası'ndakilerden yardım görürler.A tengerparton, a túlélők menedéket keresnek a rájuk zúduló eső elől.
Bellick takımın kaçmasından bir gün önce Michael ve kaçış ekibinin ilk açtığı deliği bulur.Őt altatják el Michaelék az első szökési kísérletnél.

İlgili Sayfalar