kaçış ile cümle
kaçış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.Arriva finalmente il giorno della fuga.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Новости о побеге Амонасро расстраивают свадьбу Амнерис.
Abagnale evden kaçışından sonra babasını hiç görmedi.Настоящий Абигнейл никогда не видел своего отца после того, как убежал из дома.
Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur.Здесь не может быть ни отступления, ни пощады.
1981 yılında Zafere Kaçış adlı filmde rol aldı.В 1981 году снялся в фильме «Бегство к победе».
Jack'in kaçış planı vardır.Джек говорит, что у него есть план.
Çünkü kaçış gerçekleşmiştir.Попытка бежать была предпринята.
Jafar The Great Escape (Büyük Kaçış) (1963) ....Сьямак Ясами) «Большой побег» — The great escape (США, реж.
Bu hipotez bazen serserilik hipotezi, ya da kaçış hipotezi olarak da adlandırılır.Эту гипотезу также называют гипотезой кочевания или гипотезой побега.
Kraliyet ailesinin kaçış teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı.Королевская семья вынуждена была бежать.
Avluda kaçışın birkaç gün sonra gerçekleşeceği konuşulmaktaydı.О резне в Госпиче стало известно спустя несколько дней.
Texas 7 kaçışı.Гроза Техаса 3.
Bu ada halkı da yerleşimleri terk ederek kaçıştı.Рассеявшись, они бежали из своих селений.
Kaçışı Mossad'ın en başarılı operasyonlarından biri olarak kabul edilir.Считается одной из самых успешных операций за все время существования «Моссада».
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Последним удается сбежать от Майкла.
Kaçış yoktur ölümden: Herkes düşecektir karanlığa, damarlarında tanrı kanı akanlar bile.Лужа крови: грешников бросают в лужу крови, причём кровь льётся изо всех отверстий в теле.
İptal sistemi bir kaçış kulesine benzemekteydi.Это отступление было похоже на бегство.
Daha sonra Nika, Michael'a kaçış planında yardım etti.Позже он помогал Майклу освободится от наручников.
Yunus Nadi Bey, Anadolu’ya kaçışı sırasında Halide Edip Hanım ile tanışmıştı.Встретили Эн Дэрроу, когда она бежала по джунглям.
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.Составлял план побега.
Michael kaçışın bu gece gerçekleşeceğini söyler.أصبح جليا لمايكل أن الهرب سيتم في تلك الليلة.
Kişiler kaçışta kendilerine yardımcı olabilecek farklı yeteneklere sahiptirler.تعمل على مساعدة الأشخاص ذوات القدرات المختلفة.
Lincoln hapı 8:10 yani kaçıştan 50 dakika önce yutar ve midesinde ağrılar başlar.يأخذ لينكون الحبة عند الساعة 8:10 مساءً قبل 50 دقيقة من الهرب، فيسقط فجأة على الأرض، ويتقيأ ما في معدته.
Uzay aracı bu yörünge için yeterli kaçış hızı ile gezegenler arası uzaya fırlatılmalıdır.وسوف تحصل مركبة الفضاء على سرعة هروب لإرسالها في طريقها إلى فضاء ما بين الكواكب.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.A notícia da fuga de Amonasro interrompe o casamento de Amneris.
Kaçış sırasında T-Bag kendini Michael'a kelepçeler.Durante a fuga, T-Bag algemaram-se a Michael.
Barbeau ayrıca Carpenter'ın bir sonraki filmi olan New York'tan Kaçış (1981)'ta rol alacaktır.Barbeau apareceu no próximo filme de Carpenter, Escape from New York (1981).
Kaçışın sabahında, John Abruzzi ve diğer kaçak arkadaşlarını yetkililerden kaçarken bulunur.Na manhã após a fuga, John Abruzzi se encontrou com seus companheiros em fuga, fugindo das autoridades a pé.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Este corredor-casamata foi coberto por uma abóbada notável.
Jack'in kaçış planı vardır.Outros tentaram um plano de fuga.
Kaçış yeri bu sefer Batı Almanya'nın Berlin kentiydi.Esta edição ocorreu em Berlim Ocidental, Alemanha Ocidental.
Sürpriz bir kaçış planlamıştı.Eu tentei esconder minha surpresa.
İkili yapar onların kaçış ve ayıklanmış.Duo aproveita e foge.
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.E persegue Miguel até as últimas consequências.
Quentin'i kaçış için bir şoföre ihtiyacı olduğunu ve bazı yardımlar için onu ikna eder.Então, ela convence Quentin a esgueirar-se para fora e ajudá-la a se vingar.
Bu bölümde kardeşlerin Panama'ya kaçışı işlenmiştir.A expedição partiu nessas condições para o Panamá.
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.Era tarde demais para escapar.
Pistin yarışçılar açısından en fazla risk oluşturan bölümleri genellikle kaçış alanı olarak seçilir.Qualquer orientação da peça central fixa é geralmente considerada como resolvida.
Michael Scofield (Wentworth Miller) kaçış planını üzerine dövmeyle yerleştirmiştir.William Watherton em Louca Escapada.
Amonasro'nun kaçış haberleri Amneris'in düğününü altüst eder.Het nieuws van Amonasro's ontsnapping verstoort Amneris' bruiloft.
Bu kaçış, müthiş bir sağanak altında oluyordu.Het geheel kwam zo onder een groot zadeldak.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Er zijn drie wandelroutes uitgezet.
Kaçış Planı filmiFilmopname van de vlucht
Hapisten kaçışNa de gevangenneming
Michael kaçış için son hazırlıkları yapmaktadır.Michael zoekt een nieuwe weg voor de ontsnapping.
Yayınlanan ilk eseri 1952'de basılan "İnkanın Kaçışı" adlı oyundu.Zijn eerste hit was "Wondering" uit 1952.
Genleri değiştirilmiş, isyancı maymun Caesar'ın kaçışının üzerinden on sene geçmiştir.Twaalf jaar zijn verstreken sinds Caesar de opstand van de apen tegen de mens ontketende.
1981 yılında Zafere Kaçış adlı filmde rol aldı.In 1981 speelde hij in de voetbalgerelateerde film Escape to Victory.
Kaçış sekizlisinden yurtdışına ilk çıkan Fernando Sucre olmuştur.Fernando Alonso werd achtste na uit de pitstraat te zijn gestart.
Bart, Superboy-Prime'ın kaçış kahramanları uyarmak için geri döndü.Hij keerde weer terug naar zijn eigen wereld toen Superboy-Prime ontsnapte.
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.Hij is echter te laat om nog in te zetten.
AGI (Agility) (Çeviklik) Saldırı ve kaçış hızınızı etkiler.Bloodlust: vergroot de aanvalssnelheid en loopsnelheid van je troepen.
Çünkü kaçış gerçekleşmiştir.Ontsnappen is toegestaan.
O gece Silver, Hawkins ve diğerlerinin adadan kaçışını organize eder.Daar er een storm aankomt, blijven Griswold en Sherman die nacht op het eiland.
Jack'in kaçış planı vardır.Jack schakelt Go uit.
Avluda kaçışın birkaç gün sonra gerçekleşeceği konuşulmaktaydı.Het vertrek zou over enkele dagen plaatsvinden.
Takımın diğer üyeleri de kaçış için hücrenin önüne gelir.Zijn teamgenoten gaan de basis in terwijl hij achterblijft om de uitgang te bewaken.
Maddenin yüzeyinden elektronların kaçışı.Ucieczka elektronów z ciała.
Kısacası artık kaçış için de geç kalınmıştır.Jest już zbyt późno, by uciec.
İkili yapar onların kaçış ve ayıklanmış.W obu przypadkach otrzymują pomoc i uciekają.