kızgın ile cümle

kızgın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?Et j'étais tellement furieux, furieux.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?Iar eu eram nemaipomenit de furios, furios.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?Ich war verdammt sauer, verdammt sauer.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?I jak byłem cholernie wkurzony, racja?
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?Ik was echt furieus, furieus.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?전 완전 분노한 상태였습니다. 완전히 갔었죠.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?ואני פשוט הייתי רותח לגמרי, רותח, אוקיי?
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?و كنت غاضباً حقاً. حسناً؟
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm. Anlaşılıyor mu?皆がお楽しみの間 自分は違った
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm.Eu espumava de fúria.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm.Y yo estaba furioso de la hostia, furioso.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm.А аз бях просто бесен, бесен.
Ve ben son derece kızgındım, deliye dönmüştüm.Но я был чертовски разъярён, разъярён.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Asta a stârnit supărări şi frustrări enorme în rândurile tinerei noastre generaţii.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Dit heeft immense woede en frustratie losgemaakt bij onze jonge generatie.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Eso ha despertado una ira y frustración enorme en las generaciones jóvenes.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Et ça a suscité une colère et une frustration énorme chez nos jeunes.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Hal itu telah menimbulkan kemarahan dan frustasi yang besar di kalangan generasi muda.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Isso gerou uma grande ira e frustração dentro da nossa geração jovem.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.그리고 이로 인해 젊은 세대들 사이에는 엄청난 분노와 좌절감이 생겨났습니다
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Og det har vakt stor vrede og frustration blandt vores unge generation.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Questo fatto ha suscitato forte rabbia e frustrazione tra le giovani generazioni.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Se on aiheuttanut valtavaa suuttumusta ja turhautumista nuoren sukupolvemme keskuudessa.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.To je spodbudilo izjemno jezo in zaskrbljenost med mlado generacijo.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Und es hat riesige Wellen von Wut und Frustration asgelöst unter unserer jungen Generation.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Và nó đã gây ra sự giận dữ và bức xúc trong giới trẻ của chúng ta.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Vzbudilo to obrovský hnev a frustráciu medzi mladými ľuďmi.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Vzbudilo to ohromný vztek a frustraci mezi mladou generací.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Wywołało to wielkie oburzenie i frustrację pośród młodego pokolenia.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Και αυτό έχει προκαλέσει μεγάλο θυμό και απογοήτευση στη νέα γενιά.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.И това предизвика огромен гняв и недоволство сред младото ни поколение.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.І це викликало величезний гнів і розчарування серед молодого покоління.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.Среди представителей молодого поколения эти случая вызвали огромное негодование.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.וזה עורר כעס ותסכול עצומים בקרב הדור הצעיר שלנו.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.وأثار ذلك غضب كبير وإحباط بين جيلنا الشاب.
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.苛立ちを引き起こしています 時には告発者が殺され
Ve bu genç nesil arasında büyük bir kızgınlığa ve hayal kırıklığına neden oldu.黎D新聞都引起了 年輕人不滿和失望。
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Also wenn wir das erstmal tun, werde ich nicht mehr wütend sein. (Lachen)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Als we dat doen, hoef ik niet meer boos te zijn. (Gelach)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Assim que o fizermos, deixarei de estar zangado. (Risos)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Atunci n-o să mai fiu furios. (Râsete)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Donc une fois que l'on aura fait ça, je ne serai plus en colère.
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Khi nào mà chúng ta làm được thế, tôi sẽ không còn giận dữ nữa.
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.그렇게만 된다면, 저는 더 이상 화가 나지 않을 겁니다. (웃음)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.När vi gör det kommer jag inte att vara arg längre.
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Når vi gør det, vil jeg ikke længere være vred. (Latter)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Szóval egyszer, amikor ezt megtesszük, nem leszek többé mérges.
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Takže ak to začneme robiť, prestanem sa hnevať. (Smiech)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Una volta fatto questo, non sarò più arrabbiato. (Risate)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Więc kiedy już to zrobimy, więcej nie będę wkurzony. (Śmiech)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Y una vez que lo hagamos, ya no estaré enojado. (Risas)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Οπότε μόλις το κάνω αυτό, θα πάψω να είμαι θυμωμένος, (Γέλια)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Така че започнем ли веднъж, вече няма да съм ядосан.
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Так что как только мы это сделаем, я перестану быть злым. (Смех)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.Тому, як тільки ми це зробимо, я більше не буду злитися. (Сміх)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.לאחר שנעשה זאת, אני לא אהיה עוד עצבני. (צחוק)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.ما إن ننتهي من ذلك، لن أكون غاضبا. (ضحك)
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.そうなれるよう みんな力を貸して下さい
Ve, bunu yaptığımız zaman ben artık kızgın olmayacağım.當我哋解決種種情況 我就唔會再嬲(笑聲)
Ve inandığı nedenlerden biri de annesinin, ki anneside o çok gençken vefat etmişti, ona kızgın olmasıydı.En een van de redenen, dacht zij, was dat haar moeder, die stierf toen ze heel jong was, boos op haar was.

İlgili Sayfalar