İki erkek ve iki kız kardeşim var.I have two brothers and two sisters.
Kız kardeşim, erkek kardeşimden daha büyük.My sister is older than my brother.
Kızımız bir Fransız'la evli.We have a daughter who is married to a Frenchman.
Fransız bir adamla evli bir kızımız var.We have a daughter who is married to a Frenchman.
Kız arkadaşım sık sık saçlarımı keser.My girlfriend often cuts my hair.
İki gün içinde iki kız otobüste kustu.Two girls threw up on the bus in two days.
Küçük kız kardeşin nasıl?How's your little sister?
Nedense, o bana gerçekten kızgın.For some reason, she's really furious with me.
Onun üç tane kızı var.He has three daughters.
İki kızım var.I have two daughters.
O beni gerçekten kızdırdı.He really pissed me off.
Şu an kız kardeşimle öğle yemeği yiyorum.I'm having lunch with my sister right now.
İki erkek ve bir kız kardeşim var.I have two brothers and a sister.
Dün kız kardeşim Kobe'ye gitti.Yesterday my sister went to Kobe.
Et aşırı kızarmıştı.The meat was overfried.
Kız kardeşim benden 10 santim daha uzun.My sister is 10 centimetres taller than I am.
O kızamık oldu.She has the measles.
İki kız kardeş çok barışçıl bir biçimde yaşadılar.The two sisters lived very peacefully.
Dışarısı çok sıcak, bir yumurta kızartabilirsin.It's so hot outside, you could fry an egg.
Ben biraz domuz kızartması istiyorum.I want some pork rinds.
Geçen hafta onun kız kardeşini görmeye gittim.I went to see his sister last week.
O çok kızgındı ve okul müdürüyle konuşmaya gitti.She was very mad and went to talk with the school manager.
Kız evlat saçını fırçalar.The daughter brushes her hair.
Kız meyve suyu sevmiyor.The girl doesn't like juice.
Kız, büyükbabasıyla okuyor.The girl is reading with her grandfather.
Kız atları seviyor.The girl likes horses.
Onların en büyük kızı henüz evli değil.Their oldest daughter isn't married yet.
Kızlar sandviçlerini yiyor.The girls are eating their sandwiches.
Kızlar kitaplarını okuyorlar.The girls are reading their book.
Bu kız Japonyalı.This girl is from Japan.
Bu benim kız kardeşim. Adı Julia.This is my sister. She is called Julia.
İki tane kızarmış yumurta ve kahve, lütfen.Two fried eggs and coffee, please.
Geçen hafta güzel bir kız doğurdu.Last week she gave birth to a beautiful daughter.
Joe bu kıza çılgınca âşık.Joe is madly in love with that girl.
Kız arkadaşın hakkında ona bir şey söylememelisin.You shouldn't tell him anything about your girlfriend.
Onun büyük kızı evlidir.Her older daughter is married.
Bir ağabeyim ve küçük bir kız kardeşim var.I have one older brother and one younger sister.
O, benim kız kardeşim.She's my sister.
O, benim küçük kız kardeşimin fotoğrafıdır.That's my younger sister's photograph.
Hiç kız kardeşin var mı?Do you have any sisters?
Kızgın mısın?Are you angry?
Onun kız arkadaşı Japon.His girlfriend is Japanese.
O, bana kız kardeşini tanıttı.He introduced his sister to me.
O, kızkardeşini benimle tanıştırdı.He introduced her sister to me.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanağından öptü.The boy caressed the girl's chin and kissed her cheek.
Onun kızı güzel bir kadın oldu.His daughter has become a beautiful woman.
Onun kızı güzel bir kadın haline geldi.Her daughter has become a beautiful woman.
Fırında çalışan kız sevimlidir.The girl who works at the bakery is cute.
Öğretmen kızgın, bu nedenle lütfen sınıfta gürültü yapmayın!The teacher is angry, so please do not make noise in the classroom!
Ukraynalı kızlar, dünyanın en güzel kızlarıdır.Ukrainian girls are the most beautiful girls in the world.
O kızkardeşimle nişanlı.He is engaged to my sister.
Bir Amerikalı kızla tanıştım.I met an American girl.
Bir Amerikalı kızla karşılaştım.I met an American girl.
Benim ailem; kız kardeşim, babam ve annemdir.My family is my sister, father and mother.
Mary bütün lise boyunca John'un kız arkadaşıydı.Mary was John's girlfriend all through high school.
Kız ona nankörlük ettiğini hissetti.She felt herself being lifted up.
Öğretmen kesinlikle kızacak.The teacher will get angry for sure.
Kız kardeşin şimdi ne yapıyor?What is your sister doing now?
Komşumun oğlu, bugün okulda kızımla dalga geçti.My neighbor's son made fun of my daughter today at school.
Lucy'nin annesi ona küçük kız kardeşine bakmasını söyledi.Lucy's mother told her to look after her younger sister.