Ağustosta kız arkadaşımla birlikte Japonya'ya gideceğim.I'm going to Japan with my girlfriend in August.
Ağustosta kız arkadaşımla birlikte Japonya'ya gidiyorum.I'm going to Japan with my girlfriend in August.
Seni yiyip bitireceğim küçük kız.I will devour you little girl.
Öğretmenin önünde oturan kız öğrenci Almanyalıdır.The female student that sat in front of the teacher is from Germany.
Onlar benim kız kardeşlerim.They are my sisters.
Bir kız kardeşim var.I have one sister.
1990'dan beri on bir kız öğrenci ödül aldı.Since 1990, eleven female students received the award.
O, o kadar kızgındı ki akşam yemeği yemeyi unuttu.He was so mad that he forgot to eat dinner.
Kız kardeşim müziğe meraklıdır.My sister is fond of music.
Kız kardeşim müziğe düşkündür.My sister is fond of music.
Kız kardeşim müziği çok sever.My sister adores music.
Kız kardeşim sık sık ağlar.My sister often cries.
Oğlan kızın çenesini okşadı ve yanaklardan öptü.The boy stroked the girl on the chin and kissed her on the cheeks.
Kız şarkı söyleyip dans ediyor ve sonra bana gülüyor.The girl sings and dances and then laughs at me.
Ben bu kitabı kızıma adıyorum.I dedicate this book to my daughter.
İki kız yeğenim var.I have two nieces.
Diane senin de üvey kız kardeşin.Diane is your half sister, too.
"Bu ucuz. Ben on yarda alacağım," diye kız cevap verdi."That's cheap. I'll take ten yards," the girl answered.
Grace kızgın görünüyordu.Grace looked angry.
O adam genç kızın bileğini yakaladı.That man grabbed the young girl's wrist.
Onun konuşmasını görsen, bir kız olduğunu düşünebilirsin.To see him talk, you might think he's a girl.
Erkek çocukları küçük kız kardeşlerine tepeden bakma eğilimindedir.Boys tend to look down on their younger sisters.
Jane'i kız kardeşiyle karıştırmış olabilirsin.You may have mistaken Jane for her sister.
Jane'i kız kardeşi ile karıştırmış olabilirsin.You might have mistaken Jane for her sister.
İki kız kardeşi var. Onlar Kyoto'da yaşıyor.She has two sisters. They live in Kyoto.
Onun iki kız kardeşi var. İkisi de Kyoto'da yaşıyorlar.She has two sisters. Both of them live in Kyoto.
İki kız kardeşi var. Her ikisi de Kyoto'da yaşıyor.She has two sisters. Both live in Kyoto.
Kızların her ikisi de beyaz takım elbiseler giyiyorlardı.Both of the girls are wearing white suits.
O kızgın şekilde "beni yalnız bırak" dedi."Leave me alone," she said angrily.
Dorenda gerçekten iyi bir kızdır, o kurabiyelerini benimle paylaşıyor.Dorenda really is a nice girl. She shares her cookies with me.
Onun küçük kız kardeşini çok severim.I like her younger sister very much.
Onun bana davranma şekline kızıyorum.I resent the way he treated me.
Ben ona hoş bir kız olduğunuzu söyledim.I told her that you're a nice girl.
Şu kızları tanıyorum.I know those girls.
Bu komedi filmini onun kız kardeşinden ödünç aldım.I borrowed this comic from his sister.
O kız bir film yıldızı olmak istiyordu.That girl wanted to become a movie star.
Piyanoda oturan kız benim kızımdır.The girl sitting at the piano is my daughter.
O, "Şu anda bakıyorsun. Sen röntgenliyorsun Tom" dedi kızgınlıkla."Just now, you were looking. You Peeping Tom,"she said angrily.
Kız, ne güzel saçın var.Girl, what beautiful hair you have.
Onun kız kardeşine ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what happened to his sister.
O, kızına meyve ve sebze gönderdi.He sent fruits and vegetables to his daughter.
O kızı tanıyorum.I know that girl.
Kız arkadaşını sevmiyorum.I don't like your girlfriend.
Ann'in bir kız kardeşi yok.Ann doesn't have a sister.
Benim kız arkadaşımın kızları Facebook'a katıldı.My girlfriend's daughters have joined Facebook.
Ben onun kızacağından eminim.I'm sure that he'll get angry.
Kız kardeşlerin ikisi de çok güzel.Both sisters are very beautiful.
En büyük kız "şeker istiyorum" diyerek birdenbire konuştu.Suddenly the eldest daughter spoke up, saying, "I want candy."
Lütfen kızmayın, efendim! Ben yeni bir işçiyim!Please don't get mad, sir! I'm a new worker!
O gerçekten kızgın.He's really angry.
Kızarmış örümcek, Kamboçya'da bölgesel bir yiyecektir.Fried spiders are a regional delicacy in Cambodia.
Duydum ki yeni bir kız arkadaşın varmış.I hear you've got a new girlfriend.
O, kız kardeşim için iyi bir koca olacak.He will be a good husband to my sister.
O inatçı bir kız.She's a stubborn girl.
Sebep olmadan asla kızgın olmam.I'm never angry without reason.
Kızlar bugünlerde kısa etek giyiyor.Girls are wearing short skirts these days.
Kızıl saçlıyım.I am a redhead.
Ben kız kardeşimle yemek yiyorum.I am eating lunch with my sister.
Ben kız kardeşim ile yemek yiyorum.I am eating lunch with my sister.
Kız kardeşimle oyun oynuyorum.I am playing a game with my sister.