Onu çok kızdırdım.I pissed him off.
Kız arkadaşımın normal olduğunu düşündüm ama onun bir şeytan olduğu ortaya çıktı.I thought that my girlfriend was normal, but she turned out to be a succubus!
Kızlarının ikisi de çok güzel.Both of your daughters are very beautiful.
Cumartesi günleri kız arkadaşı ile buluşur.He meets his girlfriend on Saturdays.
Kızgın olmamalısın.You shouldn't be angry.
Ondan ayrıldığım için o bana kızgındı.He was mad at me because I broke up with him.
Rus kızları İzlandalıları sever.Russian girls love Icelanders.
O, annesini ve kız arkadaşını Fransa'da bıraktı.He left his mother and his girlfriend in France.
Böyle güzel bir kız hiç görmedim.I have never seen such a beautiful girl.
Eğer o bana doğruyu söyleseydi kızmazdım.If she had told me the truth, I wouldn't be angry.
Küçük kız kardeşimle aynı zamanda mı ayrıldın?Did you leave at the same time as my younger sister?
Ben onun kız kardeşini Ann zannettim.I mistook Ann for her sister.
Ann'i kız kardeşi sandım.I mistook Ann for her sister.
Onu kız kardeşi ile karıştırdım. Onlar çok benziyor.I mistook her for her sister. They look so much alike.
Beni kız kardeşimle karıştırdı gibi görünüyor.It seems that he mistook me for my sister.
Kız arkadaşımla çıkmasan daha iyi olurdu.You'd better not have gone out with my girlfriend.
Bay Wilson, Dennis'e kızgın.Mr. Wilson is angry at Dennis.
O kızlar fahişe.Those girls are prostitutes.
Kız kardeşim fasulyeleri soydu.My sister shelled the beans.
Mike'ın iki kız arkadaşı var.Mike has two girlfriends.
Ben kızımın sınavı geçeceğinden eminim.I'm sure that my daughter will pass the exam.
Ev ödevini yapması için sık sık kız kardeşime yardım ederim.I often help my sister do her homework.
Bunlar oğlanlar, şunlar da kızlar.These are boys and those are girls.
Bu benim kız kardeşim.This is my sister.
Yaptığım keki yemedin; kız kardeşin yedi.You didn't eat the cake I made; your sister did.
Jane kızgın idi.Jane was angry.
O, kızkardeşinden daha uzun.She is taller than her sister.
Kız kardeşim her yıl Karpatlara gider.My sister goes to the Carpathians every year.
Genç kız annesinin ceketini giydi.The young girl pulled on her mother's coat.
Kızımın hayali bir arkadaşı var.My daughter has a make-believe friend.
Bunlar benim kız kardeşimin dergileri.These are my sister's magazines.
O kız arkadaşından ayrıldıktan sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
O, kız arkadaşıyla ilişkiyi bitirdikten sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
Kız kardeşim bana yeni bir saat gösterdi.My sister showed a new watch to me.
O kız için kendi yazdığı bir melodiyi çaldı.He played a tune for the girl that he'd written himself.
Erkek arkadaşım senin kız arkadaşına benziyor.My boyfriend looks like your girlfriend.
Annem kızgın.My mother is angry.
Benim ailem, babam, annem ve küçük kız kardeşimden oluşmaktadır.My family has my father, my mother, and my little sister.
Noel Baba, Noel için bir kız arkadaş ağırlamak istiyorum.Santa Claus, I want to receive a girlfriend for Christmas.
Oradaki kız çok şişman.That girl over there is very fat.
O adam senin kız kardeşin ile bir ilişki yaşıyor!That guy is having an affair with your sister!
Genç bir kızın fena halde çürümüş cesedi otoyolun kenarında bulundu.The badly decomposed body of a young girl was found on the side of a highway.
Taro, oldukça hızlı bir şekilde kızıyor.Taro gets angry quite quickly.
O Kızın kendini öptüğünü söyledi.He said that that girl had kissed him.
Glenn'in iki kız arkadaşı var.Glenn has two girlfriends.
Şu kıza bak!Look at that girl!
O niçin kızgın?Why is he angry?
Bu senin mi yoksa kız kardeşinin mi gözlüğü?Is that your or your sister's glass?
Sadece onun oğlu değil fakat aynı zamanda kızı da ünlü.Not only his son, but his daughter is also famous.
Onun sadece oğlu değil aynı zamanda kızı da ünlüdür.Not only his son, but his daughter is famous as well.
Oğlunun yanı sıra kızı da ünlüydü.His daughter, as well as his son, were famous.
Kız kardeşinin aksine, o, ebeveynlerinin ona verdiği dini inancı korudu.Unlike his sister, he has retained the religious faith his parents brought him up in.
Kızlar bakireliklerini gittikçe daha erken kaybediyor.Girls are losing their virginity earlier and earlier.
Bu kız İzlandalı, ama şimdi o, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşıyor.That girl is Icelandic, but now she lives in the United States.
O sarışın bir kız.She's a blonde girl.
Kız kardeşin her zamanki gibi güzel.Your sister is beautiful as ever.
İnsan yüzü kızaran tek hayvandır. Ya da kızarması gereken.Man is the only animal that blushes. Or needs to.
Kız kazadan sonra gözle görülür biçimde sarsıldı.The girl was visibly shaken after the accident.
Siyah saçlı güzel kız parkta idi.The beautiful girl with black hair was in the park.
Beni en çok kızdıran aldatılmış olmamdı.What bugged me most was having been deceived.