Ana içeriğe geç
Sözlük

kız ile cümle

kız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kızkardeşim her zaman acelesi olup işleri sıklıkla geride bırakıyor.My sister is always in such a hurry that she often leaves things behind.
Kız kardeşim onu kendi gözleriyle gördü.My sister saw it with her own eyes.
Küçük kız kardeşim şimdi kitapları iyi okuyabiliyor.My little sister can read books well now.
Kız kardeşim kötü bir soğuk algınlığından çekiyor.My sister is suffering from a bad cold.
Kız kardeşin hem İngilizce hem de Fransızca'ya hakimdir.My sister has a good command of both English and French.
Kız kardeşimin bir işi var.My sister has a job.
Kız kardeşim dört yaşından beri piyano dersleri alıyor.My sister has been taking piano lessons since she was four.
Kız kardeşim benimle gitmekte ısrar etti.My sister insisted on going with me.
Küçük kız kardeşim bazen bir erkek çocuğu olmayı diledi.My little sister sometimes wished she was a boy.
Kız kardeşim tabağını yere düşürdü.My sister dropped her plate on the floor.
Kız kardeşim oyuncak bir bebekle oynuyor.My sister is playing with a doll.
Kız kardeşim sürekli çizgi roman okuyor.My sister is constantly reading comic books.
Kız kardeşimin uzun bacakları var.My sister has long legs.
Kız kardeşim bu sabahtan beri odasında çalışıyor.My sister has been studying in her room since this morning.
Kız kardeşim bu sabahtan beri örgü örüyor.My sister has been knitting since this morning.
Kız kardeşim beş yarda kumaş aldı.My sister bought five yards of cloth.
Kız kardeşimden başka, ailem televizyon izlemez.Apart from my sister, my family doesn't watch TV.
Kız kardeşim anneme benzer.My sister resembles my mother.
Kız kardeşim önümüzdeki yılın başında evlenecek.My sister will marry early next year.
Partiye kız kardeşimi getireceğim.I'll bring my sister to the party.
Onun bir kızı vardı.He had one daughter.
Kızım zaman zaman beni görmeye geldi.My daughter came to see me from time to time.
Kızımız bir kibrit ile parmağını yaktı.Our daughter burned her finger with a match.
Sanırım kızım bir şeyle aşağıya iniyor.I think my daughter's coming down with something.
Kızım neredeyse on beş yaşındadır.My daughter is barely fifteen.
Benim kızım bu yıl reşit olacak.My daughter will come of age this year.
Kızım ceket kolumu tuttu ve gitmeme izin vermedi.My daughter held on to my coat sleeve and would not let me go.
Kızımın diş telleri var.My daughter has braces.
Kızım benim gözümün bebeğidir.My daughter is the apple of my eye.
Kızım okula gidebilir mi?Can my daughter go to school?
Kızımı bir kız okuluna kaydettim.I entered my daughter in a girl's school.
Yeğen, bir erkek ya da kız kardeşin kızıdır.A niece is a daughter of one's brother or sister.
Yapraklar kızarıyor.The leaves are turning red.
Yapraklar kızarmaya ve sararmaya başladı.The leaves began to turn red and yellow.
Ağaçların yaprakları kızarmaya başladı.The leaves of the trees began to turn red.
Soru, onları kızdırmadan nasıl hayır denir.The question is how to say no without making them angry.
Ben bir genç kızın yardım çağrısı yaptığını duydum.I heard a young girl call for help.
Küçük kız ona dilini uzattı.The little girl stuck out her tongue at him.
Bir süre kızartılmış yiyeceklerden kaçının.Avoid fried foods for a while.
Benim için bir yumurta kızartın.Fry an egg for me.
Her kolunda güzel bir kız olması güzel.It's nice to have a pretty girl on each arm.
Sadece ebeveynlerim değil fakat aynı zamanda kız kardeşim de benim fikrime karşı.Not only my parents but also my sister is against my opinion.
Ebeveynler kızlarının ne istediğini anlayamadı.The parents couldn't make out what their daughter wanted.
Kız ve ailesi çok sempatik.The girl and her parents were very sympathetic.
Bir yemek kitabı okuyan kız Kate'tir.The girl reading a cookbook is Kate.
İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır.A good daughter will make a good wife.
Yandaki evde oturan kız çok güzeldir.The girl who lives next door is very pretty.
Bay Suzuki'nin üç kızı var.Mr Suzuki has three daughters.
Aşk kızamık gibidir, hepimiz onu çekmek zorundayız.Love is like the measles; we all have to go through it.
Kazuko gerçekten de kız kardeşine benziyor.Kazuko really takes after her sister.
"Küçük kızın odasına gidiyorum", "tuvalete giden" için örtmeceli bir ifadedir."Going to the little girl's room" is an euphemistic expression for "going to the toilet."
O kız ağaçlara tırmanmayı seviyordu.That girl loved climbing trees.
Karım erken 1500 gramlık bir bebek kız doğurdu.My wife gave birth prematurely to a 1500-gram baby girl.
Kontakt kullandığımda gözlerim kuruyor ve kızarıyor.When I use contacts, my eyes feel dry and become red.
Kuzenlerim arasında, bilirsiniz, en iri göğüsleri olan bir kız var.Among my cousins, you know, there's a girl with the most enormous breasts.
Kocam ve kızım derin uykuda.My husband and daughter are fast asleep.
Biz üç kız kardeş bir kahve dükkanı açtı.We three sisters opened a coffee shop.
Küçük kız kardeşim gençken evlendi.My younger sister got married in her teens.
Bazen bir kız mıyım diye merak ediyorum.I sometimes wonder if I am a girl.
Bazen bir kız olup olmadığımı merak ediyorum.I sometimes wonder if I am a girl.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod