Ana içeriğe geç
Sözlük

kız ile cümle

kız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kızlar korkmuyordu ama erkekler korkuyordu.The girls were not afraid, but the boys were.
Kızlar yan yana oturuyorlardı.The girls were sitting side by side.
Kızlar oyun oynayarak eğlendi.The girls amused themselves playing games.
Kızlar neredeler?Where are the girls?
Bütün kızlar birbirlerine yardım ettiler.All the girls helped each other.
Kızlar planımıza itiraz ettiler.The girls objected to our plan.
Küçük kızlar genellikle oyuncak bebeklere bayılır.Little girls in general are fond of dolls.
Küçük kızlar bebeklerle oynamaktan hoşlanırlar.Little girls like playing with dolls.
Kız şeylerle tam doldurulmuş bir plastik çanta taşıyordu.The girl was carrying a plastic bag stuffed full of things.
Bir kız, flüt çalıyor.A girl is playing the flute.
Bir kız parkta bir konuşma yapıyordu.A girl was making a speech in the park.
Benim önümde bir kız göründü.A girl appeared before me.
Kızlardan biri arkada bırakıldı.One of the girls was left behind.
Kızlardan her birinin kollarında bir oyuncak bebeği var.Each of the girls has a doll in her arms.
Kızlar müziğe göre dans ettiler.The girls danced to music.
Kızlar kalabalığa doğru şarkı söyleyerek geldi.The girls came singing toward the crowd.
Kızlar yarın tenis oynamayacaklar.The girls will not play tennis tomorrow.
Kız etrafına baktı.The girl looked around.
Kız eğlenmek için dans etti.The girl danced for joy.
Kız uygunsuz bir selamlama yaptı.The girl made an awkward bow.
Küçük kız, Noel oyununda bir meleği oynadı.The little girl played an angel in the Christmas play.
Kız tehlikenin farkındaydı.The girl was aware of the danger.
Kız böyle bir kişiyi asla duymadığını söyledi.The girl said that she had never heard of such a person.
Küçük kız ağlamaya devam etti.The little girl just kept crying.
Kız bir hediye aldığında memnundu.The girl was pleased when she got a present.
Kız, göz yaşlarıyla hâlâ ıslak yüzünü kaldırdı.The girl lifted her face, still wet with tears.
Kız, sihir gibi kayboldu.The girl vanished like magic.
Kız yavaşça yürüdü.The girl walked slowly.
Kız müzikal yetenekten yoksundu.The girl lacked musical ability.
Kız korkudan titriyordu.The girl trembled with fear.
Kız gözyaşlarını tutmak için çok gayret etti.The girl tried hard to hold back her tears.
Kız yardım için çığlık attı.The girl cried out for help.
Kız şevkâtle bebeğini kucakladı.The girl squeezed her doll affectionately.
Kız bir parça bezden bir bebek yaptı.The girl made a doll out of a piece of cloth.
Kız bana bir kırmızı ve bir beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and a white rose.
Kız bana bir kırmızı beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and white rose.
Kız kuşu serbest bıraktı.The girl let the bird loose.
Kız kuşu azat etti.The girl let the bird go.
Kız ayağa fırladı ve odadan ayrıldı.The girl jumped to her feet and left the room.
Kız kollarını onun omzuna attı.The girl flung her arms around him.
Kız üzüntüye yenik düştü.The girl was overcome with grief.
Kız beni tebessümle selamladı.The girl greeted me with a smile.
Hastalığına rağmen kız okula gitti.The girl went to school in spite of her illness.
Ağlayan bir kız kapıyı açtı.A crying girl opened the door.
Küçük kız babasının kollarında eve geri götürüldü.The little girl was carried back home in her father's arms.
Kız odaya girdi ve gözyaşlarına boğuldu.The girl came into the room and burst into tears.
Kız uyumaya gitti.The girl went to sleep.
Genç kız kaygısızca kahkaha attı.The young girl laughed carelessly.
Kız gece geç saatlere kadar yatmamaya alışkındı.The girl was used to sitting up till late.
Kız arkadaşı için çay yapmakla meşguldü.The girl was busy making tea for her friend.
Kız, arkadaşından daha dikkatli değildi.The girl was not more careful than her friend.
Kız aynaya bakarak durdu.The girl stood looking into the mirror.
Anneleri kızları izliyor muydu?Was their mother watching the girls?
Kızlar filim yıldızı hayranıdırlar.The girls are wild about the film star.
Oğlan ve kız birbirlerini tanıyor gibi görünüyor.The boy and the girl seem to know each other.
Çocuk, oyuncağı küçük kız kardeşinden aldı.The boy has taken the toy away from his little sister.
Shinya güzel bir kız ile evlendi.Shinya married a pretty girl.
Mayumi ile konuşan kız kız kardeşimdir.The girl talking with Mayumi is my sister.
Mari ve Maki kız kardeştirler.Mari and Maki are sisters.
Bazı kızlar tenis oynuyorlardı.Some girls were playing tennis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kız ile cümle - Sayfa 14 - kız kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App