Ana içeriğe geç
Sözlük

kıyas ile cümle

kıyas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yarımada, Asya'nın diğer tüm bölgelerine kıyasla batıdadır.Полуостров далеко по сравнению со всеми остальными частями Азии выдвинут на запад.
Eğer ciddiyseniz albümünü kıyaslayacağınız ölçüt budur."Если вы ищете правду о человеке, обращайтесь к искусству!»
Her üç bileşen de birbirleri ile kıyaslanabilir büyüklüktedir.Подполя одинакового размера, следуют друг за другом.
Kıyasa en son başvurulur.Одобрение получил последний.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Компания была участником конкурса Ansari X Prize.
Deyimsel çeviriler önceki çevirilere kıyasen çevrilir.Переводы по фразам выполняются по аналогии с предыдущими переводами.
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Зверь повержен, человечки рады друг друга видеть.
2011 ile kıyaslandığında %9.5 artış oldu.По сравнению с 2011 годом численность уменьшилась на 9,5 %.
Bu grupların çoğu, Yerel Grubumuza kıyasla çok daha zengindir.Наоборот, большинство категорий представляются гораздо более сложными, как наши тела.
Ancak Hisarcık ilçesi il merkezine kıyasla biraz daha ılımandır.Отношения в распределённой экономике намного сложнее, чем в централизованной.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Эта должность аналогична современному руководителю полиции.
Filme kıyasla oldukça sönük kalan dizi fazla beğenilmedi.Не удивительно, что левым фильм не понравился.
Uslan sonra kendi metnini The Dark Knight Returns adlı eserle kıyasladı.Основную часть истории он изображает Джокера, умершего в The Dark Knight Returns.
Bitkinin dişisinde erkeğine kıyasla 4-5 kat daha fazla bulunur.Качество зрения у птиц превосходит остроту зрения человека в 4—5 раз.
Parlaklık ve renk açısından onu hiçbir saydam taş ile kıyaslamak mümkün değildir.Соус может быть подан как в холодном, так и в тёплом (но не горячем) виде.
Bu gruplardaki insanlar, çoğu öğretmen ve öğrenciye kıyasla öğrenme nesneleriyle daha ilgilidir.На этот раз некоторые из школьников выглядят более заинтересованными и информированными.
Ateşli silah yaralanmaları bıçak yaralanmalarına kıyasla daha tehlikelidir.Однако они предпочтительны, если ножом приходится много резать.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Остальные приобретают его лишь по согласованию.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Прирост с 2009 года составлил 49 %.
Ana belleğe(RAM) kıyasla küçük, hızlı ve işlemci çekirdeğine yakındır.Находятся они в небольших углублениях; к фасаду с поверхности ведёт широкий коридор (дромос).
Eğer bu da mümkün değilse, en son çare olarak kıyasa başvurulur.Если это не первый запрос, то е обновлено только до последнего запроса подачи.
Böylece bu boyutlarıyla Uranüs ve Neptün'le kıyaslanabilir.Из-за большого расстояния не видны только Нептун и Уран.
Kıyaslama için, aşağıdaki tablo dört temel kaydedilebilir medya için depolama kapasitelerini gösteriyor.А перестановка на всех четырёх байтах ещё больше нивелирует вероятность прочтения таблицы.
Türkiye'de IPA üretimi, diğer ülkelerle kıyaslandığında oldukça yeni ve düşük miktardadır.В России масштабы его производства и применения порядком меньше, по сравнению с другими странами.
Alman polisi, saldırıları Mısır'daki toplu cinsel saldırılarla kıyasladı.قارنت الشرطة الألمانية الاعتداءات التي حصلت على يد المهاجرين بالاعتداءات الجماعية في مصر.
Diğer ve daha genel istihsân ise "celî kıyasa muârız ve mukâbil olan bir delil"in tercihidir.ومن أهم آثاره كتاب "المسند" ويطلق عليه الإباضية "الجامع الصحيح"، وهو مطبوع ومتداول.
Tanrı, Yahvist (J) kaynağa kıyasla daha az insansıdır.فالإله في هذا المصدر أقل شبها بالإنسان من يهوه في المصدر اليهوي.
1986’daki 3,5 milyon vakaya kıyasla oldukça düşük bir rakamdır.وهذا منخفضاً من 3.5 مليون حالة في عام 1986.
2009 itibarıyla, zombiler popülerlikleri açısından vampirlerle kıyaslanabilir.اعتبارا من عام 2009، الزومبي ومصاصي الدماء تحديا لشعبيتها.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.ويظهر هذا الاضطراب في الأطفال أكثر منه في البالغين.
Ancak, nükleik asit yapıları, proteinlere kıyasla işlevleri bakımından daha sınırlıdır.على الرغم من ذلك، فإن هياكل الحمض النووي أقل تنوعاً من البروتينات في وظيفيتها.
1991 seçimlerine kıyasla oy oranı yüzde 30 oranında azaldı.فقياسا بإنتخابات 1991 قلت نسبة الأصوات ل 30%.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.هذا الوقود يحترق بسهولة نسبيا.
İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.بالمقارنة مع غزو انكلترا، لم يكن مخططًا له وغير منظم ولكنه دام مثله.
Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir.وكانت تتميز في نفس الوقت بمقارنتها بالديناصورات الأخرى بأن نسبة الدماغ إلى الجسم كانت أكبر.
İlçeler, şehirlere ve semtlere kıyasla daha daha az nüfus yoğunluğuna sahiptir ve daha kırsal karakterlidir.وتتميز المدن بقدر أكبر من الأنشطة الترويحية والترفيهية مقارنة بالريف وهي ذات حركة أسرع.
Bunun üzerine birkaç aygıt icat etti ve isimlerini "akıllarla kıyaslanan makineler" koydu.وله كتاب "فوائد الموائد" وعمل بعض الفضلاء عليه "علائم الولائم".
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.أقل نسبيا هو معروف عن الرومانية البحرية من الجيش الروماني.
DNA hesaplaması silikonlu bilgisayarlara kıyasla çok daha az enerji tüketir.توفر حوسبة الدنا استهلاك طاقة أقل من حواسيب السيليكون التقليدية.
Bakkal tarzı müzik yapanlarla kıyaslanmak istemiyorum." sözlerini söyledi.وقالت أنا لا أريد المقارنة بالذين يقومون بعمل الموسيقى بأسلوب البقال" .
"Beni bakkal müziği yapanla kıyaslamayın!".“Não te preocupes com o que os outros músicos estão a fazer.
W kelimelerinin bitleri arasındaki karıştırma işlemleri SHA-1'e kıyasla büyük oranda artmıştır.Note o grande acréscimo na mistura entre bits das w palavras em comparação com SHA-1.
Güneş'le kıyaslağında, 14-17 kat daha büyük kütlesi ve 22 kat daha büyük yarıçapıyla muazzam bir yıldızdır.Comparada ao Sol é uma estrela enorme, com 14–17 vezes a massa solar e mais de 22 vezes o raio.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.A visualização de ângulos é ligeiramente reduzida em comparação com outros telefones na linha Lumia.
Her üç bileşen de birbirleri ile kıyaslanabilir büyüklüktedir.Com uma característica especial, os três componentes são de tamanho comparável.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Este desempenho ideal só pode ser aproximado.
Yüksek kaliteli devrelerde, T' aralığı T'ye kıyasla nispeten küçüktür.Além dos motores, diferenciava-se da versão T em pequenos detalhes.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.O acordo foi de 15 dias, com redução de dez por cento no preço do diesel.
Dünya’dan Güneş’e olan uzaklığın yıldızlar arasındaki uzaklığa kıyasla çok kısa olduğunu söyledi.A distância da Terra ao Sol é pequena se comparada à distância às estrelas.
Ama bu teori, bu semptomların eşcinselliğin yaygınlığına kıyasla nadir görülmesinden dolayı eleştirilmiştir.Ou seja, a mortalidade é dependente da frequência desses acontecimentos externos .
Önceki çalışmalara kıyasla, bu albümde grubun tarzında bariz bir değişiklik kendini belli etmektedir.Diferentemente do álbum anterior, neste a banda começa a mostrar uma certa personalidade, um estilo próprio.
Sülfürik asit ya da nitrik asit ile kıyaslanabilecek kadar güçlü bir asittir.É um ácido forte comparável em força ao ácido sulfúrico ou ácido nítrico.
Buradaki kıyasın illeti, üzerinde derince düşünüldüğünde ve incelendiğinde anlaşılabilecek şekildedir.Pois, assim como os ouvimos, seremos ouvidos e, quando os considerarmos, seremos considerados.
Şarkı, bir çocuğun anlayışından sevgiyi vatansever sevgiyle kıyaslar.Ela compara o amor em que resulta a concepção de uma criança com este seu amor patriótico.
Maddenin daha sık karşılaşılan durumlara kıyasla, Bose-Einstein yoğunlaşmaları son derece kırılgandır.Comparados com os estados da matéria mais comuns, os condensados de Bose-Einstein são extremamente frágeis.
Aminlere kıyasla amitler zayıf bazlardir.Os demais tipos são os deficientes em algo.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Conheça a si próprio antes de julgar os outros.
Soğuğun ve sıcağın kesin bir tanımları yoktur, ancak birbirine kıyasla varlardır.Zo kunnen kou (Yin) en warmte (Yang) niet zonder elkaar bestaan.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Harmonie Magazine vergeleek zijn gitaarspel met King Crimsonfrontman Robert Fripp.
Bu sahne Indus vadısı Medenıyetındekı "Hayvanların Tanrısı" olan Pashupati ile kıyaslanmaktadır.Deze scène is al vergeleken met de Pashupati "heer van de dieren" uit de Indusvallei beschaving.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod