kıyas ile cümle

kıyas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç: 35.000 gen.Само за сравнение, оризът има 35,000 гена.
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç: 35.000 gen.Чтобы дать вам почву для сравнения, у риса 35 000 генов.
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç: 35.000 gen.فقط لنعطيكم
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç: 35.000 gen.では より洗練されている種はどっちでしょうか
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:Doar ca sa va dau cativa termeni de comparatie, orezul:
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:Giusto per darvi un termine di paragone, il riso:
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:Om je wat vergelijkingsmateriaal te geven, rijst:
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:Pour vous donner un point de comparaison, le riz:
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:Um das mal in Relation zu setzen: Reis hat 35.000 Gene.
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:Untuk perbandingan saja, padi:
Size kıyaslama yapmak için örnek vereyim, pirinç:רק כדי לתת לכם בסיס להשוואה: לאורז יש 35,000.
Sizin kafanızı karıştırmayacağını umduğum bir şeyle başlayalım Diğerlerine kıyasla kolay bir soru bu일단 쉬운 문제부터 시작하겠습니다
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.그의 피부와 피부를 비교할 수 없습니다.
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.Verglichen mit seiner sieht Eure Haut wie Gold aus.
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.Δεν μπορείτε να συγκρίνετε το δέρμα σας με το δέρμα τους,
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.لا يمكنك أن تقارن جلدك بجلده،
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Általában kevésbé fejlettek, és gyakran kell szembenézniük földrajzi vagy demográai jellegű kihívásokkal.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.De är vanligtvis mindre välutvecklade och står ofta inför geograska eller demograska utmaningar.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Grænseregioner lider under et antal særlige vanskeligheder sammenlignet med mere centrale regioner.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Grensregio’s kampen met een aantal specieke nadelen in vergelijking met meer centraal gelegen regio’s.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Hraniční regiony trpí celou řadou specických nevýhod v porovnání s regiony, které jsou více ve vnitrozemí.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Las regiones fronterizas poseen desventajas especícas si se comparan con las regiones más centrales.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Le regioni frontaliere sorono di numerosi svantaggi specici rispetto alle regioni più centrali.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Obmejne regije imajo v primerjavi z bolj osrednjimi številne posebne pomanjkljivosti.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Obvykle sú menej rozvinuté a často čelia geograckým a demograckým výzvam.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Regiunile de frontieră suferă de o serie de dezavantaje specice comparativ cu regiunile mai centrale.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Zazwyczaj są one słabiej rozwinięte, mają problemy geograczne lub demograczne.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Συνήθω είναι λιγότερο αναpiτυγένε και αντιετωpiίζουν γεωγραφικέ ή δηογραφικέ piροκλήσει.
Sınır bölgeleri, daha merkezi bölgelere kıyasla belirli dezavantajlara maruz kalmaktadır.Граничните региони имат редица специфични недостатъци в сравнение с по-централните региони.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Amennyire fölötte állunk az átlagembereknek, annyival több dolog van, amiről le kell mondanunk.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Chiar daca gasesti persoana potrivita, Presupun ca sunt lucruri la care va trebui sa renunti.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Estamos por encima de las personas promedio... Supongo que habrán cosas que necesitaré abandonar.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Malgré tous vos avantages apparents, j'imagine qu'il y a des choses auxquelles je vais devoir renoncer.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Tak dlouho jak se porovnáváme s obyčejnými lidmi, musí být i věci, kterých se na určitou dobu musíme vzdát.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Нам дано больше, чем есть у остальных, но приходится и жертвовать кое-чем.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Тъй като не сме обикновени хора, трябва да се откажем от някои неща.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.بقدر مالدينا مقارنات بالناس العاديين, فهنالك أشياء لابد من الإستسلام فيها
Sonuçlar, kokain tüketimininde standart tedaviye kıyasla önemli bir azalma sergilemiştir.Badania wykazały znaczne zmniejszenie spożycia kokainy w porównaniu z terapią standardową.
Sonuçlar, kokain tüketimininde standart tedaviye kıyasla önemli bir azalma sergilemiştir.Därför bör rekommendationer för säkrare användning anpassas till dessa bestämda risker. I vissa länder (t.ex.
Sonuçlar, kokain tüketimininde standart tedaviye kıyasla önemli bir azalma sergilemiştir.Kapitola 6Užívání opiátů a injekční užívání drog
Sonuçlar, kokain tüketimininde standart tedaviye kıyasla önemli bir azalma sergilemiştir.Výsledky ukázali významné zníženie konzumácie kokaínu v porovnaní so štandardnou liečbou.
Sorun, bir yıldıza kıyasla çok küçük olmaları, bu yüzden de zor bulunmaları.El problema es que son muy pequeños en comparación a una estrella, lo que les hace difícil de encontrar.
Sorun, bir yıldıza kıyasla çok küçük olmaları, bu yüzden de zor bulunmaları.Il problema è che sono davvero piccoli rispetto a una stella, quindi sono difficili da trovare.
Sorun, bir yıldıza kıyasla çok küçük olmaları, bu yüzden de zor bulunmaları.O problema é que são muito pequenos, em comparação com uma estrela, por isso são difíceis de encontrar.
Sorunlu kıyaslama.Bekymrende sammenligning.
Sorunlu kıyaslama.Confronto problematico.
Sorunlu kıyaslama. İzin verin göstereyim.Supărătoarea comparaţie.
Sorunlu kıyaslama. İzin verin göstereyim.Zorgelijke vergelijkingen.
Sorunlu kıyaslama.Les comparaisons à problème.
Sorunlu kıyaslama.Problematické porovnávanie.
Sorunlu kıyaslama.Problematické srovnávání.
Sorunlu kıyaslama.Problematische Vergleiche.
Sorunlu kıyaslama.Sự so sánh rối ren .
Sorunlu kıyaslama.Zavaró összehasonlítás.
Sorunlu kıyaslama.Μπερδεμένη σύγκριση.
Sorunlu kıyaslama.Ошибочное сравнение.
Soykırım öncesi Ruanda'nın medyası ile kıyaslanabilir.Boli porovnávaní s médiami v Rwande pred genocídou.
Soykırım öncesi Ruanda'nın medyası ile kıyaslanabilir.Była porównywana do mediów w Rwandzie przed ludobójstwem.
Soykırım öncesi Ruanda'nın medyası ile kıyaslanabilir.Có thể so sánh với giới truyền thông ở Rwanda trước thảm họa diệt chủng.
Soykırım öncesi Ruanda'nın medyası ile kıyaslanabilir.Den jämfördes med pressen i Rwanda före folkmorden.

İlgili Sayfalar