kıyas ile cümle
kıyas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Man kann nicht den Effekt von Multimedia-Tasking und von Actionspielen vergleichen.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Nemôžeme porovnávať účinok multimedia-taskingu a účinok hrania akčných hier.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Nemůžete srovnávat vliv "multimedia taskingu" a vliv hraní akčních videoher.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Non potete paragonare l'effetto del multimedia-tasking e l'effetto dei videogiochi d'azione.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.No pueden comparar el efecto de las multitareas multimedias y el efecto de jugar juegos de acción.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Nu putem compara consecințele de multimedia-tasking și efectele jocurilor de acțiune.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.On ne peut pas comparer l'effet du multitâche multimédia aux effets des jeux vidéo d'action.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Нельзя сравнить эффект мультимедийной многозадачности с эффектом видеоигр.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.Не можете да сравните ефекта от мултимедиа таскинг и ефекта от игране на видео игри.
Multimedya-tasking'in ve aksiyon oyunu oynamanın etkilerini kıyaslayamıyorsunuz.アクションゲームの影響は別物です 認知 知覚 注意力等の様々な側面で 全く違う影響を及ぼすのです
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Die halbe Anzahl an Teilen sind im Nano verbaut, verglichen mit einem typischen PKW.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.El Nano tiene la mitad de las partes que cualquier turismo.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Er worden 50% minder onderdelen gebruikt in de Nano dan in normale personenwagens.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Hanya diperlukan separo komponen pada Nano dibandingkan mobil yang biasa.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Jumătate din numărul de părți sunt incluse în Nano în comparație cu un autoturism tipic.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.전형적인 승용차와 비교해서 나노 자동차에는 부품이 절반 정도밖에 안됩니다.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.La Nano contient la moitié du nombre de pièces qu'on trouve dans une voiture de tourisme classique.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Nano chỉ dùng một nửa số bộ phận so với một chiếc xe chở khách thông thường.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Nano contiene la metà dei componenti rispetto a una normale automobile.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Nano obsahuje poloviční počet dílů ve srovnání s typickým osobním autem.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Nano zawiera połowę części w porównaniu do typowego samochodu osobowego.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Нано съдържа половината от частите, които има един типичен лек автомобил.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.מחצית מהחלקים כלולים בננו בהשוואה לרכב פרטי רגיל.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.فهنالك مايعادل فقط عدد نصف القطع في سيارة النانو اذا ماقورنت بالسيارات العاديه
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.部品の数は 一般的な乗用車の半分です ところでナノの全長は
Neandertallere bakarak ve şu an yaşayan insanlarınkiyle genomlarını kıyaslayarak bu soru sorulabilir.서유럽에서 살던 네안데르탈인과 현생인류의 게놈을 비교해야죠.
Neandertallere bakarak ve şu an yaşayan insanlarınkiyle genomlarını kıyaslayarak bu soru sorulabilir.היא להסתכל על הניאנדרטל שהגיע מדרום אירופה ולהשוות אותו לגנומים של אנשים החיים כיום.
Neandertallere bakarak ve şu an yaşayan insanlarınkiyle genomlarını kıyaslayarak bu soru sorulabilir.ان ننظر الى " النيدرثيلس " القادم من جنوب أوروبا وأن نقارن الجينوم الخاص به مع الجنس البشري اليوم
Neandertallere bakarak ve şu an yaşayan insanlarınkiyle genomlarını kıyaslayarak bu soru sorulabilir.現代人のゲノムとを 比較することです そこで我々は
- nitrojen - gazı varken biz neden azota kıyasla çok daha fazla oksijeni alıyoruz?왜 우리는 대기에 질소가 산소보다 많음과 관계없이 질소보다 훨씬 많은 산소를 흡수할까이죠
- nitrojen - gazı varken biz neden azota kıyasla çok daha fazla oksijeni alıyoruz?הרבה יותר חמצן מאשר חנקן, בפרט כאשר יש הרבה פחות חמצן באטמוספרה מאשר חנקן?
Nükleer güç istasyonlarıyla kıyaslamalar da bir o kadar popülerdi:También fueron populares las comparaciones con estaciones de energía a carbón:
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Angajarea si competitia este foarte apriga pentru acel program, asa ca nu multi oameni intra.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Anställning och tävlingen är verkligen häftigt för det programmet. Så inte många personer kommer in.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.그과는 취업률도 높고 경쟁률도 높고 그래가지고
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.L'emploi et la compétition sont vraiment féroces pour ce programme, donc pas beaucoup de gens y rentrent.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Pekerjaan dan kompetisi sangat kejam di program itu, Jadi tidak banyak orang yang bisa masuk kesitu.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Việc nhận vào và cạnh tranh trong khoa đó rất khốc liệt. vì thế không có nhiều người vào.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Werk en competitie is echt heftig voor die opleiding, dus niet veel mensen worden aangenomen.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Zatrudnienie i rywalizacja są tam bardzo zacięte, więc niewiele osób się tam dostaje.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Η απασχόληση και ο ανταγωνισμός είναι πολύ έντονος για το εν λόγω πρόγραμμα, ώστε πολλοί δεν μπαίνουν μέσα.
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.التوظيف و التنافس على ذلك البرنامج شديد جداً
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.辞める子はほとんどいないって 空きができないと入れないだろ
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Așadar, de exemplu, statele concurează îndârjit să atragă sau să extindă noi fabrici auto.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.예를 들자면 주 정부는 매우 활발하게 새로운 자동차 공장을 유치하거나 확장하기 위해 경쟁합니다.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Na przykład stany ostro rywalizują ze sobą o nowe fabryki samochodów lub rozbudowę starych.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Par exemple, les états se font une concurrencent vigoureuse pour attirer ou agrandir les usines de voitures.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.Так, наприклад, штати дуже енергійно конкурують, щоб залучити нові автомобільні заводи або розширити існуючі.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.אז לדוגמא, מדינות מתחרות ביניהן באופן נמרץ מאד איך למשוך מפעלי מכוניות חדשים או להרחיב מפעלי מכוניות.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.على سبيل المثال، فإن الولايات تتنافس بشكل فاعل لجذب مصانع السيارات الجديدة أو توسعة المصانع الراهنة.
Örneğin eyaletler yeni araba fabrikaları kurmak veya var olanları genişletmek için kıyasıya rekabet ederler.新車工場や自動車工場拡大を促したとしましょう 彼らは全種の事業税制措置を施します
Para ile doğmuş ailelere kıyasla... ...imparatorluklarını sıfırdan inşa edenlerini destekliyorum.Jobb szeretjük az olyanokat, akik önerőből boldogulnak, mint azokat, akik csak öröklik a pénzt.
Para ile doğmuş ailelere kıyasla... ...imparatorluklarını sıfırdan inşa edenlerini destekliyorum.Nous aimons les gens qui se font tous seuls, pas ceux qui héritent de leur argent.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Bastante mejor que una audiencia media, se lo puedo asegurar.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Dobře, mnohem lepší než průměrná skupina, to vám řeknu.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Dobre, oveľa lepšie ako priemer, to vám poviem.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.좋아요, 평균적인 청중보다 훨씬 낫군요. 제가 그것에 대해 말씀 드릴게요
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.OK, deci mult, mult mai bine decât media, pot să vă spun.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.OK, dobrze, znacznie powyżej średniej, tyle mogę wam powiedzieć.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.Ok, eh bien, c'est bien plus que la moyenne, je peux vous le dire.