kıyas ile cümle
kıyas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu sadece vücuttaki 20 veya 30 hücrenin çapının vücuttaki diğer ortalama hücrelerle kıyaslanması.Тобто альвеола за розміром як 20 чи 30 середніх клітин в тілі людини.
Bu sadece vücuttaki 20 veya 30 hücrenin çapının vücuttaki diğer ortalama hücrelerle kıyaslanması.Това са само около 20 до 30 клетки на диаметър за Обикновените клетки в човешкото тяло.
Bu sadece vücuttaki 20 veya 30 hücrenin çapının vücuttaki diğer ortalama hücrelerle kıyaslanması.إذا فهذا حوالي 20 -30 خلية أو متوسط خلية الجسم البشري
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Ăsta e un "diff", ăsta din dreapta.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.C'est ce qu'on appelle un " diff ", ce truc ici à droite.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Dies nennt man ein "Diff", dieses Ding hier rechts.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.이건 "diff"라고 하는건데, 여기 오른쪽에 있는 겁니다.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Diff-nek hívják, ezt az izét itt jobboldalt.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Dit heet een "diff", dat ding rechts.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Esto se llama "diff", esto de la derecha.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Questa si chiama "diff", questa cosa a destra.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Thứ bên phải này gọi là "diff"
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Tomuto pohledu se říká "diff".
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.To z prawej nazywa się "diff".
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Αυτό ονομάζεται "diff", αυτό το πράγμα εδώ στα δεξιά.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.Окно справа называется "diff".
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.זה נקרא "diff", הדבר הזה מימין.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.ويطلق عليها " diff ", هذا الشيء على اليمين هنا
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.たくさんの人が手を 入れた文章について
Bu üç firmadan ilk ikisi daha büyükler. Çok az sayıda rakip var, ancak kıyasıya rekabet ediyorlar.Ty první dva jsou dominantní, nejsou v koordinaci nebo alespoň pokud víme, pokud jsou, určitě taky soutěží.
Bu üç ülkedeki kullanım düzeyleri yine de diğer Avrupa ülkelerine kıyasla yüksektir.I samma enkät redovisades låg konsumtion av crack-kokain bland användare av kokain.
Bu üç ülkedeki kullanım düzeyleri yine de diğer Avrupa ülkelerine kıyasla yüksektir.Käyttömäärät näissä kolmessa maassa ovat silti suuria verrattuna muihin Euroopan maihin.
Bu videomuzda, M1'deki bu artışı, Çin'in yurtdışı yatırımlarındaki artış ile kıyaslamaya çalışacağım. .Lo que quiero hacer en este video es comparar eso con el incremento en activos en el extranjero.
Bu videomuzda, M1'deki bu artışı, Çin'in yurtdışı yatırımlarındaki artış ile kıyaslamaya çalışacağım. .V tomto videu bych to chtěl porovnat se zvýšením zahraničních aktiv. Znovu se posuneme sem nahoru.
Bu yüzden de bu kıyaslamayı yaptım.במערכת הלא הפיכה.
Bu yüzden de bu kıyaslamayı yaptım.للغير متعاكس
Bu yüzden kârınız dizüstü bilgisayar üreticisinin kârına kıyasla çok azdır.노트북 제조사에 비하면 세발의 피이지만 그래픽 칩을 수백만 개 팔 수 있다면
Bu yüzden kârınız dizüstü bilgisayar üreticisinin kârına kıyasla çok azdır.مقارنة بما بكسبه مصنّع الحواسيب المحمولة لكنك قد تبيع ملايين
Bu yüzden kârınız dizüstü bilgisayar üreticisinin kârına kıyasla çok azdır.このようにOEMの場合は大量生産となるため 利益が何倍にも増加するのです
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.Beh, misureremo la quantità di energia dopo la collisione,
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.Bien, mediremos la cantidad de energía después de la colisión,
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.충돌 전과 후의 에너지 량을 서로 비교하는 겁니다.
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.Změříme množství energie po srážce a porovnáme ho s množstvím energie před srážkou
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.ובכן, אנחנו נמדוד את כמות האנרגיה אחרי ההתנגשות, נשווה אותה לכמות האנרגיה לפני,
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.حسن، سنقوم بقياس كمية الطاقة بعد التصادم، و نقارنها بكمية الطاقة قبله،
Çarpışmadan sonraki enerji miktarını ölçüp, çarpışmadan önceki miktar ile kıyaslayacağız.衝突前のエネルギー量と比べます 衝突後の方がエネルギーが少なければ
Çin'de aldığım şeyle kıyaslayınca bu şeker gibi kalıyor.Isso é açúcar comparado com o que tomei na China.
Çin'de aldığım şeyle kıyaslayınca bu şeker gibi kalıyor.Jak to będzie?
Çin'de aldığım şeyle kıyaslayınca bu şeker gibi kalıyor.Това е захар, в сравнение с това, което взимах в Китай.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Akulah hikmat, lebih berharga dari berlian; tak dapat dibandingkan dengan apa pun yang kauidamkan
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Albowiem lepsza jest mądrość niż perły, także wszystkie pożądane rzeczy nie porównają z nią.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Car la sagesse vaut mieux que les perles, Elle a plus de valeur que tous les objets de prix.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Denn Weisheit ist besser als Perlen; und alles, was man wünschen mag, kann ihr nicht gleichen.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Edelstenen vallen in het niet bij de wijsheid; zelfs uw stoutste dromen vallen daarbij in het niet.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.For visdom er bedre enn perler, og ingen skatt kan lignes med den.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.대저 지혜는 진주보다 나으므로 무릇 원하는 것을 이에 비교할 수 없음이니라
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Lebo múdrosť je lepšia než koraly, a jakékoľvek prežiadúcne veci sa jej nevyrovnajú.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Mert jobb a bölcseség a drágagyöngyöknél; és semmi gyönyörûségek ehhez egyenlõk nem lehetnek.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Nebo lepší jest moudrost než drahé kamení, tak že jakékoli věci žádostivé vrovnati se jí nemohou.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.perché la scienza vale più delle perle e nessuna cosa preziosa l'uguaglia»
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Porque la sabiduría es mejor que las perlas; nada de lo que desees podrá compararse con ella
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Porque melhor é a sabedoria do que as jóias; e de tudo o que se deseja nada se pode comparar com ela.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Sillä parempi on viisaus kuin helmet, eivät mitkään kalleudet vedä sille vertaa.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.thi Visdom er bedre end Perler, ingen Skatte opvejer den
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Ty visheten är bättre än pärlor; allt vad härligt som finnes går ej upp emot henne.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Vì sự khôn ngoan có giá hơn châu ngọc, Và các vật mình ưa thích hơn hết chẳng sánh bằng nó đặng.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Vì sự khôn_ngoan có_giá hơn châu_ngọc , Và các vật mình ưa_thích hơn hết chẳng sánh bằng nó đặng .
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Zakaj boljša je modrost od biserov, in vse, kar si more kdo želeti, se ne more enačiti ž njo.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Διοτι η σοφια ειναι καλητερα λιθων πολυτιμων και παντα τα επιθυμητα πραγματα δεν ειναι ανταξια αυτης.
Çünkü bilgelik mücevherden değerlidir, Dilediğin hiçbir şey onunla kıyaslanamaz.Защото мъдростта е по-добра от скъпоценни камъни, И всичко желателно не се сравнява с нея.