kıyas ile cümle

kıyas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bugünlerde geçmiş kıyasla daha az umut varmış gibi gelebilir.Nu lijkt het misschien alsof er tegenwoordig minder hoop is dan vroeger.
Bugünlerde geçmiş kıyasla daha az umut varmış gibi gelebilir.On pourrait croire qu'il y a moins d'espoir aujourd'hui qu'autrefois.
Bugünlerde geçmiş kıyasla daha az umut varmış gibi gelebilir.Ora, potrebbe apparire che vi sia meno speranza oggi che in passato.
Bugünlerde geçmiş kıyasla daha az umut varmış gibi gelebilir.Pode parecer que há menos esperança hoje do que antigamente. As pessoas são menos gentis.
Bu ikisini kıyaslayıp aralarındaki ilişkileri belirleyebilecek bir yazılım olduğunu da farzedelim.이 두개를 비교할 수 있는 소프트웨어가 있어서 연결을 시킬 수 있다면 어떻까 상상해 봅시다
Bu ikisini kıyaslayıp aralarındaki ilişkileri belirleyebilecek bir yazılım olduğunu da farzedelim.והיתה תוכנה שהיתה יכולה להשוות את השניים האלה וליצור את הקשרים האלה.
Bu ikisini kıyaslayıp aralarındaki ilişkileri belirleyebilecek bir yazılım olduğunu da farzedelim.ويوجد هناك برمجية يمكنها مقارنة هذين الإثنين وإجراء كل هذه الروابط.
Bu ikisini kıyaslayıp aralarındaki ilişkileri belirleyebilecek bir yazılım olduğunu da farzedelim.できるかもしれません 難しくありません 現にそのソフトは私の会社にあります
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstracte ideeën verbleken bij die eerste bloemetjes en bijtjes.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Abstrakte Ideen sind fade Gedanken im Vergleich zu diesen ersten Bienen und Blumen.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Absztrakt elképzeléseink csak fakó dolgok ezekhez az első zümmögésekhez képest.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Ideile abstracte sunt lucruri palide în comparaţie cu acele prime albine şi înfloriri.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.추상적인 생각들은 벌과 꽃과 같이 구체적인 것에 비하면 희미한 것입니다,
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Las ideas abstractas son pálidos referentes comparados con aquellas primeras abejas y flores.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Le idee astratte impallidiscono se confrontate alle prime api e ai primi fiori.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Ý tưởng trừu tượng là mờ nhạt khi đem so với con ong và bông hoa.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Οι αφηρημένες ιδέες είναι άχρωμες, συγκριτικά με τα ανθόφιλα και τα άνθη.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.Абстрактные идеи — это жалкое подобие впервые увиденных пчёл и цветов.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.רעיונות מופשטים הם דברים חיוורים בהשוואה לדבורים והפריחות הראשונים.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.و بالنسبة للبراعم الحديثة فالأفكار المجردة ماهي إلا أشياء باهتةٌ عديمة المعنى.
Bu ilk vızıltılara ve pırıltılara kıyasla, soyut düşünceler pek soluk kalır.隠喩は想像力や感覚を必要とします
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.Aici n-avem cu cine să ne comparăm. Suntem unicul animal care merge vertical pe două picioare.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.Aquí no hay punto de comparación. Pues somos los únicos animales que caminan sobre dos extremidades.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.Här kan man inte hitta något art att jämföra med. Därför att vi är det enda djur som går upprätt på två ben.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.Her kan man ikke finde noget at sammenligne det med for vi er de eneste dyr som går oprejst.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.In questo caso non abbiamo paragoni, poiché siamo gli unici animali a camminare su due gambe.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.이 점에선 비교할 대상을 찾을 수 없습니다. 인간이 두 발로 서서 걷는 유일한 동물이기 때문이죠.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.Nie mamy się tu z kim porównać, jako jedyne zwierzę, które chodzi wyprostowane, na dwóch nogach.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.Нет животного для сравнения. Только мы ходим на двух ногах.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.כאן אין עם מי להשוות. כי אנחנו החיה היחידה שהולכת זקוף על רגליה.
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.في هذه الحالة لا يوجد حيوان اخر ليقارن به لاننا الحيوانات الوحيدة التي تمشي على قدمين
Bu konuda kıyaslanacak bir hayvan da yok, çünkü iki ayak üzerinde yürüyen tek hayvan biziz.二本足で直立して歩くのは人間だけだからです でも どの類人猿やサルも
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Em comparação, os aparelhos de televisão comercializados dentro da Europa têm um valor médio de €350.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.En comparación, los televisores comercializados en Europa tienen un valor medio de 350 euros.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Ezzel szemben az Európán belül értékesített TV készülékek átlagos értéke 350 euró.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Fernsehgeräte bei durchschnittlich 350 EUR.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.I rifiuti spediti sono anche aumentati all’interno dell’UE, ma a un livello molto inferiore.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Na porovnanie priemerná hodnota televízneho
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Som jämförelse har tv-apparater som säljs inom Europa ett genomsnittsvärde på 350 euro.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Til sammenligning har tv-apparater, der handles inden for Europa, en gennemsnitlig værdi på 350 EUR.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Vuonna 2007 Aasiaan vietiin jätepaperia yhtä paljon kuin yhdestä EU-maasta toiseen.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Za primerjavo: televizijski sprejemniki, ki se prodajajo v Evropi, imajo povprečno vrednost 350 EUR.
Buna kıyasla, Avrupa içerisinde ticareti yapılan televizyonların ortalama değeri 350 AVRO’dur.Количеството на извозените метали в рамките на ЕС е било по-голямо от транспортираните към Азия.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaEiner davon ist dass wir bessere Nachriten haben:
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaJednou z nich je lepší zpravodajství:
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaJednym z nich jest lepszy dostęp do informacji.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyasla그 중 하나는 이 시대 보도 미디어의 발전에 있습니다.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaNapríklad v súčasnosti máme lepší prístup k informáciám.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaUma delas é que possuímos mais informações.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaUna de ellas es que hay mejores reportajes:
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaUna é che gli eventi sono testimoniati meglio.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaUnul e că avem o informare mai bună:
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaΈνας από αυτούς είναι πως έχουμε καλύτερη ενημέρωση.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaЕдна от тях е, че имаме по-добро отразяване :
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaОдна из них - это лучшие средства оповещения: "Ассошиэйтед Пресс -
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaПерша з них - у нас краще інформування.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaהאחת, תקשורת טובה יותר. סוכנות "אסוסייאטד פרס"
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaأحدهم هو إننا نمتلك اليوم وسائل تغطية إعلامية أفضل : " الصحافة
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyasla戦争に関して上をいく年代史家です
Bunu, 1939 yapımı "Oz Büyücüsü" ile kıyaslayın.이걸 1939년 "오즈의 마법사"와 비교해보세요.

İlgili Sayfalar