Hatta iki türün kıyaslanmasına da karşıyım.ניתן להכליא בין שני המינים.
Bizimle kıyas kabul etmeyecek kadar fazla sayıda Türkle çarpışıyorduk.באים עשרות מיליוני נוצרים שרוצים לעמוד לצידנו.
Garrett serinin önceki oyunlara kıyasla çok rahat hareket edemiyor.ריימן מאוד פגיע במשחק, לעומת המשחקים הקודמים.
Sürekli bir kıyas hali psikolojik bir rahatsızlıktır.תופעה זו מכונה בפסיכולוגיה השלכה.
HTML5’in bazı özellikleri Adobe Flash ile kıyaslansa da, aslında iki teknoloji birbirinden çok farklıdır.Често HTML5 е сравняван с Adobe Flash, но двете технологии са напълно различни.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Harmonie Magazine сравняват свиренето му на китара с това на Робърт Фрип от Кинг Кримсън.
Aslanlar diğer kedilere kıyasla alışılmadık biçimde sosyaldirler.В сравнение с другите котки лъвовете са изключително социални.
Kırsal alanda okuma yazma oranı şehre kıyasla oldukça düşüktür.Образованието в града е сравнително задоволително, съпоставено с това в страната.
Bu resim o zamanın portrelerine kıyasla çok değişikti.Този портрет е по-различен от подобните му.
Transistör bazlı bilgisayarların, öncellerine kıyasla fazla sayıda ve belirgin avantajları vardı.Компютрите, изпълнени с транзистори, имат няколко отчетливи предимства пред предшествениците си.
Kıyaslar toplumsal ayrım ve şiddeti körükleyen etkenlerdir.Палестинските действия варират от гражданско неподчинение до насилие.
Her üç bileşen de birbirleri ile kıyaslanabilir büyüklüktedir.Всички те се различават един от друг само по размера на частиците.
Erken dönemli teoriler buzul dönemlerinin buzullararası dönemle kıyaslandığında daha kısa olduğu yönündeydi.Ранните теории приемат, че заледяванията са краткотрайно в сравнение с дългите междуледникови периоди.
Hatta bu hareketler kıyaslanamaz bile olabilir.Призраците може дори да не са реално там.
Bu gruplardaki insanlar, çoğu öğretmen ve öğrenciye kıyasla öğrenme nesneleriyle daha ilgilidir.Обучаемите, особено възрастните, учат по-добре чрез споделяне на своя опит.
Aminlere kıyasla amitler zayıf bazlardir.Нейните истории не са за хора със слаби сърца.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.Takvim sustavima može se smanjiti potrošnja goriva od 10-25%.
Uslan sonra kendi metnini The Dark Knight Returns adlı eserle kıyasladı.Prema Snyderu film će svoju inspiraciju crpiti iz stripa The Dark Knight Returns.
Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'le kıyaslandığında onun ana eksene olan ortalama uzaklığı 0,39 AB'dir.Za usporedbu, Merkur, najbliži planet Suncu, ima veliku poluos elipse od 0,39 AJ.
Denektaşları kullanılarak yapılan kıyaslamalar kolay değildir.Vaditi ih kružnim pokretima nije praktično.
Daha sonra sırasıyla icma ve kıyas, sonra ise fer'î delillere başvurulur.Oni će se kasnije udružiti sa Saponima i Tutelima, i nestati iz povijesti.
Yaşlı erkeklerin bir kadını hamile bırakabilme olasılığı genç erkeklere kıyasla daha düşüktür.Shvaćam kako je nepoštena činjenica da muškarci mogu dobiti djecu kad su mnogo stariji nego žene."
Windows sürümü, konsol sürümüne kıyasla bazı değişiklikler içermektedir.Maglev vjetroturbine imaju nekoliko prednosti nad konvencionalnim vjetroturbinama.
Dünya'nınkiyle kıyasla Ay'ın sadece çok zayıf bir dış manyetik alanı vardır.Oproti Zemi má Mesiac veľmi slabé magnetické pole.
The Guardian gazetesinden Michael Cragg şarkıyı "Only Girl (In the World)" ile kıyasladı.Michael Cragg z denníka The Guardian prirovnal počin k predošlej Rihanninej piesni „Only Girl (In the World)“.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Cena bola na ich počesť nazvaná Ansari X Prize.
Buna rağmen, takım kısa sürede toplandı ve Arsenal ile kıyasıya bir mücadeleye girdi.Napriek tomu sa United dostali do formy a začali zvádzať tuhý boj o titul s Arsenalom.
Sezon boyunca Beşiktaş ile kıyasıya yarışa girdi.V priebehu sezóny zmenil v rámci súťaže dres.
Ayrıca, coğrafi konumu itibarıyla de bölge ülkelerine kıyasla oldukça avantajlı durumdadır.A to aj v prípade, keby mal relatívne lepšie finančné zázemie ako pôvodní členovia skupiny.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Je to opakom toho, keď človek neúmerne velebí sám seba.
Kızıl tilkilerin testisleri kutup tilkilerine kıyasla daha küçüktür.Šľachy ropuchy zelenej sú kratšie než u ropuchy bradavičnatej.
Ayrıca alnı da diğer musurlara kıyasla oldukça dik olarak inmektedir.Jej zariadenie vo vnútri je v porovnaní s ostatnými mešitami známymi z iných krajín tiež relatívne strohé.
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Postupne si začal uvedomovať, že ľudia sa inak správajú k sebe navzájom a inak k zvieratám.
Ancak bu çekirdek, standart sarmal galaksilerinkilere kıyasla çok daha önemli büyüklükte olur.Preto sú mínomety oveľa ľahšie než klasické delá rovnakého kalibru.
Deyimsel çeviriler önceki çevirilere kıyasen çevrilir.Prevodi besednih zvez so prevedeni po analogiji glede na prejšnje prevode.
Kıyas yoluyla hükme varan hukukçuya müçtehit denilir.To odločitev sprejme sodnik za skok s palico.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.MALS naj bi zmanjšal porabo goriva za 10-15%.
Adından türetilen yuvarlak görünüşüne rağmen, J 29 o döneme kıyasla hızlı ve çevik bir uçaktı.Kljub na izgled nearodinamični obliki je bil J29 hiter in dobro krmarljiv.
İlk olarak baskın grupla yapılan kıyaslamaların boyutu değiştirilebilir.Najprej naj se izračuna število spremenljivk.
Sadece siyah kürk pigmentasyonu dişi kedilere kıyasla erkek kedilerde daha fazla görülür.Ta črna pigmentacija dlak je pri samčkih rahlo bolj razširjena kot pri samičkah.
1986’daki 3,5 milyon vakaya kıyasla oldukça düşük bir rakamdır.To je občuten padec od 3,5 milijona primerov v letu 1986.
Kıyasa en son başvurulur.Največ je v uporabi slednji princip.
Mutlak üstünlük'te bir ülke diğer bir ülkeyle kıyaslandığında birim girdi başına daha fazla çıktı üretir.Ker sem odrasel v popolnem svetu, so bile druge stvari bolj v kontrastu.
Yakıtların ekonomik kıyaslaması efektif maliyete göre yapılır.Ali je recikliranje občinskih kosovnih odpadkov ekonomsko učinkovito?
Hatta iki türün kıyaslanmasına da karşıyım.Uporabljajo se tudi za vklepanje dveh oseb skupaj.
Fakat insan vücudunda suyun oranı, okyanuslardaki su miktarı ile kıyaslanamayacak kadar azdır.Alkani so slabo topni v vodi, zato je njihova količina v oceanih zanemarljiva.
Diğer bakterilerle kıyaslandıklarında çok daha uzun ancak çok daha ince bakterilerdir.Juk palyginus su bakterijomis, jos net labai didelės.
Şehir eyaletteki diğer şehirlerle kıyaslandığında oldukça ileri ve huzurlu bir merkezdir.Palyginus su miestu senamiestyje yra nepaprastai gražu ir ramu.
Yakın akrabası speed metal ile kıyaslanacak olursa thrash metal'in çok daha agresiftir.Lyginant su susijusiu speed metal ši pakraipa yra žymiai agresyvesnė.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Šiandien pareigas galima lyginti su dabartiniais Vidaus reikalų ministro įgaliojimais.
Ama diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan memelidir.Lyginant pagal kūno dydžio santykį su kitais paukščiais, varniniai turi didžiausias smegenis.
Çoklu dizi hizalamalarına bakarken, dizileri kıyaslamakta farklı özellikleri göz önüne almak yararlı olabilir.Kol arbata nusėda, įdomu stebėti įvairias joje susidarančias formas.
Aracın önü ve içi önceki kasaya kıyasla revize edilmişti.Buvo atnaujintas automobilio priekis ir interjeras.
Şerbetçi otundan gelen acılık, diğer manastır biralarına kıyasla biraz daha yüksek olma eğilimindedir.Apsilankius Megalo Meteoron, galima pamatyti daug daugiau nei kitose vienuolynuose.
İşletme masrafı sermaye şirketlerine kıyasla oldukça düşüktür.Šio verslo sąnaudos santykinai mažos, palyginus su gaunamais pelnais.
Bu tür psikolojik değişikliklere uyum sağlamak ise davranış değişikliğiyle kıyaslandığında daha zordur.Kartais šie pataisymai būna sudėtingesni nei pats formato keitimas.
Sürekli bir kıyas hali psikolojik bir rahatsızlıktır.Bendras postūmis – nepakeliamas psichologinis skausmas.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Sellest osasaamine on võimalik vaid sellega kooskõlas olemise läbi.
Büyüklük bakımından ev kedisi ile kıyaslanabilir.Suuruselt on ta võrreldav kodukassiga.
Ancak bu iki tüberkül de maksiller birinci premolara kıyasla daha az keskindir.Samas jääb kahe viimase vaheline digilõhe väiksemaks kui esimesena toodud näites.