kıyafet ile cümle
kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Он раскадрировал большинство сцен сам.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.И несмотря на то, что он никогда не вернётся, Она одета в чёрное.
Kıyafet seçimleri de birbirinin benzeridir.Одежда та же, что у других моро.
Kendine has saç ve kıyafet stili, Karl Lagerfeld gibi moda tasarımcılarına ilham kaynağı oldu.Её запоминающийся стиль в одежде сделал её музой для модельеров, таких как Карл Лагерфельд.
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.Например, выдаётся бесплатная одежда рабочим.
Normal kıyafet giyerler.Обычной одеждой не пользуется.
Gelenek ve göreneklerine gayet bağlıdır kıyafetler tamamen yöreseldir.Привычки в одежде и социальная жизнь: Переодевается настолько часто, насколько это возможно.
Siyah bir SWAT'ların giydiği kıyafet vardı.На бойцах SWAT была чёрная тактическая униформа.
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.У коллектива целая коллекция костюмов.
Pakette eşyanın yanı sıra çocuk kıyafetleri de mevcuttur.Так же существует линия детской одежды.
Aynı zamanda halk oyunlarında da kullanılan kıyafetler, gündelik yaşamın izlerini taşımaktadır.Маски использовались и в повседневной жизни с целью скрыть лицо.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Традиционный костюм ныне вытеснен современной одеждой.
Arka planda, dışarının göründüğü bir pencere ve sandığa kıyafet yerleştirmekte olan iki hizmetçi vardır.На заднем плане картины справа изображены две служанки, занятые сундуком с нарядами.
Ayakkabının tarihi kıyafetlerin tarihi kadar eskidir.История моды почти так же стара, как и история костюма.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.هاكاما (باليابانية: 袴) هو نوع من أنواع الملابس اليابانية التقليدية.
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.لا مشكلة من ارتداء الملابس فوق الدواء.
Kamo çetenin karagahına gidip kıyafetini değiştirdi.واتجه كامو، بعد ذلك، إلى مركز تجمع العصابة حيث قام بتبديل ملابسه.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.ملابس النساء يوميا.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.وينطبق نفس الشيء على الثياب.
Güney Asya'da abaye yerine giyilen kıyafet Burkadır.التأنق في أرتداء الملابس أمر مهم في كوريا الجنوبية.
Bu sebeple, bale sanatının, modası geçmiş kıyafetlerden ve figürlerden kurtarılması gerektiğini düşünüyordu.ولذلك أراد فوكين أن يجرّد الباليه من الإيماءات المصطنعة والملابس البالية.
Tutuklanan iki beyazın erkek kıyafetleri giymiş kadınlar olduğu anlaşıldı.الشخصين ذوى البشرة البيضاء الذين اعتُقلوا عرف أنهم نساء مرتديين ملابس رجال .
Grup çeşitli okul personeli kıyafetleriyle enstrümanlarını çalarlar.يرتدي معظم طلاب المدارس الزي الرسمي.
Pilotlar ve uçuş mürettebatı , çeşitli renklerde kıyafetler giyer.أستخدم الطيارين وأطقم الطيران عدة ألوان لبدلة الطيران.
Bu göçlerde yine yöreye özgü kıyafetler giyilir.في ايامنا هذة تلُبس هناك ملابس اهل الجزيرة.
3 Aralık - Kıyafet Kanunu kabul edildi.يوم 3 أكتوبر صدر قانون الزواج المدني.
"ÖĞRENCİLERE GETİRİLEN KILIK KIYAFET SERBESTLİĞİNİN OKUL BİLEŞENLERİ GÖZÜNDEN İNCELENMESİ (ANKARA ÖRNEĞİ).""ازدياد عدد المواقع التي تدفع للطلاب النقود".
Amacı, adet sıvısının (endometrium uterus astarından gelen kan) kıyafetlere sızmasını önlemektir.الغرض منه هو منع سائل الحيض (دم محتوي على بطانة الرحم) من التسرب إلى الملابس.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.لذا نجده يغير المهن التي امتحنها كما يغير ملابسه.
Dize yakın sayılabileccek etek, dar pantolon ve kısa kollu kıyafetlere izin verilmiyor.تم تحذير الرجال من ارتداء السراويل القصيرة والملابس الداخلية فقط.
Mavi bir kıyafet giyer.يرتدي اللونين الأزرق.
İslami kıyafet konusu göçle ve Batı Avrupa'da İslam'ın konumu ile bağlantılıdır.لذلك فقضية االزي الإسلامي ترتبط بقضايا الهجرة ووضع الإسلام في أوروبا الغربية.
Resmi kıyafet ve üniformalar.الملابس والمنتجات الإستهلاكية.
Her yaş grubuna ait yeni kıyafetler de mevcuttur.تم توزيع الملابس على جميع أهالي الرضع.
Düğünlerde geleneksel bir kıyafet giyilmez.اللباس التقليدي للعروس.
Kıyafeti Xbox Live'dan avatar kıyafeti olarak alınabilir.يمكن تغيير ملابس بو من المتجر من خلال قسم "ملابس" .
Sanat eserlerinde, papa kıyafetlerini giymiş, elinde kitap tutan tasvirleri mevcuttur.في الفن، يتم تصويره في الثواب البابوي، ويمسك معه كتاب.
Halkalar, paslanmayı önlemek için siyah lake ile kaplanır ve her zaman giysiye veya deri kıyafete dikilirdi.طُليت الحلقات بالأسود لحمايتها من الصدأ، وكانت دائمًا مخيطة على حاملٍ من القماش أو الجلد.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Diferente do atual, ele era mais gordo e não usava roupas.
Tina Knowles ise bu performanslar için kıyafet tasarımları yaptı.Tina Knowles confeccionava o figurino para suas performances.
Karakterin kıyafetinin rengi, fiziksel özellikleri değiştirilebilir.As cores das roupas dos personagens podem ser alteradas.
"Kıyafetler konuşuldu"."Eu Já Tirei a Tua Roupa".
Şapkalar, yatak takımları veya kıyafetlerin paylaşılmasıyla bulaşma daha az yaygındır.A transmissão através da roupa ou roupas de cama é muito menos comum.
Kıyafet değiştirerek Aminta yanına gelir ve onu Alessandro'nun huzuruna götürmeyi teklif eder.Ele entra a Aminta em disfarce e lhe se oferece para o levar a Alessandro.
Saygı, birlik ve hoşgörü bilincini ve mesajlarını iletmek için kıyafetleri kullanmak.Usa roupas para transmitir conscientização e mensagens de respeito, unidade e tolerância.
Bunların yanı sıra kızkardeşleri ile birlikte D-A-S-H adlı kıyafet butiğini işletmektedir.Ela comanda com suas irmãs a boutique D-A-S-H.
Bununla birlikte, daha küçük ölçekli figüratif asmalar ve ipekli kıyafetler de söz konusudur.No entanto, a uma escala menor, há menções a cortinados e roupa.
Adana'nın yöresel kıyafeti şalvardır..Mãe de Conan quando sob disfarce.
Gaga'nın uzun zamanlı iş birlikçisi Brandon Maxwell kıyafet tasarımını yaptı.O colaborador de longa data de Gaga, o designer Brandon Maxwell, também envolveu-se no projeto.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.Tem uma profunda admiração pela Sakaki.
2005'te A Life Once Lost'un "Hunter" albümünde metalcore kıyafetiyle çalışır.Em 2005, ele trabalhou com a banda A Life Once Lost em seu álbum Hunter.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
Faroe halk hikâyelerinde, huldufólklar "iri yapılı, gri kıyafet ve siyah saçlı" olarak tanımlanır.Nas lendas do povo Féroe, dizem que o Povo Oculto é “corpulento, de roupas todas cinzentas e cabelos pretos”.
Bu olaylardan sonra Gılgamış'ın ünü yayılır ve zengin kıyafetleri içinde şöhreti göz alıcıdır.É atenta aos acontecimentos do mundo, procurando transparecer em suas roupas ideais.
Mavi bir kıyafet giyer.Usa uma camisa azul.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.Quando começava a fazer a barba, queixou-se de que tinha dificuldades em respirar.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Seus trajes também são lindos."
Kıyafet tasarımlarının yanı sıra Damra markalı pırlanta ürünlerinin tasarımını da gerçekleştirmiştir.Além de confecções, desenvolveu perfumes com sua marca.
Subay rütbe kıdemlerinin kıyafete takılan kıdem işaretleri yoktur.Fuzileiros navais não vestem nenhuma insígnia de posição em seus chapéus de utilidade.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Colecciona relógios e roupas.