kıyıya ile cümle

kıyıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Tutaj na wybrzeżu w Kalifornii Park Narodowy Redwood rośnie na wysokość 40 pięter.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Εδώ, στην ακτή της Καλιφόρνια, το δάσος με σεκόγιες... φτάνει σε ύψος ίσο με 40 ορόφους.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.На крайбрежието в Калифорния, гората от червени дървета расте до 40 етажа височина.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Уздовж узбережжя на півдні Каліфорнії секвої сягають 40 поверхів угору.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.לאורך החוף כאן בקליפורניה, יער הסקויה צומח לגובה של 40 קומות.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.وهنا على الساحل في كاليفورنيا، غابة الخشب الأحمر تنمو بارتفاع 40 طابقاً.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.セコイアの森では 木の高さは40階程まで成長します しかし木造の建物と聞いて 頭に浮かぶのは
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.而喺加州海岸嘅紅木林 樹木可以生長到 40 層樓高
Hatta onu kıyıya sürükleyen rüzgarlara bakın, onların birbirlerine sarılma şekli de gerçeğe uygun değil.И даже зефиры, ветра, которые принесут её на берег, переплетаются невозможным образом.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.A vstoupiv na lodí, přeplavil se, a přišel do města svého.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.A vstúpiac do lode preplavil sa na druhú stranu a prišiel do svojho vlastného mesta.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Da trat er in das Schiff und fuhr wieder herüber und kam in seine Stadt.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Ðức Chúa Jêsus xuống thuyền lại trở qua biển và đến thành mình.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Ðức_Chúa_Jêsus xuống thuyền lại trở qua biển và đến thành mình .
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.E entrando Jesus num barco, passou para o outro lado, e chegou � sua própria cidade.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.És hajóra szállva átkele, és méne a maga városába.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Habiendo entrado en la barca, Jesús pasó a la otra orilla y llegó a su propia ciudad
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.In stopi v ladjo ter se prepelje in pride v svoje mesto.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Isus S'a suit într'o corabie, a trecut marea, şi a venit în cetatea Sa.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Ja hän astui venheeseen, meni jälleen toiselle rannalle ja tuli omaan kaupunkiinsa.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Jésus, étant monté dans une barque, traversa la mer, et alla dans sa ville.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Jezus stapte in een boot en stak over naar Kapernaüm, waar Hij woonde.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.예수께서 배에 오르사 건너가 본 동네에 이르시니
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Och han steg i en båt och for över och kom till sin egen stad.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Og han gikk i båten og fór over og kom til sin egen by.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Og han gik om Bord i et Skib og for over og kom til sin egen By.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Salito su una barca, Gesù passò all'altra riva e giunse nella sua città
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Tedy wstąpiwszy w łódź, przewiózł się, i przyszedł do miasta swego;
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Yesus naik ke dalam perahu, lalu menyeberangi danau, kembali ke kampung halaman-Nya
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Και εμβας εις το πλοιον, διεπερασε και ηλθεν εις την εαυτου πολιν.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.І ввійшов Він у човен, та й переплив, і прийшов у свій город
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Тогава Той влезе в една ладия, премина и дойде в Своя Си град.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.Тогда Он, войдя в лодку, переправился обратно и прибыл в Свой город.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.וירד באניה ויעבר ויבא אל עירו׃
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.فدخل السفينة واجتاز وجاء الى مدينته.
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.耶 穌 上 了 船 、 渡 過 海 、 來 到 自 己 的 城 裡
İsa tekneye binip karşı kıyıya geçti ve kendi kentine gitti.耶穌 上 了 船 、 渡過海 、 來到 自己 的 城裡
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.Dobil sem na kopnem in ugotovila svoje mesto tukaj po naključju.
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.Ich wurde an Land gespült und habe dann zufällig lhr Haus gefunden.
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.Ik kreeg wal en vond je plaats hier per ongeluk.
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.J'ai pu gagner la rive et arriver ici par accident
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.Já jsem se dostal na pevninu a náhodou narazil na tohle místo.
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.Kaptam a partra, és megállapította, A hely, itt véletlenül.
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.M-am uscat si am gasit dumneavoastră loc aici prin accident.
Kıyıya ulaştım ve şans eseri evinizi buldum.Имам на брега и е установено, вашето място тук случайно.
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Când te întorci la țărm și spui
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Cuando vuelves a la orilla y dices,
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Když se vrátíte na pevninu a vyprávíte:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Khi các bạn quay về bờ, và các bạn nói,
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Kiedy wracasz na brzeg i mówisz:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,해안으로 돌아오면서 여러분은 이렇게 말할 겁니다.
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Kun tulee takaisin maihin ja sanoo:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Lorsque vous revenez sur le rivage et que vous vous dites
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Mikor kilépsz a partra, és azt mondod:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,När du kommer tillbaka till stranden och du säger,
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Når man kommer i land og man siger,
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Quando si torna a terra e si spiega:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Quando voltamos à costa e dizemos:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Wanneer je terug komt aan wal en je zegt:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Wenn man an Land zurückkehrt und sich sagt,

İlgili Sayfalar