kıyıya ile cümle
kıyıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Όταν επιστρέφεις στη στεριά και λες
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Когато се върнете обратно на брега и кажете,
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Когда вы возвращаетесь на берег и говорите:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,Коли ви повертаєтесь на узбережжя та кажите:
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,כשאתה חוזר לחוף ואומר,
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,أي عندما تعود الى الشاطىء وتقول ..
Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,光ファイバーがどうだの 減衰がどうだの
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Elmegyünk a partra, megkeressük a seregünk és visszamegyünk háborúzni.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Kita segera meluncur, menemukan tentara kita dan berperang lagi.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Marchamos a la costa, encontramos nuestro ejército y volvemos a la guerra.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Vi går mot kusten, hittar vår armé och går ut i krig igen.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Vi marcherer ud til kysten, finder vores hær og går i krig igen.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.We gaan naar de kust, zoeken ons leger en gaan weer naar de oorlog.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Κατευθυνόμαστε προς την ακτή να βρούμε τον στρατό μας και να πολέμήσουμε.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Марширува към брега, намери си армия и да отиде на война отново.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.Маршируваме до брега, намираме армията си и отиваме отново на война.
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.,אנחנו צועדים אל החוף .מוצאים את הצבא וחוזרים למלחמה
Kıyıya yürüyeceğiz, birliklerimize katılıp yeniden savaşacağız.نتحرك نحو الساحل ، نتلاقى مع جيشنا و نعود للحرب مجددا
Londra'dan kıyıya kadar, üç buçuk saatlik yolculuğu 40 dakika daha erken bitirebiliyordu.완전히 새로 지어가지고 원래 3시간 반 걸리던 여행시간에서 40분을 단축한 것이란 말이죠.
Londra'dan kıyıya kadar, üç buçuk saatlik yolculuğu 40 dakika daha erken bitirebiliyordu.3時間半の旅を40分短くするものです 私はただの広告マンですが
Londra'dan kıyıya kadar, üç buçuk saatlik yolculuğu 40 dakika daha erken bitirebiliyordu.London an die Küste zu verlegen, und somit eine dreieinhalbstündige Reise um ca. 40 Minuten zu verkürzen.
Londra'dan kıyıya kadar, üç buçuk saatlik yolculuğu 40 dakika daha erken bitirebiliyordu.Londontól a partvonalig, ezzel körülbelül 40 perccel lerövidítve a három és fél órás utat.
Londra'dan kıyıya kadar, üç buçuk saatlik yolculuğu 40 dakika daha erken bitirebiliyordu.מלונדון אל החוף ובכך לקצר בכ-40 דקות נסיעה בת שלוש וחצי שעות.
Londra'dan kıyıya kadar, üç buçuk saatlik yolculuğu 40 dakika daha erken bitirebiliyordu.من لندن إلى الساحل للتخلص من 40 دقيقة من وقت أجمالي الرحلة الكلي والذي هو 3.5 ساعة
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Ale nie pomyśleli oni o tym, czy przed wyciekiem ropa była bezpieczna dla wybrzeża?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Amire az emberek nem gondolnak az az, hogy mi lett volna, ha az olaj biztonságosan partot ér.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Apa yang tidak dipikirkan adalah jika minyak tersebut sampai dengan selamat.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Ce à quoi les gens ne pensent pas, c'est " Et si le pétrole avait atteint la côte sans problème ?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.사람들이 생각하지 않는 것은 그 기름이 해안까지 문제없이 도달했더라면 어떨까 하는 것입니다.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Những gì người ta không nghĩ tới là: Nếu số dầu đó cập bờ thì sao?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Oamenii nu se gândesc la ce s-ar întâmpla dacă ţiţeiul ajunge la ţărm.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.O que as pessoas não pensam é: e se o petróleo tivesse chegado de forma segura à costa?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Pero nadie piensa en qué hubiera pasado si el petróleo no se hubiera derramado.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Quello che la gente non pensa è quello che sarebbe successo se il petrolio fosse arrivato a destinazione.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Waar mensen niet aan denken is: wat als de olie veilig aan land was gekomen?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Woran niemand denkt, ist was passiert wäre, wenn es das Öl sicher an die Küste geschafft hätte.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Αυτό που δεν σκέφτονται οι άνθρωποι είναι τι θα γινόταν αν το πετρέλαιο αυτό έφτανε με ασφάλεια στην ακτή.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Люди не задумываются о том, что было бы, если бы нефть была благополучно доставлена на берег.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.Но не си мислеха, ами ако нефта всъщност беше стигнал до брега?
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.אך אנשים לא חושבים על מה שהיה קורה אילו הנפט היה מצליח להגיע ליעדו.
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.ولكن لقد أغفل الناس أمراً .. ماذا يمكن ان يحدث ان وصل النفط الى الشاطىء - أي لم يترسب - ..
Nedense insanlar petrolün sağ salim kıyıya ulaşması durumunda ne olacağını düşünmezler.輸送されていたら、どうだったのでしょう? もし、きちんと目的地にたどりついていたら?
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarHejna ryb hledají úkryt před predátory, a tak se drží při pobřeží.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarNhững loài cá nước cạn này tìm nơi trú ẩn khỏi các loài ăn thịt bằng cách bơi gần bờ biển.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarΤα ψάρια βρίσκουν καταφύγιο απ'τα αρπακτικά των ωκεανών στα ρηχά.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarНа мелководье встречаются огромные стаи мелких рыб, ищущих убежища от крупных хищников.
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarלהקות דגים דוגמת אלה מבקשים מחסה מפני טורפי הים הפתוח .על-ידי שחייה בסמיכות לקו החוף
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarأفواج السمك مثل هذه تطلب اللجوء من مفترسي المحيط المفتوح بالبقاء قرب خطّ الشاطئ
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Apropiindu-ne de ţărm, unde ne aflăm, aceasta a fost de fapt luată în Galapagos.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Aproximemo-nos da costa, onde estamos. Isto foi registado nas Galápagos.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,En nous rapprochant de la côte, où nous sommes, cette photo a été prise en fait dans les Galapagos.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,우리가 사는 해안쪽으로 다가가 살펴보죠. 이것은 갈라파고스에서 찍힌 사진입니다. 많은 생물종들이 동 열대 태평양 해양 경관의
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Tornando verso la costa, dove siamo noi, questa è un'immagine scattata nelle Galapagos.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,We komen dichterbij de kust, waar wij ons bevinden, dit is genomen in de Galapagos.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Wir nähern uns jetzt der Küste, das hier ist auf den Galapagos-Inseln.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Zbliżamy się bliżej brzegu, na którym jesteśmy. To zdjęcie było zrobione na Galapagos.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Πλησιάζοντας προς την ακτή, όπου βρισκόμαστε, αυτή [η φωτογραφία] τραβήχτηκε στα νησιά Γκαλαπάγκος.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,Да се приближим още по-близо до брега, където сме в момента, всъщност това беше снимано в Галапагос.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,שייתכן, ובמקרים רבים, הוא לכל אורך השנה. נתקרב לחוף, היכן שאנחנו, התמונה הזו צולמה בגלפגוס.
Olduğumuz yere kıyıya yaklaştıkça ki bu Galapagos'ta çekilmişti. pek çok tür bu bölgeye doğru ilerliyor,بالاقتراب أكثر من الساحل حيث نحن هذه الصورة مأخوذة من الغلاباغوس العديد من الفصائل قد قِيدت عبر هذه المنطقة