kıyıya

C1 seviye
TR → EN
"kıyıya" kelimesinin İngilizcesi: ashore. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelashore

Görsel

Okyanus dalgaları kıyıya vuruyor - gün batımı manzarasıFırtına Öncesi Kasvetli Denizde Kıyıya Vuran Devasa DalgalarGün Batımında Dalgaların Kıyıya Vurduğu Huzurlu Deniz ManzarasıGün Batımında Dalgaların Kıyıya Vurduğu Huzurlu Sahil Manzarası

Tanım

•kıyı sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Diğer Dillerde

İspanyolcaen tierra /en ˈtjera/
grounded (unable to travel)
Escaso en las costas en invierno. — Çoğu, kışın kıyıya göç eder.
İtalyancaa riva, verso riva
La salvarono e la riportarono sulla Terra. — Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.
Portekizceem terra
Quando voltamos à costa e dizemos: — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
κοντά στη θάλασσα, παράλληλα προς την ακτή
Όταν επιστρέφεις στη στεριά και λες — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
Japonca上陸, 陸上 /d͡ʑo̞ːɾʲikɯ̟/
landing, coming on shore · a typhoon hitting land, making landfall
çekim: geçmiş 上陸した
光ファイバーがどうだの 減衰がどうだの — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
台風はこれから夕方にかけて東海から関東に接近し、上陸する見込みです。
Korece물가로, 해안으로
겨울에는 바다의 많은 부분이 결빙한다. — Çoğu, kışın kıyıya göç eder.
Fincemaissa, rantaan /ˈmɑi̯sːɑ/
inessive plural of maa · in port (as opposed to at sea)
Kun tulee takaisin maihin ja sanoo: — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
Mennään heti hotelliin kun olemme maissa.
Rumencela țărm, pe mal
Când te întorci la țărm și spui — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
Dancai land
Når man kommer i land og man siger, — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
Bulgarcaкъм брега, на сушата
Когато се върнете обратно на брега и кажете, — Kıyıya vardığınızda şöyle diyorsunuz,
İrlandacai dtír, istír /əˈdʲiːɾʲ/
ashore (toward shore)
Marathiceकिनाऱ्याकडे, किनाऱ्यावर

Örnek Cümleler

Kıyıya gidiyorum.
I'm going ashore.
Tom kıyıya yüzdü.
Tom swam to the shore.
Kıyıya gitmiyoruz.
We're not going ashore.
Otelimiz kıyıya bakar.
Our hotel faces the coast.
Gemi kıyıya doğru gitti.
The ship made for the shore.
Ben kıyıya doğru yüzdüm.
I swam toward the shore.
Bu yol, kıyıya kadar uzanır.
This road extends to the coast.
Tekne kıyıya yakın demir attı.
The boat anchored near the shore.
Mesire yeri kıyıya paraleldir.
The promenade is parallel to the shore.
Tom kıyıya gitmediğini söyledi.
Tom said he isn't going ashore.
Bir kıyıya yakın yaşamak isterim.
I'd like to live near a beach.
Tom kıyıya gitmeyeceğini söyledi.
Tom said he won't go ashore.
kıyıya ile daha fazla örnek cümle →