kıyıya ile cümle

kıyıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu günlerde denizin içine girip... ...kumu kıyıya kadar getirmek zorundayız.Nu måste de in i havet. och plocka in den till land.
Bu günlerde denizin içine girip... ...kumu kıyıya kadar getirmek zorundayız.Oggigiorno dobbiamo entrare nel mare e portarla verso terra.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Allora vollero prenderlo sulla barca e rapidamente la barca toccò la riva alla quale erano diretti
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Bấy giờ, môn đồ muốn rước Ngài vào thuyền; tức thì chiếc thuyền đậu vào bờ, là nơi định đi.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Bấy_giờ , môn_đồ muốn rước Ngài vào thuyền ; tức_thì chiếc thuyền đậu vào bờ , là nơi định đi .
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Be akarák azért õt venni a hajóba: és a hajó azonnal ama földnél vala, a melyre menének.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Da vilde de tage ham op i Skibet; og straks kom Skibet til Landet, som de sejlede til.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Da wollten sie ihn in das Schiff nehmen; und alsbald war das Schiff am Lande, da sie hin fuhren.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.De ville då taga honom upp i båten; och strax var båten framme vid landet dit de foro.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Então eles de boa mente o receberam no barco; e logo o barco chegou � terra para onde iam.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Entonces ellos quisieron recibirle en la barca, y de inmediato la barca llegó a la tierra a donde iban
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Hočejo ga torej vzeti v ladjo; in precej je bila ladja pri kraju, kamor so se peljali.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Ils voulaient donc le prendre dans la barque, et aussitôt la barque aborda au lieu où ils allaient.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.I vzali ho na lodí ochotně, a hned přiběhla k zemi, do kteréž se plavili.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.I wzięli go ochotnie do łodzi, a zarazem łódź przypłynęła do ziemi, do której jechali.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.이에 기뻐서 배로 영접하니 배는 곧 저희의 가려던 땅에 이르렀더라
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı."Kom aan boord", zeiden ze. Even later legden zij in Kapernaüm aan.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Niin he tahtoivat ottaa hänet venheeseen, ja kohta venhe saapui sen maan rantaan, jonne he olivat matkalla.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Nu vilde de ta ham op i båten, og straks kom båten til landet som de fór til.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Nuž chceli ho vziať na loď, a hneď bola loď pri zemi, do ktorej išli.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Voiau deci să -L ia în corabie. Şi corabia a sosit îndată la locul spre care mergeau.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.А който влиза през вратата, овчар е на овцете.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Они хотели принять Его в лодку; и тотчас лодка пристала к берегу, куда плыли.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Тодї радо прийняли Його в човен, і зараз човен опинивсь коло землї, куди вони прямували.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.ויואילו לקחת אתו אל האניה ורגע הגיעה האניה לארץ אשר הם הלכים שמה׃
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.فرضوا ان يقبلوه في السفينة وللوقت صارت السفينة الى الارض التي كانوا ذاهبين اليها
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.門 徒 就 喜 歡 接 他 上 船 、 船 立 時 到 了 他 們 所 要 去 的 地 方
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.門徒 就 喜歡 接 他 上船 、 船立 時到 了 他 們 所要 去 的 地方
Burada, kıyıya serbestçe erişmek için anayasal hakkımızın kenara atıldığını görüyoruz.Εδώ βλέπουμε το νομοθετικό δικαίωμα πρόσβασης στην ακτή το πετάνε στα σκουπίδια.
Bu tapınakta karadan kıyıya doğru esen hakim rüzgarlar heykelin dokusunu oldukça ilginç kılardı.Wieją tam silne wiatry, dlatego jej suknia wydaje się tak potargana.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Así, los hombres se imaginaron desembarcando solo para ser asesinados y servidos como cena.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.E così si immaginavano di approdare ma poi finire per essere mangiati per cena.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Então os homens imaginaram-se chegar a terra apenas para serem assassinados e comidos como jantar.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Își închipuiau că dacă ajung la țărm vor fi uciși și mâncați la cină.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.그래서 사람들은 상륙 후에 살해되어 저녁 식사로 잡아 먹히는 상상을 했습니다.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Les hommes s'imaginaient donc toucher terre pour être aussitôt assassinés et mangés pour le dîner.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Sie stellten sich vor, dass sie an Land kämen, umgebracht und zum Abendessen verspeist würden.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Takže si ti muži představovali, jak se vylodí na břehu, jen aby byli zavražděni a snězeni k věčeři.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Vậy nên họ đã hình dung việc đến bờ chỉ để bị giết và làm thức ăn cho buổi tối.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Wyobrażali sobie, że kiedy dobiją do ich brzegów, zostaną zjedzeni na obiad.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Ze beeldden zich in dat ze, eens aan wal, zouden worden vermoord en opgegeten.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Έτσι φαντάστηκαν πως μόλις έφταναν στην ακτή θα τους σκότωναν και θα τους έτρωγαν για δείπνο.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Моряки представили себе, что как только они высадятся на берег, их схватят и сожрут дикари.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Моряците си представяли как ще успеят да достигнат брега, само за да свършат като нечия вечеря.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.Тому вони уявляли собі, що як тільки зійдуть на берег, їх одразу ж вб'ють та з'їдять на вечерю.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.אז הגברים דמיינו לעצמם שהם מגיעים לחוף רק כדי להירצח ולהיאכל כארוחת ערב.
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.لذلك تخيل الرجال مقتلهم بمجرد وصولوهم الى الى الشاطي وتحضيرهم كوجبة عشاء
Bu yüzden adamlar kıyıya ulaşmayı öldürülmek ve akşam yemeği olmak olarak kafalarında canlandırmışlardı.食べられる自分を想像したのです もう一つの選択肢は ハワイでした
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.해안선을 따라 내려와서 캘리포니아의 레드우드숲에는 40층 높이에 달하는 나무가 생장하고 있습니다.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Ao longo da costa aqui na Califórnia, a floresta de sequoias cresce até à altura de 40 andares.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Aquí en las costas de California, los bosques de secuoyas llegan a 40 pisos de altura.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.De-a lungul coastei, aici în California, pădurea de sequoia creşte până la o înălţime de 40 de etaje.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Di dekat pantai Kalifornia ini, hutan redwood tingginya setara gedung 40 lantai.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Die Mammutbäume an der Küste Kaliforniens werden sogar bis zu 40 Stockwerken hoch.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Dọc bờ biển đây là California, rừng gỗ đỏ (redwood) cao tương đương 40 tầng.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Dole na pobřeží tady v Kalifornii, sekvojový les dorůstá 40 pater.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Het sequoiabos aan de kust hier in Californië groeit tot 40 verdiepingen hoog.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Ici, le long de la côte Califonienne, la forêt de séquoias pousse jusqu'à un hauteur de 40 étages.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Ned efter kusten här i Kalifornien, växer sekvojaträden till fyrtio våningars höjd.
California'da kıyıya doğru inişte sekoya ormanı 40 kat yüksekliğe kadar büyüyor.Sulla costa qui in California, nella Redwood Forest crescono alberi alti più di 130 metri.

İlgili Sayfalar