kıyıya ile cümle

kıyıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Ibland kommer de upp på land, men håller sig då nära stranden.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.Вони врятувалися, їх викинуло на берег.
Abdurrahman ve Bedr karşı kıyıya yüzüp kurtulmuşlardı.Кей-Кубад I Ала-ад-дін Кей-Кубад I (араб. ‎перс.
Tombolo: Kıyı yakınındaki bir adanın biriktirme faaliyetleri sonucunda kıyıya bağlanmasıdır.Азія: використання печер біля Каспійського моря для проживання людей.
Kıyıya gidiyorum.Я йду на берег.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.Ten vyrazí, vezme jednu z věcí a donese ji na břeh.
Korsika, 1000 km'lik kıyıya ve 200den fazla plaja sahip dağlık bir adadır.Insula are peste 1.000 km de coastă având în jur de 200 plaje.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Îi place să meargă la plajă, dar nu îi place deloc să intre în mare.
Anakaraya ulaşmayı başardıklarında, Sylvain kıyıya yakın bir yerde kum bataklığına batarak öldü.Mire sikerült visszatérnie, Ariadné holtan feküdt a tengerparton.
Kıyıya dik inşa edilirler.A parton kötöttek ki.
Küçük çocuk bir gün sandal ile karşı kıyıya geçer.Következő nap a fiatalasszony vízért megy a partra.
Adaları birbirine ve kıyıya bağlayan köprüler vardır.Eri saaret on liitetty toisiinsa ja mantereeseen silloilla.
İki kıyıya da birer takviyeli deniz piyade bölüğü çıkarılması için hazırlık yapılmıştır.Kummankin merivalvonta-alueen alaisuuteen on sijoitettu rannikkovalvontalaivue.
Ekinler yakılmış; sürüler nüfusla beraber toparlanıp kıyıya sürülmüştür.Οι καλλιέργειες κάηκαν και τα κοπάδια συνελήφθηκαν και μαζί με τον πληθυσμό οδηγήθηκαν στην ακτή.
Nevada limandan çıkmaya çalışmış, ama liman girişini kapatması olasılığı ile kıyıya yönlendirildi.Nevada forsøgte at undslippe fra havnen, men blev sat på grund for at forhindre en blokering af havneindløbet.
Çok eski bir Japon efsanesi de kıyıya vuran kürek balıklarının deprem habercisi olduğundan bahsetmektedir.Gamle historier fortæller om at der skulle være en pirat skat skjult på øen.
Tamir teknesi Vestal Arizona patladığı zaman onu çekiyordu ve ağır hasar aldı ve kıyıya çekildi.Værkstedsskibet Vestal, fortøjret langs Arizona, blev svært beskadiget og stødte på grund.
Kıyıya çıkmayı sevmez ve insanların gözüne de görünmezmiş.Han bor alene i en grotte og kan ikke lide nogen mennesker.
Gruplar tipik olarak kıyıya paralel bir hat boyunca hareket ederler.Virksomheten til begge institusjonene fortsettes uavbrutt under en felles paraply.
Britanya Donanmasına yakalanmayan filo çok kötü hava şartları yüzünden kıyıya çıkamaz.Kapal perusak Britania tidak dapat mendekati pantai karena perairannya dangkal.
Pek sık olmasa da kıyıya yakın bölgelerde sağanak yağış yıl içinde görülür.Tidak jarang pula ditemukan di sekitar pemukiman, terutama di daerah terbuka dan berumput-rumput yang meliar.
Hazar ordusu askerleri Volga Irmağı'nın bir kıyısına yığıldılar ve karşı kıyıya geçmeye yeltendiler.Bangsa Mongol Torgut melarikan diri ke tepi sungai Volga karena takut padanya.
Kanamayı mayolarla durdurmaya çalıştık ve kadını şezlongla kıyıya taşıdık” dedi."Kita akan menukar bayi tersebut dengan anjing dan melemparkannya ke sungai Citanduy."
Öte yandan, kıyıya yakın kısa akarsularda da yaşarlar.Tuy nhiên, có các đồng bằng hẹp dọc theo bờ biển.
Kıyıya yakın yerlerde yürüyüp kısa bir süre çatıştıktan sonra arkadaşlarımızla beraber kıyıya çıkıyoruz.Quả nhiên ít lâu sau, khi ra bờ ao thì đàn cóc con theo mẹ về.
Adaları birbirine ve kıyıya bağlayan köprüler vardır.Có những hòn đảo nhỏ ngoài khơi bờ biển và cột đá.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.乗組員は、泳いで海岸に上陸。
Musurlar, denizin kıyıya yakın kısımlarında yaşarlar.海岸または海に近い場所に生える。
Ağlarını bırakıp kaçarak kıyıya varmış, balıkçılara gördüğü canavarı anlatmıştı.僕は起きて浜に行き、これらの全ての漁師がやって来ているのを見たのを覚えている。
Gençleri kıyıya yakın ergin olanları derinlerdedir.少陽之客,以鹹補之,以甘瀉之,以鹹耎之。
Karşı kıyıya geçildikten sonra aileler arasında anlaşılarak köy iki kola ayrılmıştır.在中間的內海消失後,兩市已連為一體。
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.투르게 레이스(Turgut Reis)는 6척의 거대한 푸스타스(Fustas)와 함께 선봉에 섰고, 좌익은 해안가를 근접하게 끼고 있었다.
Çoğu, kışın kıyıya göç eder.겨울에는 바다의 많은 부분이 결빙한다.
Önlem olarak önce kıyıya dik mendirekler yapıldı.לחוף הזהרני היה הכרח להיכנס קודם בכלי קטן.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.קבוצה אחרונה התארגנה לרדת בשחייה לחוף.
Moralleri bozulan ve parasız kalan Normanlar kıyıya dönüp, İtalya'ya yelken açtılar.Деморализираната и неплатена норманска армия се завръща на брега и отплава обратно към Италия.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Оцелял успява да доплува до брега.
Haziran sonunda ya da daha geç bir zamanda iç bölge İnyupikleri kıyıya inerler.Вероятно през тази или началото на следващата година той получава подкрепления от арабски отряди.
Bu ağır hasara rağmen güvenli bölgeye ulaşmayı başardı ama kıyıya vurdu.Iako teško ranjen, uspio se izvući na obalu rijeke.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Obično živi u gradovima, ali katkad se može naći u blizini plaža.
Moralleri bozulan ve parasız kalan Normanlar kıyıya dönüp, İtalya'ya yelken açtılar.Demoralizirana in neplačana normanska vojska se je vrnila na obalo in odplula v Italijo.
Ptolemaios hemen Nil'den karşı kıyıya geçerek bir gün önce düşman olan orduya erzak sağladı.Ptolemaj je takoj prečkal Nil in oskrbel še prejšnji dan sovražno vojsko.
Çoğu, kışın kıyıya göç eder.Pozimi je velik del morja poledenel.
Kıyıya ulaştığımızda 1500 kadar yerli üç bölüm halinde gruplanmıştı.Kai priplaukėme, vietiniai suformavo tris dalinius maždaug iš 1500 žmonių.
Ptolemaios hemen Nil'den karşı kıyıya geçerek bir gün önce düşman olan orduya erzak sağladı.Ptolemėjas greitai persikėlė per Nilą ir pradėjo tiekimą armijai, su kuria vakar dar kariavo.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Įgulai tekdavo lipti per bortą.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis oli kuue suure fustaga avangardis ning vasakpoolne tiib hoidis tihedalt kalda lähedale.
Rusya, Kuril Adaları'nda kıyıya yakın bölgelerde yaşayan 11 bin vatandaşını tahliye etti.Venemaa Kuriilide rannikualadelt evakueeriti 11 000 inimest.
Kıyıya yakın yerlerde yürüyüp kısa bir süre çatıştıktan sonra arkadaşlarımızla beraber kıyıya çıkıyoruz.Laevad liikusid piki randu, ööpeatustega rannas, minnes avamerele vaid tuntud vetes ja lühikeseks ajaks.
Adaları birbirine ve kıyıya bağlayan köprüler vardır.Saart katavad rannaniit ja kadastik.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Cuando estuvo llena, la sacaron a la playa. Y sentados recogieron lo bueno en cestas y echaron fuera lo malo
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Dupăce s'a umplut, pescarii îl scot la mal, şed jos, aleg în vase ce este bun, şi aruncă afară ce este rău.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.그물에 가득하매 물 가로 끌어 내고 앉아서 좋은 것은 그릇에 담고 못된 것은 내어 버리느니라
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.ktorú, keď bola naplnená, vytiahli na breh a sadnúc si sobrali čo dobré do nádob a čo zlé vyhádzali von.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.и, като се напълни изтеглиха я на брега, седнаха и прибраха добрите в съдове, а лошите изхвърлиха.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.который, когда наполнился, вытащили на берег и, сев, хорошее собрали в сосуды, а худое выбросили вон.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.וכאשר נמלאה העלו אתה אל שפת הים וישבו וילקטו את המינים הטובים לתוך הכלים ואת המשחתים השליכו חוצה׃
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.فلما امتلأت اصعدوها على الشاطئ وجلسوا وجمعوا الجياد الى اوعية. واما الاردياء فطرحوها خارجا.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網 既 滿 了 、 人 就 拉 上 岸 來 坐 下 、 揀 好 的 收 在 器 具 裡 、 將 不 好 的 丟 棄 了
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.網既滿 了 、 人 就 拉 上岸 來 坐下 、 揀 好 的 收 在 器具裡 、 將 不 好 的 丟棄了

İlgili Sayfalar