kıyıya ile cümle

kıyıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yasak, Rus turistleri Podgorica Havalimanından kıyıya yarım saatlik bir yolculuğa mecbur bırakacak.A ban would force Russian tourists to travel a half hour from the Podgorica Airport to the coast.
Grubun adalarının çoğu sadece kıyıya 3-4 km uzaklıktadır.Most of the islands of the group are a mere 3 or 4 km from the continental shore.
Kıyıya yakın kesimlerin dibinde çakıl ve kum, merkezde çamur görülmektedir.Near the shore the bottom is firm with gravel and sand, but in the center it is muddy.
Kıyıya paralel uzanan bir yol çeşitli sahillere erişim sağlar.A road runs parallel with the coast and provides access to the shore via various tracks.
Özellikle genç balıklar kıyıya çok sığ suda gelir.Young fish in particular come right inshore in very shallow water.
Kıyıya yakın üç kayak alanı vardır.There are three ski areas near the coast.
United Aircraft, ilk kıyıdan kıyıya yolcu ağını o yılın Mart ayında tamamladı.[1]United Aircraft completed the first coast-to-coast passenger network in March of that year.[1]
Selak, birkaç kesik ve morlukla kıyıya yüzdü. [2]Selak swam to shore with a few cuts and bruises.[3]
Nehirlerin, haliçlerin ve kıyıya yakın deniz sularının sakinleri, hızla yayılmayı başardılar.Inhabitants of rivers, estuaries, and nearshore marine waters, they were able to spread rapidly.
Pinokyo ve Geppetto, Köpek Balığı'ndan kaçar ve oradan bir orkinos tarafından kıyıya taşınır.Pinocchio and Geppetto escape the Dogfish and are thence conveyed to shore by a tuna.
Yelkenlinin mürettebatı hiçbir kayıp vermedi ve Girit'te kıyıya yüzdü. [1]The schooner's crew suffered no casualties and swam to shore on Crete.[29]
Kalan tüm kara parçası tek bir kıyıya indirgenmiş , neredeyse tüm yaşam yok edilmiştir.All of the remaining land was reduced to a single coast, whereas nearly all life was destroyed.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis bildete mit sechs großen Schiffen die Vorhut, und der linke Flügel kam nah an der Küste daher.
Gençleri kıyıya yakın ergin olanları derinlerdedir.So werden sie Jugendlichen als Idole vorgeführt.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Es gelang ihr jedoch, an Land zu schwimmen.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.Er wird von einer Frau gerettet und in ein Strandhaus gebracht.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Sie leben vorwiegend in tiefen Gewässern und kommen selten in die Nähe der Küsten.
Kayalık kıyılarda ve kıyıya yakın adalarda yaşar.Die Art wächst auf Felsen in der Nähe von Küsten.
Kıyıya yanaşan muhripler Yenişehir'i yan ateşine aldılar.Aschen dieser Feuer fielen bis im weit entfernten Neuseeland nieder.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.Il la sauvera et la ramènera à la surface.
Rusya, Kuril Adaları'nda kıyıya yakın bölgelerde yaşayan 11 bin vatandaşını tahliye etti.La Russie évacue 11 000 résidents des zones côtières des Îles Kouriles peu après le séisme.
Adaları birbirine ve kıyıya bağlayan köprüler vardır.Les deux îles sont reliées entre elles et à la côte par des ponts routiers.
Kıyıya ulaşmak için bir şişme bot kullanırlar.Ils prennent un bateau pour rejoindre l’île.
Kıyıya hızla vuran dalgalar aynı hızla geriye dönmektedir.Des flèches arrivent à toute vitesse devant lui.
Bu ağır hasara rağmen güvenli bölgeye ulaşmayı başardı ama kıyıya vurdu.Bien que touché par une torpille, il parvient à atteindre le port et y est échoué.
Tamir teknesi Vestal Arizona patladığı zaman onu çekiyordu ve ağır hasar aldı ve kıyıya çekildi.El buque de reparación Vestal, amarrado junto al malogrado Arizona, sufrió graves desperfectos y encalló.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Tendrás que abrirte paso a través, evitando el impacto mortal contra ellos.
Laticulada kıyıya yakın ve kısa zamanlı olarak karada yaşarlar çünkü karada hareket etmeleri kolaydır .Es limpio y se puede navegar hasta muy cerca de la costa porque hay suficiente profundidad.
Çoğu, kışın kıyıya göç eder.Escaso en las costas en invierno.
Gençleri kıyıya yakın ergin olanları derinlerdedir.(EN) When Hearts Are Young, su Silent Era.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.La salvarono e la riportarono sulla Terra.
Kıyıya vardıklarında, Dodge bir toprak testi yapar ve toprağın yaşam için yeterli olmadığını açıklar.Una volta approdati a terra, Dodge testa il terreno e dal risultato deduce che non può supportare la vita.
Ancak kıyıya doğru giden bir grup Hint isyancının saldırısına uğradı.In seguito un gruppo di indiani si recò alla costa.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Normalmente frequentano acque costiere anche se a volte si trovano anche al largo.
Test aracı helikopterle kurtarılarak kıyıya taşınmıştır.L'elicottero si è rovesciato durante le fasi di sbarco col verricello del personale di soccorso.
Yunusun kıyıya yakın yaşaması balık ağlarına takılarak ölmesine neden olmaktadır.Il suo corpo è compresso sul dorso perché questo pesce ama nuotare vicino alla superficie.
Gruplar tipik olarak kıyıya paralel bir hat boyunca hareket ederler.Una caratteristica tipica del gruppo è muoversi in una linea parallela alla costa.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Команде удалось выплыть на берег острова.
Kendisine karşı akarsu akışını çeker ve kıyıya karşı akıntı püskürtmez.Попав в отбойную волну, не следует сопротивляться ей и не нужно сразу же грести к берегу.
Kıyıya ulaşmak için bir şişme bot kullanırlar.ويستخدموا قاربًا مطاطيًا قابلاً للنفخ للوصول إلى الشاطئ.
Bütün bunlara rağmen Yavuz batmadı ve Nara'da kıyıya vurdu.و على الرغم من كل هذا لم تغرق ياووز، و نجحت ضرب ساحل مدينة نارا.
Bir Sahil Güvenlik devriye gemisi arama ve kuratarma amacıyla kıyıya gönderildi.تم إرسال سفينة تابعة لخفر السواحل البحرية للبحث والإنقاذ.
Gençleri kıyıya yakın ergin olanları derinlerdedir.الشباب كان مستعدا لتقبل الأفكار الجديدة، الشيوخ تاركة أمور الدنيا، وفخرها، انعزلت بحسرة للآخرة.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.فاستقلوا السفينة الحربية عندما هبط الطاقم على الشاطئ للنهب.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis estava na vanguarda com seis grandes fustas, e a ala esquerda bem próxima da costa.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Seus ocupantes conseguiram nadar até a praia.
Kıyıya çıktıklarında bu adanın hakkında efsaneler anlatılan lanetliler adası olduğunu anlarlar.Ao entrar no sistema solar, eles percebem que algumas lendas sobre a Terra eram reais.
Gençleri kıyıya yakın ergin olanları derinlerdedir.De jonge, kale twijgen zijn geelgoen tot bruinachtig.
Bu ağır hasara rağmen güvenli bölgeye ulaşmayı başardı ama kıyıya vurdu.Op haar eerste reis raakte het schip lek, maar kon het nog veilig de kust bereiken.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.Hij redt hem en brengt hem naar Praag.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Hij stond toe dat zijn bemanning konden zwemmen in zee.
Kıyıya ulaştığımızda 1500 kadar yerli üç bölüm halinde gruplanmıştı.Gdy dotarliśmy do brzegu, miejscowi uformowali się w trzy oddziały w liczbie ponad 1500 ludzi.
Abdopus aculeatus çoğunlukla kıyıya yakın deniz çayırı yataklarında bulunur.Abdopus aculeatus żyje głównie w przybrzeżnych trawach morskich.
Mürettebat yüzerek kıyıya çıkmayı başardı.Wieniamin zdołał wypłynąć na brzeg.
Genelde derin sularda dolaşır ama bazen kıyıya yaklaşır.Bytuje zazwyczaj w płytkich wodach blisko brzegu, najczęściej w strefie pływowej.
Pek çok sahilde rip dalgası kıyıya dik olarak meydana gelir.W niektórych miejscach riolity ukazują się bezpośrednio na powierzchni.
Kıyıya yakın bölgelerde bulunan Corisco, Elobey Grande ve Elobey Chico adaları da ülkeye aittir.Elobey Grande och Elobey Chico är två småöar som tillhör.
Bu ağır hasara rağmen güvenli bölgeye ulaşmayı başardı ama kıyıya vurdu.När han tillfrisknat seglade han till fronten men led skeppsbrott.
Musurlar, denizin kıyıya yakın kısımlarında yaşarlar.Individerna vistas nära rev i närheten av kusten.
Kıyıya yakın yerlerde yürüyüp kısa bir süre çatıştıktan sonra arkadaşlarımızla beraber kıyıya çıkıyoruz.Ack kära Ni som slåss därner' på jorden, kom upp och ta en liten titt med mig.

İlgili Sayfalar