Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.Og han kalte hunger inn over landet, han brøt sønder hver støtte av brød*. / {* JES 3, 1.}
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.TUHAN mendatangkan kelaparan di negeri itu, dan mengambil semua persediaan makanan
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.Tu je poklical lakoto nad deželo in strl ljudem vso podporo kruha.
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.Und er ließ Teuerung ins Land kommen und entzog allen Vorrat des Brots.
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.Voordat Hij een hongersnood over het land liet komen, zodat er geen brood meer was,
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.Και εκαλεσε πειναν επι την γην συνετριψε παν στηριγμα αρτου.
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.После призова глад на земята, Строши всяка подпорка от хляб.
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.ויקרא רעב על הארץ כל מטה לחם שבר׃
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.دعا بالجوع على الارض كسر قوام الخبز كله.
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.他 命 饑 荒 降 在 那 地 上 、 將 所 倚 靠 的 糧 食 、 全 行 斷 絕
Ülkeye kıtlık gönderdi, Bütün yiyeceklerini yok etti.他 命饑 荒降 在 那 地上 、 將所 倚靠 的 糧食 、 全行 斷絕
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.A razão pela qual as nações invadem outras nações é por causa da escassez.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.Der Grund warum Nationen andere angreifen ist die Knappheit.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.La rareté est la raison pour laquelle des nations envahissent d'autres nations.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.La razón por la que las naciones se invaden unas a otras es la escasez.
Ulusların diğer ulusları işgal etmesinin sebebi kıtlıktır.Причината, поради която едни държави нападат други, е оскъдността.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Dân nầy sẽ dấy lên nghịch cùng dân khác, nước nọ nghịch cùng nước kia; nhiều chỗ sẽ có đói kém và động đất.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Dân nầy sẽ dấy lên nghịch cùng_dân khác , nước nọ nghịch cùng nước kia ; nhiều chỗ sẽ có đói_kém và động_đất .
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.For folk skal reise sig mot folk, og rike mot rike, og det skal være hunger og jordskjelv både her og der.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak."민족이 민족을, 나라가 나라를 대적하여 일어나겠고 처처에 기근과 지진이 있으리니"
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Porque se levantará nación contra nación y reino contra reino. Habrá hambre y terremotos por todas partes
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Si solleverà popolo contro popolo e regno contro regno; vi saranno carestie e terremoti in vari luoghi
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Thi Folk skal rejse sig mod Folk, og Rige mod Rige, og der skal være Hungersnød og Jordskælv her og der.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Vstane namreč narod proti narodu in kraljestvo zoper kraljestvo, in bodo lakote in potresi po raznih krajih.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Бо встане нарід на нарід і царство на царство, й буде голоднеча, й помір, і трус по місцях.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.Защото ще се повдигне народ против народ, и царство против царство; и на разни места ще има глад и трусове.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.ибо восстанет народ на народ, и царство на царство; и будут глады, моры и землетрясения по местам;
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.כי יקום גוי על גוי וממלכה על ממלכה והיה רעב ודבר ורעש הנה והנה׃
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.لانه تقوم امة على امة ومملكة على مملكة وتكون مجاعات واوبئة وزلازل في اماكن.
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.民 要 攻 打 民 、 國 要 攻 打 國 . 多 處 必 有 餓 荒 、 地 震
Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer kıtlıklar, depremler olacak.民要 攻打民 、 國要 攻打國.多處必 有 餓荒 、 地震
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.A byl to další hladomor v Etiopii.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Đó là một nạn đói ở Ethiopia mà chúng ta đã biết.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.És ez egy újabb éhínség volt Etiópiában.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Había otra hambruna en Etiopía.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Het was weer een hongersnood in Ethiopië.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Il y avait une famine de plus en Éthiopie.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Ini adalah kelaparan yang terjadi di Etiopia.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.이것은 에티오피아의 또 다른 기근이었습니다.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Mais uma vez, fome na Etiópia.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Och detta var ännu en svältkatastrof i Etiopien.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Şi acesta era încă o foamete în Etiopia.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Si trattava dell'ennesima carestia in Etiopia.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.To była kolejna klęska głodu w Etiopii.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Und dies war eine weitere Hungersnot in Ethiopien.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Ένας ακόμα λιμός στην Αιθιοπία.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.Беше просто поредният глад в Етиопия.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.וזה היה שוב רעב באתיופיה
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.وهذه كانت من مجاعة جديدة في اثيوبيا.
Ve bu Etiyopya'daki herhangi kıtlıktan biriydi.飢饉が続き
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.2つの穀物に頼れますから 唯一の問題はジャガイモが まずそうだという事です
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.A také méně riskujete hladomor, protože vás jistí dvě úrody, ne jen jedna.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Con un rischio molto minore di carestie, perché si poteva di fatto contare su due raccolti, non su uno solo.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Dan resiko kelaparan akan menjadi lebih rendah, karena anda akan memiliki dua sumber, bukan satu.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Het risico op hongersnood nam af, omdat je dan twee gewassen had om op terug te vallen.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.I znacznie mniejsze ryzyko głodu, ponieważ możesz polegać na dwóch, a nie na jednym plonie.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Kisebb az esély egy éhínségre, mert így két termésre hagyatkozhatsz, nem csak egyre.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.따라서 기아가 발생할 확률이 줄어든다는 거죠. 의존할 곡물이 한 가지에서 두 가지로 늘어나니까요.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Och risken för svält skulle bli lägre, tack vare att man hade två grödor att falla tillbaka till.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Og man får en meget mindre risiko for hungersnød, fordi man har to afgrøder at falde tilbage på, ikke kun en.