Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Teriam um risco muito menor de ter fomes, porque passariam a depender de duas colheitas em vez de uma só.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Và nguy cơ nạn đói sẽ thấp hơn, vì nông dân có 2 vụ mùa màng, không phải một.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.Και σημαντικότερα ελάχιστο ρίσκο λιμού, επειδή είχες 2 σοδειές για να στηριχτείς παρά μία.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.А и рискът от глад е далеч по-малък, защото всъщност можеш да разчиташ на две култури, а не на една.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.И риск голода намного снижается, потому что у вас два продукта для пропитания, а не один.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.ויש סכנה הרבה יותר נמוכה לרעב, משום שיש שני יבולים לסמוך עליהם, ולא אחד.
Ve de kıtlık riskiniz azalırdı, çünkü toplayacağınız iki ekin olurdu bir değil.كما انك ستقلل الكثير من مخاطر حدوث المجاعات لانك ستعتمد في تلك الحالة على محصولين لا على واحد فقط
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.A je velmi těžké být šťastná na planetě, která je soužená hladem a žízní.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.A to bardzo trudne być szczęśliwą na planecie nawiedzanej przez głód i susze.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Dan sangat sulit untuk menjadi gembira di planet yang telah dihancurkan oleh kelaparan dan kekeringan.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Ed è molto difficile essere felici su un pianeta che è devastato dalla carestia e dalla siccità.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.És nagyon nehéz boldognak lenni egy bolygón, amelyet éhínség és aszály gyötör.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Het is erg moeilijk om gelukkig te zijn op een planeet die geteisterd wordt door honger en droogte.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.굶주림과 가뭄으로 황폐해진 세상에서는 행복하기가 힘들죠
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Mais c'est pas évident d'être heureux sur une planète ravagée par la famine et la sécheresse.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Și este foarte dificil să fii fericit pe o planetă care este devastată de foamete și secetă.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Und es ist sehr schwer, glücklich zu sein auf einem Planeten, der von Hunger und Dürre zerstört ist.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Và thật là khó để sống hạnh phúc trên một hành tinh bị giày vò bởi đói kém và hạn hán.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Y es muy difícil ser feliz en un planeta devastado por el hambre y la sequía.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Είναι πολύ δύσκολο να είσαι ευτυχισμένος σε έναν πλανήτη που μαστίζεται από τους λοιμούς και τη λειψυδρία.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Много е трудно да бъдеш щастлив в свят изпълнен с глад и суша.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.Но очень сложно быть счастливой на планете, страдающей от голода и засухи.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.וזה מאד קשה להיות מאושרת על כדור שסובל ממחסור ורעב.
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.و من الصعب أن أكون سعيدة فى كوكب محطم بالمجاعة و الجفاف
Ve enkaza dönmüş bir gezegende açlık ve kıtlık içinde mutlu olmak çok zor.無茶苦茶になった地球上で 幸せでいるのはとても難しいです 土壌と海と大気が
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethA fear'st zemřít? Hladomor je v tvé tváře, potřeb a útlaku starveth na tvé oči,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethA fear'st zomrieť? Hladomor je v tvojej tváre, potrieb a útlaku starveth na tvoje oči,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethDan fear'st mati? kelaparan di starveth pipi, Butuh dan penindasan Mu di mata-Mu,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethE fear'st a morire? carestia è nel tuo starveth guance, Need e l'oppressione ai tuoi occhi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethEn fear'st om te sterven? hongersnood is in uw wangen, Need en onderdrukking starveth in uw ogen,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethÉs fear'st meghalni? éhség van a te arc, szüksége és az elnyomás starveth a szemed,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethEt fear'st à mourir? la famine est dans ta starveth joues, Need et l'oppression dans tes yeux,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethFear'st e morrer? fome está no teu rosto starveth Need, e opressão aos teus olhos,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starveth그리고 fear'st 죽는가? 기근은, 그대의 눈 그대의 뺨을 필요과 억압 starveth에
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethI fear'st umrzeć? głód jest w twoim starveth policzki, Need i ucisku w oczach twoich,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethIn fear'st umreti? lakota je v tvoji starveth lica, potrebujete in zatiranja v tvojih očeh,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethJa fear'st kuolla? nälänhätä on sinun posket, Puute ja sorto starveth vuonna silmäsi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethOch fear'st att dö? hungersnöd är i ditt kinder, behov och förtryck starveth i dina ögon,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethOg fear'st at dø? hungersnød er i din kinder, nød og undertrykkelse starveth i dine øjne,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethŞi fear'st să moară? foamete este în starveth ta obraji, Aveti nevoie şi asuprire în ochii tăi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethUnd fear'st zu sterben? Hunger ist in deiner Wangen, Need und Unterdrückung starveth in deinen Augen,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethVà fear'st để chết? Nạn đói là trong starveth má, Cần và áp bức ngươi trong mắt ngươi,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethY fear'st a morir? hambre que hay en tu starveth mejillas, la necesidad y la opresión en tus ojos,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethΚαι fear'st να πεθάνει; πείνα είναι σε μάγουλα, Ανάγκη και καταπίεση starveth σου στα μάτια σου,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethИ fear'st да умре? гладът е по бузите ти, Need и потисничество starveth в очите ти,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethИ fear'st умереть? Голод, в руке твоей starveth щеки, нужно и угнетения в глазах твоих,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethוגם fear'st למות? רעב הוא starveth עמך הלחיים, זקוק והדיכוי עיניך,
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starvethوfear'st أن يموت؟ المجاعة في starveth الخدين ، وتحتاج والقهر خاصتك في عينيك ،
Ve fear'st ölmek? kıtlık, seninki gözünde, senin yanakları, ihtiyacınız ve zulüm starveth軽蔑と物乞いが汝のバック時にハングアップする、世界では、なたの友人、また世界の法則ではありません。
Yapay maddi kıtlık nedir?Che cosa è scarsity materiale artificiale?
Yapay maddi kıtlık nedir?Czym jest sztuczny, materialny niedobór?
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Bo nawiedzę tych, którzy mieszkają w ziemi Egipskiej, jakom nawiedził Jeruzalem mieczem, głodem i morem.
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Ik zal hen in Egypte net zo straffen als in Jeruzalem, met het zwaard, honger en ziekten.
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.내가 예루살렘을 벌한것 같이 애굽 땅에 거하는 자들을 칼과 기근과 염병으로 벌하리니
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Nebo navštívím ty, kteříž bydlí v zemi Egyptské, jako jsem navštívil Jeruzalém mečem, hladem a morem,
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Och jag skall hemsöka dem som bo i Egyptens land, likasom jag hemsökte Jerusalem, med svärd, hunger och pest.
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Og jeg hjemsøger dem, der bor i Ægypten, som jeg bjemsøgte Jerusalem, med Sværd, Hunger og Pest.
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Pois castigarei os que habitam na terra do Egito, como castiguei Jerusalém, com a espada, a fome e a peste.
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Punirò coloro che dimorano nel paese d'Egitto come ho punito Gerusalemme con la spada, la fame e la peste
Yeruşalimi cezalandırdığım gibi, Mısırda yaşayanları da kılıçla, kıtlıkla, salgın hastalıkla cezalandıracağım.Ta sẽ phạt những kẻ ở trong đất Ê - díp-tô , như đã phạt Giê-ru-sa-lem bằng gươm dao , đói_kém , và ôn_dịch ;