Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.그 힘은 기근을 인하여 쇠하고 그 곁에는 재앙이 기다릴 것이며
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.La faim consume ses forces, La misère est à ses côtés.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Nälkäiseksi käy hänen vaivansa, ja turmio vartoo hänen kaatumistaan.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Njegovo moč požira glad, poguba preti mu spred in zad.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Olyckan vill uppsluka honom, och ofärd står redo, honom till fall.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.O seu vigor é diminuído pela fome, e a destruição está pronta ao seu lado.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Rampen overvallen hem wanneer hij zwak is.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Sức lực hắn vì đói khát sẽ ra yếu, Và tai họa chực sẵn ở bên cạnh người.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Sức_lực hắn vì đói_khát sẽ ra yếu , Và tai_họa chực sẵn ở bên_cạnh người .
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Ulykken hungrer efter ham, Undergang lurer på hans Fald:
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Wymorzy się głodem siła jego, a zginienie pogotowiu jest przy boku jego.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Η δυναμις αυτου θελει λιμοκτονησει, και ολεθρος θελει εισθαι ετοιμος εις την πλευραν αυτου.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Истощится от голода сила его, и гибель готова, сбоку у него.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.Силата му ще чезне от глад, И бедствие ще бъде готово до хълбока му.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.יהי רעב אנו ואיד נכון לצלעו׃
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.تكون قوته جائعة والبوار مهيأ بجانبه.
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.他 的 力 量 必 因 飢 餓 衰 敗 、 禍 患 要 在 他 旁 邊 等 候
Gücünü kıtlık kemirecek, Tökezleyince, felaket yanında bitiverecek.他 的 力量 必 因 飢餓 衰敗 、 禍患 要 在 他 旁邊 等候
Hele bir de, onca yıllardır savaş ve kıtlık olmuyorsa.유럽에는 고아들이 왜 이렇게 많은 걸까요?
Hele bir de, onca yıllardır savaş ve kıtlık olmuyorsa.Останнім часом там не було ані воєн, ані катастроф.
Hele bir de, onca yıllardır savaş ve kıtlık olmuyorsa.כאשר לא היו כל כך הרבה מלחמות או אסונות בשנים האחרונות?
Hele bir de, onca yıllardır savaş ve kıtlık olmuyorsa.مع ندرة وجود الحروب أو الكوارث في السنوات الأخيرة؟
Hele bir de, onca yıllardır savaş ve kıtlık olmuyorsa.実は孤児の親の95%以上は 生きています
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.헤르도토스에 따르면, 18년이 지나도, 기근이 나아지질 않았어요.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Conform spuselor lui Herodot, după 18 ani foametea nu se atenuase.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.D'après Hérodote, après 18 ans, la famine était toujours présente.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Enligt Herodotus så var, efter 18 år, hungersnöden lika svår.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Ifølge Herodot, gik der 18 år og hungersnøden blev ikke mindre.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Laut Herodotus wurde nach 18 Jahren die Hungersnot nicht besser.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Na 18 jaar werd volgens Herodotus de hongersnood niet beter.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Podle Hérodota se po 18 letech hladomor nelepšil.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Según Heródoto, luego de 18 años la hambruna no había cedido.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Theo như Herodotus, sau 18 năm nạn đói không được cải thiện.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.Σύμφωνα με τον Ηρόδοτο, μετά από 18 χρόνια ο λιμός δεν απομακρυνόταν.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.За словами Геродота, минуло 18 років, але голод нікуди не зник.
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.לפי הרודוטוס, מצב הרעב לא השתפר,
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.بناءا على هيرودوت، بعد ١٨ عاماً لم تتحسن المجاعة،
Herodot'a göre, 18 yıl sonra kıtlık azalmıyordu.事態は良くなりませんでした それで王は最後のダイスゲームをすることに決めました
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Hérodotos říká, že hry, a především hry v kostky, byly vynalezeny v Lýdském království v době hladomoru.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Herodotos spomína, že hry, a predovšetkým hry v kocky boli vynájdené v kráľovstve Lýdia počas hladomoru.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Hérodotosz azt meséli, hogy a játékokat, különösen a kockázást, Lydiában találták fől, egy éhínség idején.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Herodot powiada, że gry, konkretnie gry w kości, wynaleziono w królestwie Lidii, gdy panował tam głód.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Herodot siger at spil, særlig terningspil, blev opfundet i kongeriget Lydien under en hungersnød.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.헤르도토스는 게임, 특히 주사위 게임이 리디아 왕국의 기근 속에서 발명되었다고 말합니다.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Laut Herodotus wurden Spiele, genauer Würfelspiele, im Königreich Lydien während einer Hungersnot erfunden.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Ο Ηρόδοτος λέει ότι τα παιχνίδια, ειδικά αυτά με ζάρια είχαν εφευρεθεί στο Βασίλειο της Λυδίας σε καιρό λιμού.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Геродот сказал, что игры, в частности игра в кости, были изобретены в королевстве Лидия во время голода.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Геродот стверджує, що ігри - зокрема гра в кості - були винайдені в Лідійському царстві під час голоду.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.Според Херодот игрите, особено игрите на зарове, били изобретени в царство Лидия по време на глад.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.הרודוטוס אומר שמשחקים, במיוחד משחקי קוביה הומצאו בממלכת לידיה בתקופה של רעב.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.يقول هيرودوت أن الألعاب، تحديداً ألعاب النرد أخترعت في مملكة ليديا (تركيا الغربية) في زمن مجاعة.
Herodot diyor ki oyunlar, özellikle zar oyunları kıtlık zamanında Lidya krallğında bulundu.飢饉の時期に発明されたと ヘロドトスは 書いています 非常に深刻な飢饉があり
İkinci Spiker: Somali'de Kıtlık.Λοιμός στη Σομαλία -- Η αστυνομία χρησιμοποίησε σπρέι πιπεριού.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Da gav Elias sig på Vej for at træde frem for Akab. Da Hungersnøden blev trykkende i Samaria,
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Då gick Elia åstad för att träda fram för Ahab. Men hungersnöden var då stor i Samaria.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elia andò a farsi vedere da Acab. In Samaria c'era una grande carestia
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elia ging de boodschap overbrengen. Ondertussen was de hongersnood in Samaria nijpend geworden.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Elías fue para presentarse ante Acab. Había gran hambre en Samaria
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.Então Elias foi apresentar-se a Acabe. E a fome era extrema em Samária.
İlyas Ahavın huzuruna çıkmaya gitti. Samiriyede kıtlık şiddetlenmişti.És elméne Illés, hogy megmutassa magát Akhábnak. Nagy éhség volt pedig Samariában.