kısmen ile cümle
kısmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durum onu kısmen çalışmalarından alıkoydu.A paralisia parcial o afastou totalmente de suas atividades.
1310 yılındaki Bajamonte Tiepolo'nun yönettiği devrimde köprü kısmen yandı.A ponte de Rialto foi queimada parcialmente durante a revolta liderada por Bajamonte Tiepolo em 1310.
Colossus, dünyanın ilk kısmen programlanabilen dijital elektronik bilgisayarıydı.O Colossus foi o primeiro dispositivo de computação totalmente eletrônico.
Jacot vorteksler konusunda kısmen haklıydı.Era considerada coespecífica com o Turdus hauxwelli.
Ağzın, anüsün ve kulakların içindeki deri kısmen daha incedir.No entanto, a pele à volta da boca e dentro das orelhas é muito fina.
Vardenafil'in kısmen kısa etkinlik süresi sildenafil'den biraz daha uzundur.A vardenafila tem um tempo de efciácia relativamente curto, quando comparada à sildenafila.
Mısır kısmen Batı Asya'da iken Mısır'daki Dünya Mirası alanları Afrika altında listelenmiştir.O Egito como um todo, foi incluído, apesar da parte oriental do Egito estar localizada na Ásia.
Hassasiyet, birkaç yıl sonra kısmen sağlanabilmektedir.Certamente em poucos anos saberemos com mais certeza.
Film, Polish Film Institute ve kısmen de Kickstarter kampanyası ile finanse edilmiştir.Um documentário foi feito sobre a banda, financiado em grande parte por Kickstarter.
Bunlar ancak kısmen başarılı olabilir.Foram apenas parcialmente bem sucedidos.
Ve kısmen tamir edildi.Esta estrutura também foi parcialmente recuperada.
Bunlar finansal olarak kısmen ABD tarafından desteklenirler.Estes são parcialmente compensados pela ajuda internacional.
Düz arazilerde ise kısmen tarım yapılmaktadır.À semelhança daquilo que acontece atualmente, os terrenos são parcialmente agrícolas.
Ancak kısmen Kuzey Atlantik'e dahil edilir.Através deste você será levado até o Atlântico Norte.
Bu eserin Sanskritçedeki orijinal hali kısmen korunmuştur.Esta ordem é baseada em parte no sânscrito.
Saltanat yılları kısmen barış içinde geçmişti.Eles governaram o país por algum tempo em paz.
8. yüzyıldan 1185 yılında Sicilya Krallığı tarafından kısmen fethine kadar yaşamıştır.Fundado no século VIII, ele perdurou até ser conquistado pelo Reino da Sicília em 1185.
Korku / Eskatoloji mitleri: Kısmen veya bütünüyle korku temalı başlıklardır.Usurpação - apropriar-se, no todo ou em parte, de coisa imóvel alheia.
Sarayın harabeleri kısmen 1873 yılında Sirkeci Garı'na uzanan demiryolu inşası için yıkıldı.As ruínas foram parcialmente destruídas em 1873 para permitir a construção da vizinha linha ferroviária.
Kısmen Tacikistan İç Savaşı'nı kışkırttı.Os acontecimentos conduziram à Guerra civil no Tajiquistão.
Hikâye, İzlanda'nın Flateyjardalur bölgesine bağlı Suður-Þingeyjarsýsla'da ve kısmen Norveç'te geçer.A história desenrola-se em Flatey ao norte da baía de Skjálfandi na zona norte da Islândia e também Noruega.
Kısmen karsız olmasından tırmanmak kolaydır.É considerada muito difícil de escalar.
Çeşitli dönemlerde kısmen ya da bütünüyle yeniden inşa edilmiştir.Várias residências foram parcialmente ou totalmente destruídas.
Galya eyaleti günümüz Fransa'sını ve kısmen Batı Almanya, Belçika ve Kuzey İtalya'yı kapsıyordu.A Gália compreende o atual território da França, algumas partes da Bélgica e da Alemanha e o norte de Itália.
Sessizlik işitilebilir sesin kısmen ya da tümüyle yokluğudur.Ela pode variar em tamanho, ou estar completamente ausente.
Tedavi ancak kısmen başarılı oldu.O esforço resultou só parcialmente satisfatório.
P, kısmen J ve E'yi yineler fakat detayları biraz değiştirip rahipliğin önemi üzerine odaklanır.P dupliceert J en E gedeeltelijk, maar wijzigt details om het belang van het priesterschap te benadrukken.
Gastrektomi midenin kısmen veya tamamen ameliyatla alınmasıdır.Gastrectomie is een geheel of gedeeltelijke chirurgische verwijdering van de maag.
Parçalı güneş tutulması: Ay'ın Güneş'i kısmen örtmesi sonucunda oluşur.Vanaf de maan gezien bedekt de aarde immers de zon.
Bu dil hakkında kısmen bilgisi olan son kişi 1940 yakınlarında ölmüştür.De laatste persoon die de taal vloeiend sprak, is waarschijnlijk rond 1970 overleden.
Kısmen devam etmekte.Nog gedeeltelijk behouden.
Bunlar ancak kısmen başarılı olabilir.Maar het lukt maar deels.
Kısmen Los Angeles'taki büyükannesi ve büyükbabası tarafından büyütüldü.Hierna werd hij grootgebracht door zijn grootmoeder in Los Angeles.
Bir taş alet en genel anlamda taştan kısmen veya tamamen elde edilmiş herhangi bir alettir.Stenen werktuigen zijn alle geheel of gedeeltelijk uit steen gemaakte werktuigen.
Bu iddia bu şekliyle kısmen doğrudur.Deze opvatting is slechts gedeeltelijk juist.
Bunlar finansal olarak kısmen ABD tarafından desteklenirler.Deze programma's worden deels door Venezuela gefinancierd.
Kısmen bu dersler sayesinde, 1831'de 178 kişilik devresinde 10. olarak mezun oldu.Niet onterecht want in 1910 slonk het aantal leerlingen tot 178.
Ve kısmen tamir edildi.Deze zijn gedeeltelijk gerestaureerd.
Kısmen 1950'lerde, Brigitte Bardot sayesinde Saint-Tropez uluslararası üne sahip oldu.In de jaren 1950 werd het echter, mede dankzij Brigitte Bardot, weer een internationaal bekende badplaats.
Bu iki tanım kısmen örtüşürler.Deze zijn allebei deels overkluisd.
Köy halkı; Tūrkmen ve kısmen Zazalar'dan oluşmaktadır.De dorpen Geleen (met Spaubeek) en Schinnen groeiden uit tot heerlijkheden.
Kısmen göçmendirler.Gedeeltelijk zijn het trekvogels.
İskeletleri sadece kısmen kemikleşmiştir.De beenderen zijn slechts zeer ten dele in verband gevonden.
Kısmen karsız olmasından tırmanmak kolaydır.De beklimming is relatief gemakkelijk.
Aitken kısmen sağırdı ve işitme cihazı kullanıyordu.Tegen zijn dood was hij bijna blind en gebruikte hij een gehoorapparaat.
3 kişi öldü, 59 ev bütünüyle, 62 ev kısmen yıkıldı.In totaal vallen hierbij 65 doden en 32 zwaargewonden, 96 huizen raken zwaar beschadigd.
Bu aşağılamanın en azından dolaylı yoldan veya kısmen gerçekleşmesi gerekir.Dit kan alleen bij lekkage blijven tot het deels inklappen of volledig.
Kısmen yayla serinliği.Gedeeltelijk onder zadeldak.
16. yüzyılda Imjin Savaşı sırasında kısmen zarar görmüş olup daha sonradan yeniden inşa edilmiştir.Tijdens de Tachtigjarige Oorlog is de molen verwoest en later weer herbouwd.
Cesedin yüzü kısmen gölgelidir.De onderzijde van het lijfje is lichtbruin.
İntihardan sonra kocası ile beraber vücutları kısmen yanmış ve gömülü değildi.Na de moord werden de lijken onherkenbaar gemaakt en begraven.
Kısmen gerçeğe dayalı, kısmen kurgusaldır.Waarschijnlijk is het gedeeltelijk waar en gedeeltelijk legendarisch.
Doğu kıyısındakiler tek hatlı bir demiryolu yapımı esnasında kısmen tahrip edilmiştir.De oostelijke grafheuvel is bij de aanleg van de weg deels afgegraven.
Kolonisi kısmen başarılı olmuştur.Deze kolonie bleek succesvol..
Her iki tez de kısmen doğru olabilir.Dat is maar zeer ten dele waar.
Mortimer bu başarıyı kısmen sağır durumdayken yakalamıştır.Demeter stortte zich in een diep verdriet.
Bu duygular kısmen doğuştan gelebilir, ama kuşkusuz çoğu toplumsal olarak koşullanmıştır.Conditie is deels natuurlijk aangeboren, maar is ook deels trainbaar.
Kısmen içeri doğru çökmüş olabilir.Het is sterk naar binnen gekromd.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.De volgende dag werden zij gered en waren ongedeerd.
Kısmen esnek olmayan çarpışma gerçek dünyada olan çarpışmaların en yaygın olan türüdür.Een type eindbaas dat hier lijnrecht tegenover staat is het type dat men vooral tegenkomt in vechtspellen.