Ana içeriğe geç
Sözlük

kıskı ile cümle

kıskı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Koca Murad Paşa ocaklıları bol para vaadleri ile isyana kışkırtmıştı.The people at TIF caused the elder Bolan countless problems with their payment demands.
Ness, Nitti’nin kışkırtmalarından sonra, onu binadan aşağıya atar.Rod, hearing of Matt's actions, tracks him down.
Bu çok çılgınca, kafanı karıştırıp seni kışkırtan çok şey var.It makes you a lot more tense and that stresses you.
Ayaklanmayı kışkırtan Dominik Yoldaşları üyeleri de öldürüldü.The ringleaders and the Dominicans who encouraged the riot were also executed.
Hadi şimdi de dört yaşındakileri kışkırtalım, şekerleme verelim.Now lets tempt four-year-olds, giving them a treat.
Korkularımız bizi meraklarımızla benzer şekilde kışkırtır.Our fears provoke in us a very similar form of suspense.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We are there to inspire, to provoke, to mobilize, to bring hope to our people.
Bıktım bundan. Annemi mahsus kışkırttın.I'm sick of this. you deliberately provoked my mother.
Yani bu markalar istekliler, ve kesinlikle kışkırtıcı pakatler kullanıyorlar.Some brands are aspirational, and certainly the packaging is incredibly provocative.
ROMEO Wilt Sen beni kışkırtmak? daha sonra sana, çocuk var!ROMEO Wilt thou provoke me? then have at thee, boy!
'Dış güçler beni kışkırttı.' (Kahkahalar)'Foreign forces incited me.'" (Laughter)
Bütün bunlar, füze yarışını kışkırttı.It provoked the missile gap.
Storm beni kışkırtadursun,And although Storm is starting to get my goat
Bu örnek sizi kışkırtacak.I'm going to provoke you.
İnsanları eşcinsellere karşı kışkırtan pek çok kısım içeriyor.There are several passages which incite homophobic hatred.
Ama siz onu kışkırtınızBut you have provoked him
4Shbab"ın dünyasında bu bir kışkırtma değil.In the world of 4Shbab, it's not about bump and grind.
Kıskıvrak atrapado y seguridad ... !Kıskıvrak atrapado y seguridad ... !
Beni kışkırtmayın, çünkü yaparım.Don't tempt me, because I will do it.
Biz kışkırtılmadığımız sürece kavga etmeyiz.MARCEL: We won't fight until we're provoked.
İhtilafı kışkırtmak istediler.They wanted to stir up controversy.
Şeytan İsraillilere karşı çıkıp İsrailde sayım yapması için Davutu kışkırttı.Satan stood up against Israel, and moved David to number Israel.
Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.For your iniquity teaches your mouth, and you choose the language of the crafty.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.The evil deeds of the wicked ensnare him. The cords of his sin hold him firmly.
Taş ağırdır, kum bir yüktür, Ama ahmağın kışkırtması ikisinden de ağırdır.A stone is heavy, and sand is a burden; but a fool's provocation is heavier than both.
Kız, annesinin kışkırtmasıyla, ‹‹Bana şimdi, bir tepsi üzerinde Vaftizci Yahyanın başını ver›› dedi.She, being prompted by her mother, said, "Give me here on a platter the head of John the Baptizer."
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.But the chief priests stirred up the multitude, that he should release Barabbas to them instead.
Bunun üzerine, Biz de onları kendileri hiç şuurunda değilken apansız kıskıvrak yakalayıverdik.So We caught them unawares.
Ve de ki: "Rabbim, şeytanın kışkırtmalarından Sana sığınırım."Say: "My Lord, I seek refuge in You from the evil promptings of the devils.
Dedi ki: "Senin izzetin adına andolsun, ben, onların tümünü mutlaka azdırıp-kışkırtacağım."He said: "By Your authority, I will lead them astray,
Şayet sana şeytandan bir kışkırtma gelecek olursa, hemen Allah'a sığın.If the Devil incite you to evil, seek refuge in God.
Kafirlerin üzerine onları kışkırtan şeytanlar gönderdiğimizi bilmiyor musun?Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
De ki: "Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım."Say: "My Lord, I seek refuge in You from the evil promptings of the devils.
Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!Say: "My Lord, I seek refuge in You from the evil promptings of the devils.
Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım.Then I seized them.
Elbette onu kıskıvrak yakalardık.We would have seized him by his right hand,
Biz şeytanları o kâfirler üzerine musallat ettik. Onları (günaha) kışkırtıp duruyorlar.Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
"Evet biz, sizi kışkırttık.For we had led you astray.
İnkarcıların üzerlerine şeytanları yolladığımızı görmez misin? Onları kışkırtıp duruyorlar.Do you not see that We have set the devils against the infidels to rouse and instigate them?
Onun yakın-dostu (saptırıcı) dedi ki: "Rabbimiz, ben onu kışkırtıp-azdırdım.His accompanying devil said, “Our Lord!
Şeytanların kışkırtmalarından Sana sığınırım."I seek Your refuge from the instigation of the devils.”
Şeytanların kışkırtmalarından sana sığınırım!I seek Your refuge from the instigation of the devils.”
"Evet biz, sizi kışkırttık. Çünkü biz azgındık."“We therefore led you astray, for we ourselves were astray!”
Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.Therefore the earthquake seized them, so at morning they remained lying flattened in their homes.
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.So his soul incited him to kill his brother – he therefore killed him, and was therefore ruined.
Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım. İşte, cezalandırmamın nasıl olduğunu gör!Then I seized them; and how was My retribution!
Onlar, âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini cürümleri sebebiyle kıskıvrak yakaladı.They belied Our signs, wherefore Allah laid hold of them for their sins.
Eğer sana şeytandan yana bir kışkırtma (vesvese veya iğva) gelirse, hemen Allah'a sığın.And if an evil whisper comes to you from Shaitan (Satan) then seek refuge with Allah.
Batılı hakkın yerine koymak için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine ben onları kıskıvrak yakaladım.Every nation attempted to lay hands on their apostle, and disputed erroneously to refute the truth.
Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı.(Cain's) soul prompted him to kill his own brother.
İddialara göre bu elbise satranç turnuvasının yöneticileri tarafından kışkırtıcı addedilmiş.This dress was allegedly deemed seductive by the organizers of the chess tournament.
Aslına bakarsanız onlar kötü niyetli kişiler tarafından kışkırtılmışlardır.Originally, they were provoked by malicious people
Hikayesi mantıksızlığı, abartısı, heyecan vericiliği ve büyük planıyla insanları kışkırtır.His story incites people with its absurdity, exaggeration, sensation and grand plan.
1 Ekim 2017'de Bir kadın Katalan referendumu esnasında ulusal polisi kışkırtırken.A woman rebukes the National Police during the Catalan referendum, on October 1st 2017.
2) Açık seçik kışkırtıcı bir şekilde giyinmişsen cinsel tacizi bildirme.2) Do not report sexual harassment if you are provocatively dressed.
Belediye başkanı kışkırtmak yerine barış ortamına katkıda bulunmalı." dedi.The mayor should contribute to a peaceful situation instead of inciting it," Novicki told SETimes.
Lajcak, SC başbakanını kışkırtıcı söylem konusunda uyardıLajcak warns RS prime minister over inflammatory rhetoric
Her iki olayda da, maskeli gençler şiddet olaylarını kışkırtmıştı.In both cases, young men wearing hoods instigated violence.
Elez hakkında cinayete kışkırtmaktan ek bir suçlama daha bulunuyor.Elez faces the additional charge of inciting murder.
"Futura'da insanları BH toplumunun önemli sorunları üzerinde düşünmeye kışkırtmaya çalışacağız.''At Futura we'll try to provoke people to think about the key problems in BiH society.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod