Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.De goddeloze zal in zijn eigen kwaad verstrikt raken; zijn zonden zullen hem als boeien omknellen.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.den gudløse fanges af egen Brøde og holdes fast i Syndens Reb;
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Den ogudaktige fångas av sina egna missgärningar och fastnar i sin egen synds snaror.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Den ugudelige fanges i sine egne misgjerninger, og han holdes fast i sin egen synds snarer.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Die Missetat des Gottlosen wird ihn fangen, und er wird mit dem Strick seiner Sünde gehalten werden.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Dosa orang jahat bagaikan perangkap yang menjerat orang itu sendiri
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Jeho vlastné neprávosti zajmú bezbožného, a uviazne v povrazoch svojho hriechu.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Jumalattoman vangitsevat hänen rikoksensa, ja hän tarttuu oman syntinsä pauloihin.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Kẻ hung dữ sẽ bị gian ác mình bắt phải, Và bị dây tội lỗi mình vấn buộc lấy.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Kẻ hung_dữ sẽ bị gian_ác mình bắt phải , Và bị dây tội_lỗi mình vấn buộc lấy .
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.악인은 자기의 악에 걸리며 그 죄의 줄에 매이나니
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Le méchant est pris dans ses propres iniquités, Il est saisi par les liens de son péché.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.L'empio è preda delle sue iniquità, è catturato con le funi del suo peccato
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Nepravosti vlastní jímají bezbožníka takového, a v provazích hříchu svého uvázne.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Nieprawości własne pojmają niezbożnika, a w powrozach grzechu swego uwikle się.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Quanto ao ímpio, as suas próprias iniqüidades o prenderão, e pelas cordas do seu pecado será detido.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Sus propias maldades apresarán al impío, y será atrapado en las cuerdas de su propio pecado
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Αι ιδιαι αυτου ανομιαι θελουσι συλλαβει τον ασεβη, και με τα σχοινια της αμαρτιας αυτου θελει σφιγγεσθαι.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Беззаконного уловляют собственные беззакония его, и в узах греха своего он содержится:
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.Нечестивият ще бъде хванат от собствените си беззакония, И с въжетата на своя грях ще бъде държан.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.עוונותיו ילכדנו את הרשע ובחבלי חטאתו יתמך׃
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.الشرير تأخذه آثامه وبحبال خطيته يمسك.
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.惡 人 必 被 自 己 的 罪 孽 捉 住 . 他 必 被 自 己 的 罪 惡 如 繩 索 纏 繞
Kötü kişiyi kendi suçları ele verecek, Günahının kemendi kıskıvrak bağlayacak onu.惡人 必被 自己 的 罪孽 捉住 . 他 必被 自己 的 罪惡 如 繩索纏繞
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Amit tehát a laboratóriumban csinálunk az az, hogy pénzzel embereket csalogatunk egybe.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Co więc robimy w naszym laboratorium? Kusimy cnotą i występkiem za pomocą pieniędzy.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.En mi laboratorio tentamos a las personas con dinero hacia el vicio y la virtud.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Então o que fazemos no meu laboratório é tentar as pessoas com virtude e vício usando dinheiro.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.În laborator, testăm moralitatea cu ajutorul banilor.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.In meinem Labor führen wir mit Geld Leute in Versuchung.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Jadi yang kita lakukan adalah menggoda orang untuk berbuat baik atau jahat dengan uang.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.연구소에서 우리가 하는 것은 돈을 이용해서 덕과 악덕으로 사람들을 유혹합니다
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Laboratoriossamme koettelemme hyveellisiä ja paheellisia ihmisiä käyttäen rahaa.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Những gì chúng tôi làm trong phòng thí nghiệm là chúng tôi dùng tiền để thử xem mọi người đạo đức hay không.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Quello che facciamo nel nostro laboratorio è tentare le persone con vizi e virtù utilizzando i soldi.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Så det vi gør i mit laboratorium er, at vi frister folk med dydighed ved at bruge penge.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Takže děláme v laboratoři to, že pokoušíme lidi k počestnosti a neřesti pomocí peněz.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.To, čo robíme v mojom laboratóriu, je, že pokúšame ľudské cnosti a necnosti prostredníctvom peňazí.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Wat we in mijn lab doen, is mensen bekoren met deugd en ondeugd door geld te gebruiken.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.В моей лаборатории мы склоняем людей к добродетели или греху при помощи денег.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Отже, в моїй лабораторії за допомогою грошей ми схиляємо людей діяти доброчесно або аморально.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.Това, което направихме в моята лаборатория е да изкушим хората с добродетел и порок, използвайки пари.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.מה שאנו עושים במעבדה זה לפתות אנשים באמצעות מידה טובה ומידה מגונה בשימוש בכספם.
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.فما قمنا به في المخبر هو أننا كنا نغري الناس بواسطة الفضيلة والرذيلة بإستخدام المال
Laboratuvarımda şunu yaptık: insanları, para kullanarak erdemli ya da ahlaksız olmaya doğru kışkırttık.善悪をあぶり出すのです その方法を説明しましょう
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti: 'Dış güçler beni kışkırttı.' (Kahkahalar)"Manal al-Sharif perde o controlo e confessa: "<i>Forças estrangeiras incitaram-me.</i>" (Risos)
"Manal al-Sharif kendini kaybetti ve itiraf etti: 'Dış güçler beni kışkırttı.'"Manal al-Sharif se vzdává a přiznává: " Zahraniční síly mě podněcovaly!"
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.비록 우스워보일지라도, 소수만 이해할 지라도, 그리고 아무리 선동적으로 보일지라도요.
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.לא משנה עד כמה מצחיק, לא משנה עד כמה אזוטרי, לא משנה כמה יראה כמרדני.
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.لايهم كم هو مضحك , لايهم كم هو سري لايهم كم يبدو فاتنا
Ne kadar gülünç, gizemli, kışkırtıcı görünürse görünsün.どんなに扇動的に思われても この学ぼうとする意欲が 我らがハンガリー人
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Aber die Hohenpriester reizten das Volk, das er ihnen viel lieber den Barabbas losgäbe.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.A fõpapok azonban felindíták a sokaságot, hogy inkább Barabbást bocsássa el nékik.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ale najvyšší kňazi pobúrili zástup, aby si žiadal, žeby im radšej prepustil Barabáša.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ale přední kněží ponukli zástupu, aby jim raději propustil Barabbáše.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ale przedniejsi kapłani podburzali lud, iżby im raczej Barabbasza wypuścił.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Dar preoţii cei mai de seamă au aţîţat norodul să ceară lui Pilat să le slobozească mai bine pe Baraba.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.그러나 대제사장들이 무리를 충동하여 도리어 바라바를 놓아 달라 하게 하니
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Mais les chefs des sacrificateurs excitèrent la foule, afin que Pilate leur relâchât plutôt Barabbas.
Ne var ki başkâhinler, İsanın değil, Barabbanın salıverilmesini istemeleri için halkı kışkırttılar.Ma i sommi sacerdoti sobillarono la folla perché egli rilasciasse loro piuttosto Barabba