Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuΌποτε πάντα υπάρχει αυτό -- όσο πιο κοντά στη Βόρεια Κορέα βρισκόσουν, τόσο πιο τρομακτικά ήταν.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuВинаги е било така - колкото по-близо си до Северна Корея, толкова е по-ужасяващо.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuДело обстоит так: чем вы ближе к Северной Корее, тем больше вы напуганы.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuאז כך זה היה -- ככל שהיית קרוב לצפון קוריאה, כך זה היה יותר מפחיד.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumuفهذا هو الحال دائما-- كلما اقتربت من كوريا الشمالية، كلما كان ذلك مخيفا.
Kısacası Kuzey Kore'ye ne kadar yakınsan o kadar korkmalısın durumu学校では私が撮影していると とても頻繁に
Kısacası, marjinal maliyetin, marjinal gelirden yüksek olmasını istemeyiz. -Nechcete, aby byl mezní náklad větší než mezní příjem.
Kısacası, marjinal maliyetin, marjinal gelirden yüksek olmasını istemeyiz. -Zatem nie chcemy, aby koszt krańcowy był większy niż przychód krańcowy. niż przychód krańcowy.
Kısacası, marjinal maliyetin, marjinal gelirden yüksek olmasını istemeyiz. -Пределният разход не трябва да е по-голям от пределния приход.
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Dan, jadi apa...Dengan definisi ini matriks penambahan what do we know?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?E dai? Por essa definição de adição de matrizes o que nós sabemos?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Et puis... Que savons-nous de par cette définition de l'addition matricielle ?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Och, så vad...Genom denna definition av Matrisaddition vad vet vi?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Podľa tejto definície sčítanie matíc, čo vieme?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Podle téhle definice sčítání matic, co víme?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Und so was...Durch diese Definition der Matrixaddition Was wissen wir?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?Y, qué...¿Por esta definición de matriz de suma lo sabemos?
Kısacası matrisleri toplamanın bu açıklaması ile neyi öğrendik?وماذا نعرف من خلال تعريف جمع المصفوفات هذا؟
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Ainsi, celui qui marie sa fille fait bien, et celui qui ne la marie pas fait mieux.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Alltså: den som gifter bort sin dotter, han gör väl; och den som icke gifter bort henne, han gör ännu bättre.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Altså, både den, som bortgifter sin Datter, gør vel, og den, som ikke bortgifter hende, gør bedre.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Astfel, cine îşi mărită fata, bine face, şi cine n'o mărită, mai bine face.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.A tak i ten, kdož vdává pannu svou, dobře činí, ale kdo nevdává, lépe činí.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.A tak tedy i ten, kto vydáva svoju pannu, dobre robí, i ten, kto nevydáva, lepšie robí.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.A tak ten, kto daje za mąż, dobrze czyni; ale który nie daje za mąż, lepiej czyni.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Azért, a ki férjhez adja, az is jól cselekszi, de a ki nem adja férjhez, még jobban cselekszi.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Demnach, welcher verheiratet, der tut wohl; welcher aber nicht verheiratet, der tut besser.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.De modo que aquele que dá em casamento a sua filha donzela, faz bem; mas o que não a der, fará melhor.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.De modo que el que se casa con su virgen hace bien; y de igual manera, el que no se casa hace mejor
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Dus is het goed uw dochter te laten trouwen, maar beter om haar niet te laten trouwen.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.In conclusione, colui che sposa la sua vergine fa bene e chi non la sposa fa meglio
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.그러므로 처녀 딸을 시집 보내는 자도 잘하거니와 시집 보내지 아니하는 자가 더 잘하는 것이니라
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Så gjør da den vel som bortgifter, og den gjør bedre som ikke bortgifter.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Siis, joka naittaa tyttärensä, tekee hyvin, ja joka ei naita, tekee paremmin.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Tako kdor moži devico svojo, dela tudi dobro, a kdor je ne omoži, stori bolje.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Tegasnya, orang yang kawin baik perbuatannya, dan orang yang tidak kawin lebih baik lagi perbuatannya
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Thế thì kẻ gả con gái mình làm phải lẽ; song kẻ không gả, còn làm phải lẽ hơn nữa.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Thế_thì kẻ gả con_gái mình làm phải lẽ ; song kẻ không gả , còn làm phải lẽ hơn_nữa .
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Ωστε και οστις υπανδρευει πραττει καλως, αλλ' ο μη υπανδρευων πραττει καλητερα.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Посему выдающий замуж свою девицу поступает хорошо; а не выдающий поступает лучше.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.Тим же хто віддає заміж, добре робить; а хто не віддає, лучче робить.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.לכן המשיא אתה טוב הוא עשה ואשר איננו משיא עשה טוב ממנו׃
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.اذا من زوج فحسنا يفعل ومن لا يزوج يفعل احسن.
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.這 樣 看 來 、 叫 自 己 的 女 兒 出 嫁 是 好 . 不 叫 他 出 嫁 更 是 好
Kısacası nişanlısıyla evlenen iyi eder, evlenmeyense daha iyi eder.這樣 看來 、 叫 自己 的 女兒 出嫁 是 好 . 不 叫他 出嫁 更 是 好
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.Así que los dañamos de inmediato porque pensamos que es la forma en que los niños son.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.Assim, danifica-mo-las imediatamente, porque elas pensam: bem, então acho que é assim que as crianças são.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.Deci, asa ii stricam imediat. gandind: "cred ca asa sunt copiii"
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.Hier wird ihrem Verstand geschadet, aber sie denken, nun, ich glaube Kinder sind halt so.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.I tak właśnie je niszczymy, ponieważ ludzie myślą, przecież dzieci takie właśnie są.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.Έτσι, τους κάνει κακό , επειδή πιστεύουμε ότι είναι ο τρόπος που τα παιδιά είναι ...
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz. Çünkü, çocukların böyle olduğunu düşünüyorlar.И ето как ги увреждаме още в ранна възраст, като си мислим, че децата са си такива.
Kısacası, onlara en baştan zarar veriyoruz.「皆がそう考えているのだったら、 子供とはそういうものなのだろう」
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Así, en resumen, estoy alarmada por todas las cosas que no tienen.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Donc en bref, je suis choquée par toutes les choses qu'ils n'ont pas.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Ik schrik telkens weer van alles wat ze moeten missen.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.In breve, sono sbigottita da tutte le cose che non possiedono.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.한 마디로, 그들에게 없는 것들을 보며 놀라고는 합니다.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Kort sagt, bliver jeg forskrækket af alle de ting de ikke har.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Kurz gesagt: ich bin erschrocken über all die Sachen, die sie nicht haben.