Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Pe scurt, mă înfioară toate lucrurile de care duc lipsă.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Resumindo, fico espantada com tudo o que eles não têm.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Röviden, megdöbbentett a tény, hogy mi mindent nélkülöznek.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Singkatnya, saya terkejut dengan segala ketidakpunyaan mereka
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Takže v krátkosti mne vlastně zaráží všechno, co se těmto lidem nedostává.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Vì vậy tôi đã giật mình về những cái mà họ không có.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.W skrócie, jestem wstrząśnięta tym wszystkim czego oni nie mają.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Με δυο κουβέντες αιφνιδιάζομαι απ' όλα όσα δεν έχουν
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Говоря кратко, я ошарашена всем тем, чего у них нет.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Одним словом, я була шокована тим, яких речей вони позбавлені.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.Така че накратко, изумена съм от всички тези неща които те нямат.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.או בקיצור, אני חרדה מכל הדברים הללו שאין להם.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.لذا، بإختصار، فقد صُدمت بكل الأشياء التي لا تتوافر لديهم.
Kısacası, onların sahip olmadığı şeyler karşısında dehşete düşüyorum.いかに彼らが何も所有していないかということです ただし1つだけ彼らのところにもあって驚いたものがあります:
Kısacası perspektif, bağlam ve tarih çocuklarla çıktığım gezileri planlarken anahtar bir rol oynuyor.한 장소의 배경과 역사를 조망하고 중요하게 고려하여
Kısacası perspektif, bağlam ve tarih çocuklarla çıktığım gezileri planlarken anahtar bir rol oynuyor.Und so spielen Perspektive, Kontext und Geschichte Schlüsselrollen dabei, wie ich meine Fahrten mit den
Kısacası perspektif, bağlam ve tarih çocuklarla çıktığım gezileri planlarken anahtar bir rol oynuyor.Zatem perspektywa i kontekst, i historia odgrywają kluczową rolę w tym, jak planuję przejażdżki z dzieciakami.
Kısacası perspektif, bağlam ve tarih çocuklarla çıktığım gezileri planlarken anahtar bir rol oynuyor.כך שפרספקטיבה והקשר והיסטוריה משחקים תפקיד ראשי
Kısacası perspektif, bağlam ve tarih çocuklarla çıktığım gezileri planlarken anahtar bir rol oynuyor.والمفهوم .. والسياق والتاريخ .. جميع ذلك يلعب دوراً
Kısacası perspektif, bağlam ve tarih çocuklarla çıktığım gezileri planlarken anahtar bir rol oynuyor.状況と 歴史の3つが 私が企画する 少年達との自転車の旅における
Kısacası primat dendiğinde akla gelen genel sınıflandırma budur.Esto plantea la pregunta... ¿que tipo de "cosa" son los virus??
Kısacası primat dendiğinde akla gelen genel sınıflandırma budur.인간은 아마 가장 최악의 영장류일것입니다 나무타기 같은 것은 제일 못하니까요 하지만 이것들은 일반적인 범주화입니다
Kısacası primat dendiğinde akla gelen genel sınıflandırma budur.Люди - мабуть, найгірші примати, коли діло доходить до лазіння, ну чи одні з гірших Це загальна класифікація.
Kısacası, sigara durdurmak için ona ve onunla dönecektir, onu aramak.즉, 금연하라고, 내가 그와 함께 켜집니다, 그것을 호출합니다.
Kısacası, sigara durdurmak için ona ve onunla dönecektir, onu aramak.lo llaman, le dicen que deje de fumar, en pocas palabras, y yo me volveré con él.
Kısacası, sigara durdurmak için ona ve onunla dönecektir, onu aramak.קוראים לזה, להגיד לו להפסיק לעשן, בקיצור, ואני יהפוך איתו.
Kısacası, sigara durdurmak için ona ve onunla dönecektir, onu aramak.نسميها ؛ يخبره بالتوقف عن التدخين ، وباختصار ، وأنا لن بدوره معه.
Kısacası, sigara durdurmak için ona ve onunla dönecektir, onu aramak.しかし、私は私と一緒にベッドで男性の喫煙を持つ空想しないでください。
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Así que he tenido muchos ejemplos femeninos que han influido en quién soy y dónde estoy hoy en día.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Deci am avut incredibil de multe modele de femei de urmat care au influenţat ce sunt şi unde sunt acum.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Eu tive muitos e incríveis exemplos de mulheres que influenciaram quem sou e aonde estou hoje.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Ho quindi avuto tantissimi modelli femminili cui ispirarmi, che hanno plasmato la mia persona e il mio ruolo.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Ik heb dus ongelooflijk veel vrouwelijke voorbeelden gehad die me hebben gemaakt tot wie en waar ik nu ben.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.제 누구인지, 오늘날 어디에 있는지 영향을 끼친 아주 많은 여성 역할 모델들이 있습니다.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Miałam więc bardzo wiele przykładów kobiet, które wywarły wpływ na to, kim dziś jestem.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Tehát hihetetlenül sok női példaképem volt, akik által lettem az, aki ma vagyok.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Vì thế tôi có rất nhiều phụ nữ tuyệt vời để làm gương tác động đến tôi và giúp tôi đứng ở đây hôm nay.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.Έτσι είχα απίστευτα πολλά γυναικεία πρότυπα που επηρέασαν το ποια είμαι και το πού είμαι σήμερα.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.כך שנתקלתי בהמון נשים שהיו בשבילי מודל-חיקוי שהשפיעו על מי שאני והיכן שאני כיום.
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.لدي الكثير من النسوة القدوة اللاتي .. أثرن علي في حياتي وأوصلوني الى اما انا عليه اليوم
Kısacası, şimdiye kadar çok fazla kadın idolüm benim bugün olduğum kişi olmamda etken oldu.多大な影響力をもたらした 多くのお手本となる女性の存在がありました にもかかわらず 実際は
Kısacası şirketim bu tür programlar satıyor, yeterince açık mı? Harika bir programdır.En resumen, mi empresa vende... ...software para tableros electrónicos, ¿entiendes?
Kısacası siz buna, y'deki değişim bölü x'deki değişim de diyebilirsiniz.Det er det samme som ændring i y over ændring i x.
Kısacası siz buna, y'deki değişim bölü x'deki değişim de diyebilirsiniz.Ou você também pode exibi-lo como variação de y sobre variação no x.
Kısacası siz buna, y'deki değişim bölü x'deki değişim de diyebilirsiniz.Tedy změna na ose y lomeno změna na ose x.
Kısacası siz buna, y'deki değişim bölü x'deki değişim de diyebilirsiniz.Vous pouvez aussi la voir comme étant la variation en y sur la variation en x.
Kısacası siz buna, y'deki değişim bölü x'deki değişim de diyebilirsiniz.혹은 x값의 변화량 분의 y값의 변화량이라고 볼 수도 있습니다.
Kısacası siz buna, y'deki değişim bölü x'deki değişim de diyebilirsiniz.Можете да го видите и като промяна в у върху промяна в х
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Así que acabo de decir que si estamos agregando, realmente no podemos hacer nada.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Beh ho appena detto, se stiamo sommando, non possiamo davvero fare nulla.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Então eu disse que se nós estivermos adicionando, nós realmente não podemos fazer nada.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Ik zei net dat we optellen, we kunnen niet veel doen.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Interessant.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Je viens de dire que lorsqu'on ajoute on ne peut pas faire grand chose.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.덧셈에선 특별한 일이 아무것도 없습니다
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Mint ahogy az előbb mondtam, összeadásnál nem sok mindent tudunk csinálni.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Řekl jsem, že u sčítání toho nemůžeme moc dělat.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz. Sadeleştirme yapılmıyor.Vi har lige fundet ud af, at vi ikke kan reducere noget, hvis vi skal lægge sammen.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Хорошо я только что сказал, если мы добавляем, мы не можем сделать действительно ничего.
Kısacası söylemek istediğim şey, toplarken bir şey yapamıyoruz.Я можу сказати, що якщо ми додаємо, то ми насправді нічого не можемо зробити.