Diğer kısımlar koyudur.El resto está consolidado.
Bir kısım asker de nehri yüzerek geçmiştir.Algunos soldados incluso pudieron cruzar el río nadando.
Bu bölgenin büyük kısımı Taklamakan Çölü ile kaplıdır.Dicho mundo conecta con una parte del Desierto.
Fakat, problem yukarıdaki kısımda bahsedildiği gibi değildir.¿No debería ser el problema arriba entonces?
Ama yeni araştırmalarla bazı kısımlar için daha değişik ve daha uygun gelen sonuçlar ortaya çıkarılmıştır.Otros investigadores han encontrado resultados diferentes y más positivos respecto a las campañas negativas.
Caminin içi kaba ağaç süslemesi ile süslenmiştir, tavan ve yan kısımları şekillendirilmiştir.Para ello, se ajardinaron parterres con césped y se plantaron árboles de sombra.
Gölün çevresindeki diğer kısımlar tarım için kullanılır.Otras áreas del delta se utilizan para la agricultura.
Taş oda, en korkunç cezaların verildiği kısımdır.La parte superior de la sacristía está revestida de las pinturas de mayor impulso.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Se prepara batiendo en la coctelera todos los ingredientes.
Her segment orta ventral kısımda çıkıntılar bulundurur.Presentan una coloración aposemática en la zona ventral.
Bu kısım yayımlanmadan önce kesilmiştir.Por desgracia, se interrumpió la publicación antes de terminar.
2 ayrı bölüm ve 7 kısımdan oluşur.Se encontró en dos sitios y siete acciones.
Grenland bölgesi içinden geçen E18 güney kısmının, E134 ise iç kısımlarının ulaşımında temel kara yollarıdır.La E1 en la Selva Negra sigue caminos preexistentes de larga distancia.
Analiz : ... kısımları veya özellikleri nelerdir?; ... neye göre sınıflandırılır?Los diplomados: ¿qué son y para qué sirven?.
Eriksi meyvelerde ise iç kısım (endokarp) sertleşmiştir.Frutos inmaduros (trimas) in situ.
Kurum, elektronik kütüphane ve teknoloji laboratuvarı olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.Es por tanto un concepto integrador que incluye tanto a la biblioteca convencional como a la electrónica.
Göz üzerinde çizgi halinde tüysüz bir kısım vardır.Posee una línea pálida alrededor del ojo.
Üçüncü bölümde ise bir önceki kısımda bahsedilen konu ile ilgili olarak denetmen ile münazara yapılır.Desde allí se efectuará el recorrido mencionado en el apartado anterior.
"2. kısım: Ramazan risalesi".«Capítulo II: Nazaret».
Her reklam, kendisine önerilen Panda Cheese markalı peyniri reddeden kişinin yer aldığı kısımla başlar.En cada anuncio, se ofrece queso Panda a una persona pero esta lo rechaza.
Şarkıdaki kısımlar hızlı şekilde çift davul vuruşlarıyla söyleniyor.Curiosamente en esta canción el redoblante de la batería suena con eco.
Meyveyi teşkil eden meyve kabuğu (perikarp), üç kısımdan meydana gelmektedir.Los frutos son la tercera parte de su alimento.
Diğer kısım da, başlarına koyun derisinden kara papak koyarak Sünni olduklarını bu yolla vurgulamıştır.Y otra, la de esta última derramando cera caliente sobre el torso desnudo de aquél.
12 kısımdan oluşur.Pertenece a la línea 12.
İki şarkının da rap kısımlarının sözlerini kendisi yazdı.Ambas canciones, por otra parte mencionan a la lluvia.
İç kısımda kalan balıklar avlanır.Los peces en escabeche.
Kate Bush'un kısımları Sinéad O'Connor tarafından söylendi.Le parti cantate da Kate Bush sono cantate da Sinéad O'Connor.
P336 Donmuş kısımları ılık su ile eritin.P336 – Sgelare le parti congelate usando acqua tiepida.
Bîc'in üst kısımlar Codri Tepeleri 'nde derin bir kanyon oluşturur.Il flusso superiore del Bîc scava un profondo canyon nelle Colline Codri.
Hithlum’un diğer kısımları gibi Dor-lómin de Öfke Savaşı sırasında denize batırıldı.Come il resto dell'Hithlum, anche Dor-lómin fu distrutta durante la Guerra d'Ira.
Yüz yüze : Bu kısım ise öğrenmeye yönelik daha ileri basamakları kapsamaktadır.Dispone degli attributi di sat (essere), cit (coscienza) e ānanda (beatitudine).
Bazı varyantlarda (Solero Ice örneğinde olduğu gibi) dış kısım bir buzlu meyveye benzerdi.In alcune varianti (come nel caso del Solero Ice) la parte esterna era simile a quella di un ghiacciolo.
Bu kılcıklar sayesinde öğütülmüş olarak gelen besinlerin faydalı kısımları emilerek kana verilir.Egli invece, va a comprare dei calderoni rubati, che poi rivende a suo vantaggio.
Kısım I: genel teori.Parte prima: Teoria 1.
Fourchette pirsingi: İç dudakların alt tarafta birleştikleri kısıma takılan pirsing.Fourchette: piercing che consiste nel forare l'unione tra le grandi labbra sul perineo.
Bu duvardan arta kalan kısımlar Kudüs'ün Eski Şehir'inde bulunmaktadır.Questo modello stradale è tuttora conservato nella Città Vecchia di Gerusalemme.
Alt kısımlar krem rengidir.Le parti inferiori sono color crema.
İlk görüş için kısım: online.Prima parte, testo online.
Bu eser "Fraser's Magazine" adlı dergide 1833-1834 yıllarında kısım kısım yayınlandı.Inizialmente, venne pubblicata a puntate sulla rivista Fraser's Magazine tra il 1833 e il 1834.
Beyzbol sopası birkaç kısımdan oluşmaktadır.La palliata è costituita da diverse parti.
Duvarların taban genişliği 8,62 metre olup, üst kısımlara doğru incelerek 6,66 metreye düşer.Le pareti, alla base, sono larghe 8,62 metri per poi assottigliarsi a 6,66 metri in cima.
Bu lifli kısım kolayca ayrılır.Le scaglie si staccano facilmente.
Sonunda 6 Haziran 1321 tarihinde imparatorluğu kısımlara ayıran barış anlaşması imzalandı.Di conseguenza, il 6 giugno 1321, venne raggiunto un accordo che partizionava l'impero.
6 kısımda oluşur.All'interno della ZES.
Koro için yazılan kısım Christophe Kuffner'in (1780 - 1846) bir şiiri üzerine yazılmıştır.La parte corale è basata su un poema di Christoph Kuffner (1780-1846).
Film çoğunlukla İran'da, kimi kısımları ise, gizli olarak Afganistan'da çekildi.Il film è stato girato principalmente in Iran e, segretamente, proprio in Afghanistan.
11. ve 12 kısımları 1. kısımdan öncedir.Le Grotte 11 e 12 sono state le ultime.
Üçüncü bölümde ise bir önceki kısımda bahsedilen konu ile ilgili olarak denetmen ile münazara yapılır.Questo è una costruzione una volta per tutte, in linea con la terza sezione discussa in precedenza.
Bu çıkıntı kaburga kafesinin arka kısım başlangıcını oluşturur.Questa uscita porta al retro dell'ex pozzo.
Naruto kısım 2'de Naruto Jiraiya ile olan eğitiminden geri döner.Quest'ultimo gli viene regalato da Naruto al ritorno dagli allenamenti con Jiraiya.
Bu kısım tamamlanacaktır.Questa parte è in costruzione.
Genellikle ventral kısımları daha açık renkte.Le parti ventrali sono generalmente più chiare.
Bu kısım iptal edilmiştir.La seduta fu sospesa.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Ne esistono di due tipi: quello saudita e quello yemenita.
Açılar bu bağlamda en son oluşan kısımlardır ve buralarda fontaneller oluşur.Gli angoli sono quindi le ultime porzioni ad ossificarsi, ed è per questo che esistono le fontanelle.
B Bölgesi olarak adlandırılan kısım ise Yugoslav yönetimine bırakıldı.La zona B del TLT fu data invece in amministrazione alla Jugoslavia.
Bu requiem'in sadece 1. ve 3. kısmı bulunmaktadır, 2. kısım asla yayımlanmamıştır.Godard gira solo la prima e la terza, ma quest'ultima non verrà mai utilizzata.
İnsan ve kartal figürlerinin baş kısımları zaman içersinde kopmuştur.I piedi fabbrili ed agrimensorii si dividono in 10 once.
Bazı kısımları eksiktir.Alcune immagini sono mancanti.
Bu kısımda paradoksun çözümüne yönelik muhtemel çözüm yollarını listeliyoruz.Di seguito sono elencate diverse possibili soluzioni del paradosso di Fermi.