Alt kısımlar krem rengidir.Die Unterseite ist cremefarben.
Önce iki mısralı kısım, sonra dörder mısralı iki kısım gelir.Es sollte aus zwei Bauabschnitten mit zunächst vier und später zwei weiteren Liegeplätzen bestehen.
Bu teori üç kısımdan oluşur.Cette théorie se compose de trois parties.
15. günde kulakların dış kısımları görünür hale gelir.À quinze jours, l’oreille externe est visible.
Sol kısım José Pizzo tarafından yapılan José Antonio Páez anıtı.Nef gauche Monument à José Antonio Páez, par José Pizzo.
Lenin'in ayak kısımları 1979'de meydana gelen zayıf bir patlama ile bolzuldu.Le talon de Lénine a été endommagé en 1979 à la suite d'une faible explosion.
Yüksek kısımlarında, Neptün atmosferi %80 hidrojen, ve %19 helyumdan oluşur.À hautes altitudes, l'atmosphère de Neptune est composée de 80 % d'hydrogène et de 19 % d'hélium.
Gölün çevresindeki diğer kısımlar tarım için kullanılır.Les terres avoisinant le lac sont utilisées pour l’agriculture.
28 Kasım tarihinde B-Boy'u submission mücadelesinde mağlup etti ancak bu karşılaşma dark kısımdaydı.Le 28 novembre, il bat B-Boy par soumission dans un Dark match.
Sağ kısım Hugo Daini tarafından yapılan Birinci Cumhuriyet anıtı.Nef droite Monument à la Première République, Hugo Daini.
Kitabın son kısımlarında ise daha çok dünyanın geleceğine ilişkin kehanetler bulunmaktadır.Le dernier chapitre contient diverses prophéties sur le futur de la Terre.
Kloakları arka alt kısımdadır.Vestiges du bas-côté.
Koro için yazılan kısım Christophe Kuffner'in (1780 - 1846) bir şiiri üzerine yazılmıştır.La partie chorale est écrite sur un poème de Christoph Kuffner (1780 – 1846).
23 Ocak 2010 tarihinde, Darin Corbin'i mağlup etti ve yine dark kısımdaydı.Le 23 janvier 2010, il perd contre Darin Corbi dans un Dark match.
Yuvarlak kısımlarını içe katlayınız.Élargissez le front de vos pièces.
Bu kısım Fransız devrimi sonrasında hasar görmüş ve Viollet-le-Duc tarafından yeniden tasarlanmıştır.Ce vitrail endommagé au moment de la Révolution a été restauré par Eugène Viollet-le-Duc.
Anayasa metni bir başlangıç, 9 kısım ve 146 maddeden oluşur.Le contenu de la constitution comprend le préambule, les neuf chapitres et 146 articles.
1. Tarihlerin geri kalan kısımı (11 ila 29. konular) David'in hükümdarlık tarihini içerir.Les chapitres 11 à 22 racontent les événements du règne de David.
Alt kısımda bir microSD kart yuvası (2GB'a kadar, 512MB kart dahil edilmiştir) bulunmaktadır.On peut aussi insérer une carte Micro-SD jusqu'à 256 GB.
16. yüzyılda üç kısıma ayrılan yapı, üç aile üyesi arasında pay edildi.La famille se démarque au XVIIe siècle par trois de ses membres.
Kloronema, fotosentez yapan kısımdır.Le chloroplaste, est le siège de la photosynthèse.
Sırt yüzgecinin gövdeye bağlandığı kısım uzundur ve yüzgecin ucu yuvarlaktır.Sur l’angle de l’arc, un tore, et sur la face, de larges feuilles rondes.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır: Duruşma, yargıç, tanık ve sanık.La décision doit être acceptée par l’ensemble des parties : le juge, le plaignant et l’accusé.
Bir kısım asker de nehri yüzerek geçmiştir.Un soldat passe alors la rivière.
Aşağı ve Yukarı olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.On le divise en deux parties, supérieure et inférieure.
Ayrıca köyün bazı kısımlarında pomza çıkarılarak madencilik yapılmaktadır.On sent encore dans ces miniatures un style provincial.
Geri kalan kısım ise kuzey Afrika'dan gelmiştir.Le reste revient en Afrique du Nord.
Bu anlaşmalarla satın alınmış bir kısım toprak Minnesota ve Nebraska’ya dâhil edilmiştir.La plupart des terres acquises furent organisées entre le Territoire du Minnesota et celui du Nebraska.
3 ayrı bölüm ve 7 Kısımdan oluşur.Elle est flanquée de 3 chapelles de part et d'autre.
Taşıyıcı kısım, kullanıcının iletmeyi istediği asıl içeriktir.La ligne de transmission jusqu'à l'usager est le composant déterminant.
İlk kısımda ilişkisini kısaca özet geçer.Elle croisera brièvement le Pr.
Bu konu üstündeki deneyler sadece bir kısımda başarılı oldular.Cette œuvre ne nous est parvenue que partiellement.
Bir sonraki durumda ise ark ayrılmış kısımdan başlar ve elektrotlar akım yönü bakımından ters konuma gelirler.À cet instant-là, la fonction d'onde s'effondre, et on trouve l'électron dans une position déterminée.
Diğer kısımlar koyudur.Les autres sont assis.
Arka kapakta kalan kısım da şu şekildedir:L'autre boîte est laissée telle quelle.
Anterior kısım ince ve noktalıdır.Cette section est très longue et droite.
İki kısımdan meydana gelir: Saidin ve Saidar.Deux d'entre eux sont venimeux : la vipère d'Orsini et le gloydius halys.
Sonunda 6 Haziran 1321 tarihinde imparatorluğu kısımlara ayıran barış anlaşması imzalandı.Un accord fut conclu le 6 juin 1321 en fonction duquel l’empire serait partagé.
Rutin işleri Bakanlar Konseyi adına yapan Genel Konsey, iki kısımdan oluşmaktadır.La présidence tournante au Conseil de l'Union européenne continue toutefois à exister séparément.
İç kısım sönümleyici bir madde ile doldurulmuştur.Certains sont emplis d'une substance savonneuse.
Çatısı iç kısımda 8 küçük kubbelidir.Le tube en lui-même comporte 18 rayures à droite.
İlk kısım yazılar, "dışrak yapıtlar" olarak adlandırılırlar.Certains auteurs les appellent « prépositions secondaires ».
Bu kısımda dört İtalyan dansçı da kendisine eşlik eder.Quatre clubs parisiens y participent.
Fakat bir kısım lökoplast nişasta içermez.Mais il ne savait pas lire une partition de batterie.
O kısım tam olarak belli değildir.La zone n'est pas clairement définie.
Daha sonra bir kısım din değiştiren Sabataycıların tekrar Yahudi dinine döndükleri bilinmektedir.Il en va de même pour un Juif converti à une autre religion.
Bavulların deri kısımlarını koparıp yemeye çalıştık.Des sacs de farine sont éventrés et pillés.
Alt kısımlar ise daima kırmızıdır.Leur face inférieure est généralement rouge.
Bazı kısımları eksiktir.Certains passages sont manquants.
Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı.Les années suivantes se révèlent assez calmes pour lui.
Böylece her kısimsal türeve göre bir denklem elde edilir.Pour chaque concept par intuition, formuler une affirmation.
Erişkinlerin kanatlarının ucunda bulunan siyah kısımlar yalnızca uçarken görünür.Les rémiges noires des ailes ne sont pas visibles lorsque les ailes sont repliées.
Kısım başlangıcı.Partie première.
Alt kısımlar, böğür çizgili ve beyazdır.Le pain est allongé et blanc.
Orta kısımda yer alan apsis içte yuvarlak, dışarıda ise beşgen şeklindedir.Elle est semi-circulaire à l'intérieur et voûtée, à cinq pans à l'extérieur.
Yüksek atlama branşında ise yarışın son kısımlarında Estonya'lı rakibine geçilerek 4. oldu.Elle gagne la quatrième étape dans l'emballage final sous la pluie.
İşte, atılan o kısımdan köpek yaratılır.On retrouve tout de même des portails de ce type qui donnent sur cette rue Fabriqués den Nabot .
İlk kısım Üç fizikçi birbirlerine aslında deli olmadıklarını açıklar.De plus, les trois vecteurs ne sont pas mutuellement orthogonaux.
Buna göre bir kısım kehanetlerin gerçekleşmesi için, sadece yeterli sayıda kehanette bulunmak gerekir.Dans le cas où de nombreux animaux doivent être abattus, une seule bénédiction suffit.
Hastalık ilerledkçe,vücudun diğer kısımlarına yayılır.Cette infection peut parfois s'étendre à d'autres parties du corps.