kırsal ile cümle
kırsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İsviçre sadece 70 yıl içerisinde kırsal bir ülkeden kentsel bir ülkeye dönüştü.وتطورت سويسرا إلى حد كبير من بلد ريفي إلى بلد يضم أرقى المناطق الحضرية خلال 70 عاماً.
İlçeler, şehirlere ve semtlere kıyasla daha daha az nüfus yoğunluğuna sahiptir ve daha kırsal karakterlidir.وتتميز المدن بقدر أكبر من الأنشطة الترويحية والترفيهية مقارنة بالريف وهي ذات حركة أسرع.
Nüfusu çoğunlukla kırsal göçmenlerin oluşur.نمو يرجع إلى حد كبير إلى الهجرة القروية.
Kırsal bölgeleri korur.واضطر المناطق الريفية.
Şam’ın kırsalında da az sayıda Türkmen yaşamaktadır.توجد في المنطقة أقلية من التركمان.
İsviçre sadece 70 yıl içerisinde kırsal bir ülkeden kentsel bir ülkeye dönüştü.A Suíça passou de um país predominantemente rural para um urbano em apenas 70 anos.
Balkanlar'daki kırsal alanlarda Roma yönetimi, kısa yaz kampanyalarında elde edilen başarılarla sınırlıydı.O governo bizantino nas zonas rurais dos Bálcãs se limitava às áreas afetadas pelas curtas campanhas de verão.
İller, şehirler, kırsal ve dağlık bölgeleri içeren geniş bölgelerdir.São grandes áreas, incluindo cidades, regiões rurais e montanhosas.
2007 yılı itibarıyla, Ermenistan'da 49 şehir, 866 kırsal olmak üzere toplam 915 topluluk mevcuttur.Em 2007, a Armênia possuía 915 comunidades, das quais 49 eram consideradas urbanas e 866 consideradas rurais.
Bulgarlar kırsal kesibi tahrip edip, Zaharija'yı Hırvatistan Krallığı'na kaçmaya zorladılar.Os búlgaros devastaram o campo e forçaram Zacarias a fugir ao Reino da Croácia.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.73% da população vive em áreas urbanas, enquanto 27% nas áreas rurais.
Halkın üçte biri Maya kökenlidir ve kırsal alanlarda yaşayan birçok insan İspanyolca bilmez.Um terço de sua população é descendente dos maias, sendo que muitos deles não falam espanhol.
Her kesim bir veya daha fazla şehir ve/veya bir veya daha fazla kırsal yerleşime sahip olabilir.Cada municipalidade pode conter uma ou mais cidades e/ou vilas.
Arazan, Fas'ın Souss-Massa-Draâ bölgesindeki Taroudant şehrinde bulunan kırsal komün ve küçük bir kasaba.Arazan é uma cidade pequena e rural do município em Taroudant Província do Suss-Massa-Draa região de Marrocos.
Bölgenin kuzeyi, özellikle Cumbria ve kuzey Lancashire, genellikle kırsal arazilerdir.O norte (assim Lancashire do norte e Cúmbria) é geralmente rural.
Az da olsa kırsal alanlarda arıcılık da vardır.No entanto, a desnutrição ainda é comum nas regiões rurais.
Adams St. Louis, Missouri'de doğdu, Doğu Teksas'ın kırsal kesimlerinde büyüdü.Adams nasceu em St. Louis, Missouri, e foi criada na zona rural do Leste do Texas.
Kırsal yerleşimler bir dizi köyün toplamıdır.Os distritos rurais são um conjunto de várias aldeias.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.No entanto, um grande número de camaroneses vivem na pobreza como agricultores de subsistência.
Bu kayıp özellikle kırsal kesimlerde insanların büyük bir tahliyesine neden oldu.Essa perda foi causada principalmente por uma evacuação maciça das pessoas para áreas mais rurais.
Kırsal alanlardaki insanlar yoksul ve eğitimsizdi.As pessoas mais pobres ou nas áreas rurais não tinham acesso à educação.
21. yüzyılın başlangıcında, nüfus, kentsel alanlarda, kırsal alanlardan çok daha fazla artış gösterdi.Ao final da década de 1940, mais pessoas viviam em cidades do que em áreas rurais.
Köy ve kırsal yaşam ise tablolarındaki ana temalardı.A vida dos trabalhadores e dos soldados era o foco principal desses filmes.
30 Eylül 2015'te, Rusya'ya ait savaş uçakları Hama kırsalındaki muhalif mevzilerini bombalamaya başlamıştır.As operações russas começaram no dia 30 de setembro de 2015, bombardeando posições na região de Homs.
Temel altyapı ve enerjide kırsalda %100 kapsama ulaşmak.A cobertura de água potável e energia elétrica chegam quase a 100% da cidade.
Aynı yıllarda Türkiye'de, nüfusun %15’i kentlerde yaşarken, %85’i kırsal alanda yaşamaktaydı.No mesmo ano, 15% dos habitantes viviam em áreas urbanas e 85% em áreas rurais.
Jandarma; köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda kanun ve düzenin korunmasından sorumludur.A polícia estadual é responsável por manter a lei e a ordem nos municípios do estado e nas áreas rurais.
Çocukların çoğu bu sayede ilk defa kırsal yaşamı görme fırsatı buldu.Pela primeira vez, então, o rapaz encara uma responsabilidade na vida.
Kırsal alanda olduğu için tarlası sınırlıdır.Contudo são de acesso restrito, devido situarem em área militar.
Nüfusu çoğunlukla kırsal göçmenlerin oluşur.A maioria da população é composta por trabalhadores imigrantes de outros estados.
Buna rağmen Adalet Partisi'nin hem kırsal hem de kentsel alanlarda etkinliği sürmüştür.Serviços religiosos são bem atendidos em ambas as áreas rurais e urbanas.
1960-1999 yılları arasındaki süreçte kırsal kesim illerinden on beşi nüfus kaybı yaşamıştır.Total crime per capita é 10º entre os 60 países.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.De meeste inwoners van Chiapas zijn arme boeren.
Bütün bu gelişmelere rağmen İspanya kırsalında durum iç açıcı değildir.Ondanks deze maatregelen werd het niet veiliger in Zuid-Vietnam.
Kırsal bir belediye olan Fåberg, 1 Ocak 1964 tarihinde Lillehammer ile birleşti.Per 1 januari 1964 is de plattelandsgemeente Fåberg aan Lillehammer toegevoegd.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Met het Cohesiefonds probeert de Europese Unie de economie van minder welvarende lidstaten op peil te brengen.
Her kesim bir veya daha fazla şehir ve/veya bir veya daha fazla kırsal yerleşime sahip olabilir.Elk arrondissement kent één of meer vestigingslocaties en één of meer zittingslocatie.
Diğer onu kırsal belediyelerdir.Allen waren afgevaardigden van plattelandsdistricten.
Şiddet olayları Paris'ten diğer kentlere ve kırsal kesimlere yayıldı.De rellen breidden zich snel uit naar andere zones van de stad Parijs, en naar andere steden.
Nohuad, kırsal köy hayatından zevk alıyordu.Johans weduwe genoot echter het vruchtgebruik van het Nijenhuis.
Köyün arazi yapısı kırsal olması nedeniyle ekonomik geliri düşüktür.De schaarste aan mensen op het platteland zal de lonen in landbouwsector immers opdrijven.
Kırsalda büyüdüm.Ik ben opgegroeid op het platteland.
Aynı zamanda hapishanelerde ve kırsal bölgelerde vaizlik yapmaktaydı.Odbywały się również w budynku więzienia oraz w okolicznych wsiach.
Çin, Polinezya ve kırsal alt-Sahara Afrika bölgesinde yaygın hale gelmiştir.Dna stała się powszechna w Chinach, na Polinezji i na obszarach miejskich Afryki Subsaharyjskiej.
Audrey - Kırsaldan bir kadın.Pani Pytalska – kobieta w Krainie Następnego Dnia.
Adams St. Louis, Missouri'de doğdu, Doğu Teksas'ın kırsal kesimlerinde büyüdü.Louis w stanie Missouri, a dorastała we Wschodnim Teksasie.
Latince paganus yani kırsal sözcüğünden türemiştir.Łacińskie słowo paganus znaczy wieśniak, a pagus znaczy wieś.
Nüfusu çoğunlukla kırsal göçmenlerin oluşur.Ludność to głównie afgańscy uchodźcy.
Diğer onu kırsal belediyelerdir.Niektóre z nich to dzielnice wiejskie.
Jana, Çek Cumhuriyeti'nde kırsal bir alanda doğmuştur.Jan Faktor urodził się w Czechach.
Kentte olanı kentsel gerilla savaşı, kırsal olanı ise halk savaşı olarak bilinir.Krig som pågår mellan parter i samma land kallas ett inbördeskrig.
Halkın %20'si kırsal kesimde, %80'i kentsel kesimde yaşar.Efter ett år lever i genomsnitt endast 20 % av ungfåglarna och i stadsområden ungefär 40 %.
Chiapas'ta birçok insan kırsal alanda yaşayan yoksul çiftçilerdir.Ändå lever många kamerunier i fattigdom som småbrukare.
Kırsal kesimde, göçebe Bedevilerin sayısı, yerleşik tarımcılarınkinden yüksektir.Resultatet är att antalet utflyttade kapverdier är större än antalet som bor kvar.
Ülke nüfusunun %73'ü şehirlerde yaşarken, %27'si kırsal alanlarda yaşamaktadır.53% av befolkningen bor i städer medan 47% bor i rurala områden.
Kış mevsiminin uzun geçtiği bölgelerde kırsal kesimde çok kullanılır.De blev ofta uttråkade under den långa vintervilan.
Toplam nüfusun %48'i kentsel, %52'si ise kırsal bölgede yaşamaktadır.58 % av befolkningen bor i städer mot 42 % på landsbygden.
Cumbria Kontluğu nüfusu genellikle kırsal alanlara yayılmış olarak yaşamaktadır.Trakten runt Córrego Cupim består till största delen av jordbruksmark.
Buna rağmen Adalet Partisi'nin hem kırsal hem de kentsel alanlarda etkinliği sürmüştür.Detta tog sig uttryck i byggandet av slott både i stad och landsbygd.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.Det finns betydligt mindre växtlighet i städer än på landsbygden.