kırsal ile cümle
kırsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şehirler ve ilçelerin kırsal bölümleri köyler (ri 리) halinde düzenlenmiştir.Ciudades y pueblos de Vestur-Ísafjarðarsýsla
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.Los nacidos en las ciudades son menos migrantes que los nacidos en el medio rural.
Bütün park, Kisoro Caddesi, Bufumbira Kırsalı'nda bulunmaktadır.Todo el parque está situado en el Condado de Bufumbira, en el distrito de Kisoro.
Bu halkın çoğunluğu kırsal alanlarda yaşamaktaydı ve geçimini tarım ve halıcılıkla sağlıyordu.Como muchos de ellos eran granjeros, siguen practicando agricultura –en su propia y torcida manera.
Kırsal ve Bölgesel Kalkınma Bakanlığı (Malezya).Servicio Agrícola y Ganadero (Chile).
Orlando yerleşkesi Amerika İç Savaşı sırasında çok kırsal bir küçük yerleşke idi.Su hijo Ion vivió cómodamente hasta la guerra civil americana.
Nässjö, uzun yıllar boyunca kırsal bir kasaba olarak bilinmekteydi.Mene Grande fue fundado hace varios siglos como una ciudad agrícola.
İlçe daha çok kırsal bir yerleşim niteliği taşımaktadır.El sur ha conservado un carácter más rural.
Kırsal belediyeler olan Gjerpen ve Solum 1 Haziran 1964 tarihinde Skien belediyesine katılmıştır.Solum empieza a formar parte del municipio de Skien el 1 de enero de 1964.
Ben kırsalda yaşamak istiyorum.Io voglio vivere nel paese.
Bulgarlar kırsal kesibi tahrip edip, Zaharija'yı Hırvatistan Krallığı'na kaçmaya zorladılar.I Bulgari devastarono le campagne e costrinsero Zaharija a fuggire nel Regno di Croazia.
Bazı çatısız Palladyan evler halen az nüfuslu İrlanda kırsalında bulunabilmektedir.Nella provincia irlandese si possono incontrare tuttora molte case palladiane senza tetto.
Halkın %20'si kırsal kesimde, %80'i kentsel kesimde yaşar.Il 20% della popolazione vive in zone rurali mentre l'80% in zone urbane.
Arbreş müziği, sadece İtalya'nın güney kesiminin kırsal kesimlerinde yaygınlık gösterir.Chiaiano, quindi, è il probabile fulcro di diffusione delle T-Shirt nel meridione Italico.
Aile 1939'da, sanatında kırsal kesim hayatının konuları yoğunlaştığı, Arlington, Vermont'a taşındı.Nel '39 l'illustratore decise di trasferirsi con la famiglia ad Arlington (Vermont).
Kırsal kalkınma çiftçileri, ailelerini ve daha geniş kırsal nüfusu hedeflemektedir.Il fine è quello di risolvere i conflitti tra proprietari, contadini e le altre forze pubbliche.
Bir grup gezginci oyuncu Yunanistan'ın kırsalındaki ücra bir köyün tenha tren istasyonunda trenden inerler.Un uomo si risveglia in un bagno pubblico di una stazione ferroviaria a Washington.
Glasgow kuruluşunda bir küçük kırsal yerleşke idi.Possedeva un appartamento nel Greenwich Village.
Kırsal yaşamı renkli ve canlı biçimde ele alan bu tür tablolar daha önce yapılmamıştı.I due sono costretti a compiere lavori manuali prettamente rurali e domestici che non hanno mai compiuto.
Astra2Connect hizmeti, kırsal yerlerde İnternet'e erişimi ihtiyaçlarına da çözüm üretmektedir.Connect2 intende collegare le persone ai luoghi nei quali vogliono andare.
Evim kırsal alanda.Мой дом находится в сельской местности.
Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.Деревенская жизнь очень сильно притягивает меня.
Hiç kırsal alanda yaşadın mı?Ты когда-нибудь жил в сельской местности?
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.Ты скоро привыкнешь к сельской жизни.
Kırsal İlkbaharda güzeldir.Деревня прекрасна весной.
Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.Сельские дороги не так забиты, как городские.
Kırsal yaşamı seviyor musunuz?Вам нравится жить за городом?
Kırsal bir alanda yaşıyorum.Я живу в сельской местности.
"Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Tom gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.«Судя по всему, ты хорошо знаешь деревню». — «Думаю, так», — ответил Фома, улыбаясь.
Tom kırsal alanda yaşamak istemiyor.Том не хочет жить в деревне.
Kırsal bölge şehirden daha sessizdir.В сельской местности тише, чем в городе.
Kırsal bölge güzeldir.Сельская местность прекрасна.
Audrey - Kırsaldan bir kadın.Одри, деревенская девушка.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.В сельских поселениях рождаемость несколько выше, чем в городах.
Nohuad, kırsal köy hayatından zevk alıyordu.Хаттское население поклонялось местным культам.
Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu'nun amacı gelişmekte olan ülkelerde kırsal alanda yoksulluğu azaltmaktır.Главная цель МФСР — ликвидация сельской бедности в развивающихся странах.
Bu kırsal araziler sanki boşaltıldı.При этом седло казалось пустым.
2007 yılı itibarıyla, Ermenistan'da 49 şehir, 866 kırsal olmak üzere toplam 915 topluluk mevcuttur.По состоянию на 2007 год в республике насчитывалось 915 сёл, 49 городов и 932 общины, из которых 866 сельских.
Kırsal nüfus %67 kadardı; gerisi kasaba ve kentlerde yaşıyordu.Около 67 % населения проживает в городах, остальные — в сельской местности.
Bu boş kırsal arazi her gün halka parasız olarak açıktır.Поэтому днём любая пустыня кажется безжизненной.
Yine 1980'li yıllardan itibaren hem kentsel hem de kırsal nüfus artış oranları giderek azalmaktadır.С начала 1980-х годов все большее распространение получают массовые праздники села, района, города.
19. yüzyıla kadar bölge kırsal alan idi.До XIX веке это была сельская местность.
Kırsal refahı artırmak.Подъём народного благосостояния.
Planck ve eşini şehirden ayrılıp kırsal yerlerde yaşamaya zorlandılar.Педро с семьёй был вынужден бежать и скрываться в горах.
Böylece rejim İdlip şehir merkezi ve kırsalından tamamen temizlenmiş oldu.Чистка затронула весь государственный аппарат и полицию.
Tartus'ta daha çok vilayetin kırsalında 3 mahallede yaşamaktadırlar.После этого в Катлаг прибыли жить люди из трёх соседних деревень.
Bireylere kentlerde sunulan aile planlaması eğitimleri, kırsal alanlardan daha fazladır.Дети, которые растут в сельских районах узнают о жизни больше, чем дети в городах.
Köy ve kırsal yaşam ise tablolarındaki ana temalardı.Смерть, большие города и война были главной темой его стихотворений.
Türkeli İlçesi'ndeki kentsel-kırsal nüfus artış oranları da giderek azalmaktadır.Связь их с остальными коленами западной Палестины всё более и более ослабевала.
2006 yılı için sabit hatların sayısı, özellikle kırsal alanlarda %79 oranında arttı.في 2006 ارتفع معدل استعمال خطوط الهواتف الثابتة بنسبة 79% وخصوصا في المناطق القروية.
2007 yılı itibarıyla, Ermenistan'da 49 şehir, 866 kırsal olmak üzere toplam 915 topluluk mevcuttur.اعتبارا من عام 2007، ضمت أرمينيا 915 مجتمعاً محلياً، 49 منها في المناطق الحضرية و866 تعتبر ريفية.
21. yüzyılın başlangıcında, nüfus, kentsel alanlarda, kırsal alanlardan çok daha fazla artış gösterdi.ومع ذلك ومنذ بداية القرن 21، والنمو السكاني في المناطق الحضرية أعلى من في الريف.
Ayrıca hem kentli insanları hem de kırsal bölge insanlarını korumak için bir yedek ordu planlamaya başladı.بالإضافة لذلك بدأ الجيش الاحتياطي في تنفيذ خطة لحماية أهالي المنطقة وما يحيط بها من مناطق ريفية .
Yüreğir'in 99 mahallesi vardır, 38'i şehir merkezinde ve 61'i kırsal kesimdedir.ويوجد بمركز يوراغير منهم 38 في وسط المدينة، و61 في المنطقة الريفية.
Khan'ın videoları Afrika ve Asya kıtalarının kırsal bölümlerindeki insanları eğitmek için de kullanılıyor.ويتم تنفيذ برامج لاستخدام فيديوات خان لتعليم طلاب في مناطق معزولة من أفريقيا وآسيا.
1943 yılında kırsalda Relizane kasabasına taşındı ve kendi şarkılarını yazmaya başladı.في عام 1943 انتقلت إلى بلدة ريفية في غليزان وبدأت كتابة أغانيها الخاصة.
Şehirler ve ilçelerin kırsal bölümleri köyler (ri 리) halinde düzenlenmiştir.جنوبًا تقع مدائن صالح ووادي القرى ومنطقة الحجر (وهي من ديار ثمود).
İktidarı döneminde komünist rejime karşı muhalefet arttı ve hükumet kırsal kesimlerde hakimiyetini kaybetti.وخلال فترة حكمه، زادات معارضة الشعب الأفغاني للنظام الشيوعي، وفقدت الحكومة سيطرتها على الريف.
Kentsel alanlarda doğum oranları, kırsal alanlardan daha düşüktür.نسب الإصابة في المجتمعات الريفية أقل.
Bu bölgeler hem kentsel hem de kırsal halklar barındıran farklı kültürel topluluklara aitti.تتساوى هذه المجتمعات اليوم مع المجتمعات الريفية والحضرية على التوالي.