kırsal ile cümle

kırsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Festivaller Finlandiya’nın çeşitli yerlerinde, şehirlerde ve kırsal alanlarda düzenlenir.音乐节的人气十足,尤其是在夏天。音乐节的内容非常丰富,包括歌剧、古典、摇滚、流行、爵士或民间音乐。芬兰各个不同的城市和乡村都会举办音乐节。这些音乐节大多都需要入场费。
Genellikle zorluklarla karşılaştık. Burada, kırsal alanlardan birinden geri dönüyoruz,Spesso abbiamo problemi: questi siamo noi di ritorno da un villaggio.
Gerçekten kırsal alan olan제가 메인주의 시골에서
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Alors, pendant que je grandissais dans une région vraiment rurale du Maine [États-Unis],
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Când eram copil și locuiam într-o zonă rurală din statul Maine,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Durante la mia adolescenza in una zona rurale del Maine,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken, İnternetin manası bana çok farklı geliyordu.À medida que fui crescendo numa zona rural em Maine a Internet significava uma coisa muito diferente para mim.
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken, İnternetin manası bana çok farklı geliyordu.Crecí en una zona rural de Maine y entonces, para mí, Internet era algo muy distinto.
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken, İnternetin manası bana çok farklı geliyordu.Když jsem vyrůstal, na venkově v Maine, internet pro mě znamenal něco úplně jiného než dnes.
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken, İnternetin manası bana çok farklı geliyordu.Keď som vyrastal na ozajstnom vidieku v štáte Maine, internet bol pre mňa niečím špeciálnym.
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken, İnternetin manası bana çok farklı geliyordu.Toen ik opgroeide in een zeer landelijk gebied in Maine, betekende het internet iets heel anders voor mij.
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken, İnternetin manası bana çok farklı geliyordu.Während meiner Jugend in einer sehr ländlichen Gegend in Maine war das Internet für mich etwas völlig anderes.
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Ketika saya tumbuh dewasa di daerah yang sangat pedesaan di Maine,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Khi tôi lớn lên ở 1 vùng nông thôn thuộc Maine,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Kiedy dorastałem na wsi w stanie Maine,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,В той час коли я підростав в насправді сільській місцевості штату Мен,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,И така, когато израствах в един наистина селски район в щата Мейн,
Gerçekten kırsal alan olan Maine'de büyürken,Когда я рос в глубокой сельской местности в штате Мэн,
Gerçekten kırsal alan olanSå da jeg voksede op
Gerçekten kırsal alan olanכאשר גדלתי
Gerçekten kırsal alan olanهكذا حين نشأت
Gerçekten kırsal alan olan僕にとって 子供の頃
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.하이티에서 일해 왔던 폴 파머씨와 그의 팀에 의해서요.
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.בעבודתם באזורים הנידחים של האיטי ב20 שנים האחרונות.
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.في عملهم في ريف هاييتي خلال ال 20 سنة الماضية.
Haiti kırsallarındaki çalışmaları sonucunda kusursuz hale getirildi.最近 ルワンダにおける最初の1年半の取り組みを評価しました
Helsinki'nin hızla büyümesine rağmen, Espoo uzun süre kırsal bir bölge olarak kaldı.Även om Helsingfors växte snabbt, var Esbo ännu länge en fridfull landssocken.
Helsinki'nin hızla büyümesine rağmen, Espoo uzun süre kırsal bir bölge olarak kaldı.Malgré la croissance rapide d'Helsinki, Espoo resta longtemps une commune paisible.
Helsinki'nin hızla büyümesine rağmen, Espoo uzun süre kırsal bir bölge olarak kaldı.Vaikka Helsinki kasvoi nopeasti, Espoo oli vielä pitkän aikaa rauhallinen maalaispitäjä.
Helsinki'nin hızla büyümesine rağmen, Espoo uzun süre kırsal bir bölge olarak kaldı.Хотя Хельсинки рос достаточно быстро, Эспоо ещё долгое время оставался спокойным сельским уездом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.De har alla flyttat tillbaka till landsbygden där de kom ifrån.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Elles sont toutes retournées dans les zones rurales d'où elles étaient originaires.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Hanno tutte un conto in banca, e sono tornate nell'area rurale da cui provenivano.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.다들 각자의 출신지역으로 다시 이사를 가셨습니다.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Mereka semua pindah kembali ke kawasan pedesaan darimana mereka berasal.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Mindannyian visszaköltöztek arra a vidékre, ahonnan jöttek.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Sie alle sind zurück gezogen in die ländlichen Gegenden aus denen sie gekommen sind.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Todas se han mudado al área rural de donde son originarias.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Toţi s-au mutat înapoi în ţinuturile rurale de unde provin.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Và họ đều trở về quê họ.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Voltaram todos para as zonas rurais donde saíram.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Všetci sa vrátili späť na dedinu odkiaľ prišli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Všichni se vrátili zpátky na venkov, odkud přišli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Vsi so se preselili nazaj na podeželje.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Wszyscy przeprowadzili się do wiosek, z których przybyli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Вони всі повернулись в сільський район, звідки вони родом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Всички те се върнаха обратно в селските райони откъдето дойдоха.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Они все вернулись в сельский район, откуда они родом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.הן כולן חזרו לאזור הכפרי ממנו באו.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.جميعهن رجعن الى الأرياف التي أتوا منها
Hindistan'ın yoksul kesimindeki kırsal alanda büyümüş.14歳で婚約し およそ21歳で
Hindistan'ın yoksul kesimindeki kırsal alanda büyümüş.인도의 매우 가난한 동네에서 자랐는데,
Hindistan'ın yoksul kesimindeki kırsal alanda büyümüş.היא גדלה בכפר, באזור עני בהודו,
Hindistan'ın yoksul kesimindeki kırsal alanda büyümüş.نشأت في قرية ريفية في منطقة فقيرة في الهند
Hindistan kırsalındaki Madurai'ye gidelim. Orada 50-60 dolar, tam rakamı bilmiyorum, kıymeti olan bir miktar.Dort sind 50 oder 60 $ eine erhebliche Menge Geld !
II. kısım kırsal alanların kalkınmasına ayrılmış olup, ayrıca çevre yönetimi projelerini finanse etmektedir.Bestedingspatroon van het Europese landbouwbeleid diversificatie en innovatie in plattelandsgebieden.
II. kısım kırsal alanların kalkınmasına ayrılmış olup, ayrıca çevre yönetimi projelerini finanse etmektedir.Den första pelaren omfattar direktstöd till jordbrukare och interventioner på
II. kısım kırsal alanların kalkınmasına ayrılmış olup, ayrıca çevre yönetimi projelerini finanse etmektedir.Die EUA hat die derzeitige Ausgabenstruktur analysiert, um zu ermitteln, wie die GAP zum Erhalt von
II. kısım kırsal alanların kalkınmasına ayrılmış olup, ayrıca çevre yönetimi projelerini finanse etmektedir.Pilíř II je věnován rozvoji venkovských oblastí a financuje programy řízení životního prostředí.
II. kısım kırsal alanların kalkınmasına ayrılmış olup, ayrıca çevre yönetimi projelerini finanse etmektedir.Te površine pogosto povezujemo s tradicionalnim ali neintenzivnim kmetovanjem, ki ni preveč gospodarno.

İlgili Sayfalar