Ana içeriğe geç
Sözlük

kırma ile cümle

kırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sadece kalpleri kırmazsak zaten Allah mutlu olur.بعدم كسرنا القلوب، فسيكون الله سعيدًا
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Em vez de champanhe, água vermelha, azul e branca foi pulverizada na aeronave.
2012'de Gaga, hidrolik kırma karşıtı Artists Against Fracking kampanyasına katıldı.Em 2012, Gaga se juntou ao grupo de campanha Artistas Contra Fracking.
Onlar siyasi zincirlerini, ekonomik zincirlerini bertaraf etmeden kırmaya kalkıştılar..."Eles tentaram quebrar as prisões políticas sem quebrar as ecônomicas."
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.O capitão então tentou arrombar a porta.
28 Mayıs 2009'da Razor 1911, çıkışından iki hafta önce The Sims 3'ü kırmayı başardı.Em 28 de maio de 2009, Razor crackeou The Sims 3 duas semanas antes do lançamento oficial do jogo.
Bir teoriye göre geminin kaptanı Edward J. Smith geminin hız rekoru kırmasını istiyordu.Um deles contava que o capitão do navio, Edward J. Smith, disse a Butt que o navio estava condenado.
Kirmastılı karakteri, yiğitliğin ve mertliğin sembolüdür.É um símbolo de coragem e boa vontade.
Bender Abbas-Kirman, 484 km. kuzeydoğu bölgesine bağlanır.Bandar Abbas-Carmânia, 484 km a nordeste.
Onları kırmak istemedim.Não vou decepcioná-los.
Ayrıca, son yıllardaki filmlerinde, giderek zaman döngüsünü kırmaya başladı.Nas semanas seguintes, o filme iniciou-as sempre com saldo positivo.
Karşılaşma, Mayweather'ın Big Show'un burnunu delme kombinasyonuyla kırmasıyla sona erdi.Durante o confronto, Mayweather quebrou o nariz de Wight.
Kapıyı açmak için kırmak zorundaydık.Tivemos de quebrar a porta.
Aynı zamanda iki Asya rekoru kırmayı başardı.Outdoor verbeterde hij het Aziatisch record gelijk tweemaal.
Kırma taş, beton ve betonarme olarak inşa edilebilir.Haar vleugels zijn sterk genoeg om door staal en beton te breken.
Kobalt Blade'i kırmak için Cain ile çalışıyordu.Hij wilde met Blake Carrington een samenwerkingsverband aangaan.
Aksi takdirde önce kapıyı kırmanız gerekir.Zo niet, zal hij het bedrijfje moeten sluiten.
Kurt-köpek kırması, kurt (canis lupus) ile köpeğin (Canis lupus familiaris) çiftleşmesinden türeyen kanid.De vraag is hoe en waarom de wolf tot huishond werd (Canis lupus familiaris).
Kimse grubun yeni bir rekor kırmayı umduğunu duymak istemiyor.De buurman dacht nooit dat iemand zijn verhaal wilde horen.
15 numaralı karayolunun Kirmanşah ile Merivan arasındaki kısmı şehirden geçmektedir.Vermeldenswaard is dat de 15e meridiaan oostelijk van Greenwich precies door de stad loopt.
Sorun hakkında gerçekten bir şey yapılmalı, ama bu balyozla ceviz kırmaktır.Er moet inderdaad wat gedaan worden aan het probleem, maar dit is met een kanon op een mug schieten.
Kalp kırmak istemem.Ik wil geen harten breken.
Bunu sen kırmadın.Deze heb je niet stuk geklopt.
Sporcu bu dereceyle Oyunlar rekorunu da kırmayı başarmıştı.To miłe, że udało mi się pobić ten rekord.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Zawołajcie go, aby pożywił się chlebem».
Sovyetler, 1942 boyunca Leningrad kuşatmasını kırmaya çalıştı.Związek Radziecki próbował znieść blokadę Leningradu przez cały 1942 rok.
Aynı zamanda iki Asya rekoru kırmayı başardı.Także wyrównany rekord Azji.
Onları kırmak istemedim.Nie zapobiegło to rozbiorom.
Kirman Selçukluları).Aleksandrem Zabłockim).
İki yana eğimli ahşap kırma çatıları kiremit kaplıdır.Dwuspadowy stromy dach kryty był dachówką.
Dalgaların gücünü kırmak ve dolayısıyla aşındırıcı gücünü azaltmak için kullanılır.Możliwe jest regulowanie napięcia want, a przez to i pochylanie masztu.
Çarlık Rusya'sının Çerkeslerin son direnişini kırması.Życie i upadek ostatniego cara Rosji.
"Kırma kusurları". (yardım)"O tych paniach"), rez.
Polisin grevi kırma girişimi şiddet olaylarına yol açtı.Przyczyną otworzenia ognia do cywili było naruszenie godziny policyjnej.
(Nerdeyse kıracaktım, kırma noktasına geldim, ama kırmadım)' 'Yıka-yazdım.Jag gick bara in i badrummet, och du vet, bröt samman."
Kral daha sonra tek seferde tüm okları kırmalarını istemiş, fakat hiçbiri bunu başaramamış.Sedan bad kungen sönerna att bryta pilarna en efter en, men de kunde inte.
Çatısı ahşap kırma çatıdır.Taket är av trä.
Ama kalenin direnişini kırmada başarısız kalmıştı.Försöket att inta slottet misslyckades.
Bir teoriye göre geminin kaptanı Edward J. Smith geminin hız rekoru kırmasını istiyordu.Det var här kapten Edward Smith tagit över rollen att beräkna hur låg tid skeppet har.
Ayrıca haber bildirilerini kırmak için bir opt-in sistemi ve en yeni haberlerde e-posta da bulundu.Tidskriften har även nyhetspublicering på Internet samt ett elektroniskt nyhetsbrev.
Grup beraber son konserlerinde Edwards'ın gitarını kırmasından etkilenerek tüm ekipmanlarını sahnede yakmıştı.I slutet av turnéns sista konsert slog Eddie sönder en av sina gitarrer.
Sharone, Mark Hoppus'un grubu +44'te, Travis Barker'ın kolunu kırması sonrasında yer aldı.Ґіл замінив Тревіса Баркера з +44, коли той зламав руку.
Kirmani (Güney Kurmancisi konuşurlar, Yâresânidirler.)Людмила Миколаївна Шаймухаметова (нар.
Kirmastılı karakteri, yiğitliğin ve mertliğin sembolüdür.Червлений колір — символ мужності й сили.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Воїни захлопують двері.
Boruyu kırmaya uğraştılar ama başaramadılar.Хотіли зірвати замок, але він не піддавався.
Yeremya 19:1-13: Kudüs'ün dini liderleri önünde çömlek kırmak.За Дії 1:4-13 ховається апостол разом з іншими до зіслання Святого Духа у Єрусалимі.
İnsan ırkında kırma için Fransızca bir kelime olan Métis kullanılır.У німецьких церковних громадах використовується словосполучення нім.
Yumurtaları kırmamaya dikkat et.Обережно, не розбий яйця.
Küçük bir un değirmeni ve yarma (arpa kırma) değirmeni bulunmaktadır.Výjimečně k nám bývá zavlékána i třeslice menší (Briza minor).
Öküz kesmenin ve saban kırmanın cezası ölümdü.Za odcizení a svévolné poškození včelího úlu byl trest vyobcování.
Köpek-kurt kırmaları doğurgandır.Domestikací vlka vznikl pes.
Ömer birbirinden fazla Dünya Rekoru kırmayı başarmıştır.Model překonal několik světových rekordů.
Falluca cebini kırmaya çalışan Mısırlıların çabaları başarısızlıkla sonuçlandı (19 Kasım - 7 Aralık).Egiptenii au încercat să spargă frontul la Faludja (19 noiembrie-7 decembrie) dar au eșuat.
Kimseyi kırmayı istemedim.Eu nu voiam să rănesc pe nimeni...
Safkan Yahudiler ilk sürülenler olacaktı ve onları kırmalar (polukrovki) takip edecekti (31).Primele erau conduse de juzi (corespunzători Richterilor transilvăneni), iar cele din urmă de către pârcălabi.
Bu yüzden tek yol kapıyı kırmaktır.Walker: E singura cale de a intra în turn.
Kobalt Blade'i kırmak için Cain ile çalışıyordu.Ea a mai târziu s-a implicat în complotul lui Cain de a-l distruge pe Cobalt Blade.
Bunu kırmak için çalışmalar 1930'lu yıllara kadar geri gider.Lucrările de reconstrucție vor dura până în anii treizeci.
17 ^ Emirali Yağan, Kırmanciya Beleke, sayı 4, s.14, pâine, pentru toate categoriile de viteji, fl.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod