Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Vấn đề bây giờ là làm sao để phá 5 mật mã Caesar trong một trình tự được lập lại
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Το πρόβλημα τώρα είναι να σπάσει πέντε κώδικες του Καίσαρα σε επαναλαμβανόμενη σειρά.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.И задача -- взломать пять шифров Цезаря в повторяющейся последовательности.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Bueno, odio tener que decirles que esa parte del cuerpo no controla el comportamiento.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Desculpem, mas essas não são as partes do corpo que controlam o nosso comportamento.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Ei bine, urăsc să vă spun că acestea nu sunt alte părți ale corpului care vă controlează comportamentul.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Et bien, désolé de vous l'apprendre, mais ce ne sont pas les organes qui contrôlent le comportement.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.음, 여러분에게 이 비밀을 알려드리긴 싫지만, 당신의 행동을 조절하는 것은 몸의 다른 부분이 아닙니다.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Men, jeg hader at skulle sige det, der er ikke andre kropsdele der styrer ens adfærd.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Nåväl, jag måste göra dig besviken, de är inte de kroppsdelarna som kontrollerar ditt beteende.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Nerad vam povem, da to niso drugi deli telesa, ki obvladujejo vaše vedenje.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Niestety muszę wam wyznać, że żadne inne części ciała nie kontrolują naszego zachowania.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.No, nerad vám to kazím, ale to vážně nejsou části těla, které ovládají chování.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Nuž, nerád Vám to vravím, ale to nie sú časti tela, ktoré kontrolujú naše správanie.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Sebenarnya, bukan bagian tubuh lainnya yang mengendalikan perilaku Anda.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Sorry, maar dat zijn geen lichaamsdelen die het gedrag sturen.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Utálom, hogy tőlem kell megtudnod, de ezeknek a szerveknek semmi közük a viselkedésünkhöz.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Λυπάμαι που θα σας το πω, αλλά δεν υπάρχουν άλλα σωματικά όργανα που να ελέγχουν τη συμπεριφορά.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Вынужден вас разочаровать, это не части тела, контролирующие ваше поведение.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Е, съжалявам, че трябва да ви го кажа, но това не са други части от тялото, които контролират поведението.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.Що ж, не хотів би доказувати це, але це не частини тіла контролюють вашу поведінку.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.ובכן, מצטער לבשר לכם, איברים אלו אינם שולטים בהתנהגותכם.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.أكره أن أقول هذا، فهذه ليست أعضاء الجسم الأخرى التي تتحكم بتصرفاتك.
Sizleri kırmaktan nefret ediyorum ama davranışımızı... ...kontrol eden başka bir beden parçası yok.意志決定するわけではありません すべては大脳辺縁系で起きています
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.Comme c'est ma première fois à TED, j'ai décidé d'amener une vieille amie pour aider à casser un peu la glace.
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.저의 오랜 친구를 데리고 와서 어색한 분위기를 깨보기고자 합니다.
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.Omdat dit mijn eerste keer bij TED is heb ik een oude vriend meegenomen om het ijs een beetje te breken.
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.Pentru că sunt pentru prima dată la TED, am vrut să vin cu un prieten vechi care să poată sparge gheața.
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.החלטתי להביא איתי חברה ותיקה כדי שתעזור לי לשבור קצת את הקרח.
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.قررت أن أحضر معي صديقا قديما ليساعدني في كسر الجمود قليلا.
TED'e ilk kez katıldığım için buzları kırmak adına eski bir dostu da yanımda getirdim.旧友を連れてくることにしました そう バービーです
Tohumları kırmak için daha kalın,daha güçlüleri Çiçekler için daha uzun ve sivrileriDài và nhọn để hút mật hoa
Tohumları kırmak için daha kalın,daha güçlüleriעבה יותר, חזק יותר, לפיצוח זרעים
Tohumları kırmak için daha kalın,daha güçlüleriأقوى أثخن للبذور المتصدّعة
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.A chcem dosiahnuť rekord v najdlhšej preletenej vzdialenosti v histórii.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Chcę ustanowić nowy rekord, w pokonanym dystansie w czasie lotu.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Dan saya ingin mencetak rekor dunia dalam hal jarak terjauh yang diterbangi.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Et aussi un nouveau record de la plus longue distance jamais parcourue en volant.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.가장 먼 거리를 나르는 새로운 기록을 세우려고요.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Ook wil ik een nieuw record vestigen voor de langste afstand ooit gevlogen.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Şi vreau să dobor recordul la cea mai lungă distanţă zburată vreodată.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Und ich will dabei einen neuen Rekord aufstellen über die weiteste Strecke, die je geflogen wurde.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Valamint új világrekordot akarok felállítani a valaha repült leghosszabb távolságban.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Và tôi muốn lập kỷ lục mới, là người bay dài nhất.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Voglio stabilire il nuovo record per la maggior distanza mai volata.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Y quiero establecer el récord de la distancia más larga jamás volada.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Και θέλω να κάνω ένα νέο παγκόσμιο ρεκόρ, διανύοντας την μεγαλύτερη απόσταση πετώντας.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.И искам да поставя нов рекорд с най-дългото разстояние, прелитано някога.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.Также я хочу установить абсолютный мировой рекорд по дальности полёта в вингсьюте.
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.ואני רוצה לקבוע שיא חדש עם המרחק הגדול ביותר שעפו אי פעם
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.وأريد أن أسجل رقم جديداً لأكبر مسافة تم طيرانها حتى الآن
Uçulmuş en uzun mesafe rekorunu kırmayı hedefliyorum.最長距離を更新したいのです 二つ目は
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurdu마차 중, 분노 속도와 분쇄로드 베어링, 아마와 과거를 쐈다
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurduVagoanele împuşcat trecut cu viteză furios şi încarcă de strivire, care poartă, cumva, printre
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurduVaunut laukaus menneisyys hurjaa nopeutta ja murskaus kuormat pitäen, kenties muun
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurduWagons avec une vitesse tir dernières furieux et charges de concassage, portant, par hasard, parmi les
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurduΒαγόνια shot παρελθόν με έξαλλος ταχύτητα και σύνθλιψη φορτία, η οποία συνοδεύεται, κατά τύχη, μεταξύ των
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurduעגלות ירה בעבר עם מהירות זועם והמון ריסוק, ועליו, בדרך מקרה, בין
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurduعربات النار السابقة مع سرعة الغضب والأحمال ساحقة ، واضعة ، بالمصادفة ، بين
Vagonlar arasında, öfkeli hızlı ve kırma yükleri, yatak, belki geçmiş vurdu残り、しかし、遠くに行くにバインドされている保険会社の代理人;