Ne yapmak için?Taş kırmak, toprağı kazmak için!Чтобы заниматься чем? Ломать камни, вспахивать землю.
Ne yapmak için?Taş kırmak, toprağı kazmak için!בלעשות מה? לשבור אבנים, לחפור באדמה.
Ne yapmak için?Taş kırmak, toprağı kazmak için!ليقوما بماذا؟ تكسير الصخور وحفر الأرض.
Ne yapmak için?Taş kırmak, toprağı kazmak için!議会に尋ねてみた
O halde, bizim bunu kırmamız lazım.Entonces, esto lo tenemos que romper.
O halde, bizim bunu kırmamız lazım.E questo, dobbiamo romperlo.
O halde, bizim bunu kırmamız lazım.Et ça, nous devons le briser.
O halde, bizim bunu kırmamız lazım.Ezt kell feltörnünk.
O halde, bizim bunu kırmamız lazım.Тогда мы должны расколоть её.
Olan şey şu, ısı enerjisi kristal yapıyı kırmak için kullanılıyor.A jejich průměrná kinetická energie se zvyšuje dokud se nedostaneme na 0 °C.
Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaJe ne vais pas la casser par terre parce que j'en ai encore besoin
Onun hevesini kırmaya çalışsalar da, sinekkuşu vakit kaybetmeden geri gelipMentre continuano a scoraggiarlo, lui si volge verso di loro senza perder tempo e dice:
Onun hevesini kırmaya çalışsalar da, sinekkuşu vakit kaybetmeden geri gelipPero mientras continúan desanimándolo, se vuelve hacia ellos sin perder tiempo y les dice:
Onun hevesini kırmaya çalışsalar da, sinekkuşu vakit kaybetmeden geri gelipPodczas kiedy one go zniechęcają on zwraca się do nich nie tracąc czasu i mówi:
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaE doar recuzită, dar n-o să dau de pământ cu ea, pentru că am totuşi nevoie de ea.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaIch werde sie nicht auf den Boden schmeißen, weil ich sie tatsächlich noch brauche.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaIk ga het niet op de grond gooien, want ik heb het wel echt nodig.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaJeg kaster den ikke i gulvet, for jeg har faktisk brug for den.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var ona저는 이것을 바닥에 던지지 않을거에요 왜냐면 저는 이것이 필요하기때문이죠.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaMa lo devo trattare con cura perché ci serve.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaNechci s tím třísknout o podlahu, protože to ještě potřebuji.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaPero no voy a arrojarlo al suelo, pues todavía lo necesito.
Sadece bir aksesuar. Onu kırmayacağım çünkü hala ihtiyacım var onaこの時点では、壊れたファックス機よりも役に立たないでしょうけど。
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.A Kalapos volt az első, hogy megtörje a csendet.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.De Hoedenmaker was de eerste om de stilte te doorbreken.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Der Hutmacher war der erste, das Schweigen zu brechen.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.El Sombrerero fue el primero en romper el silencio.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Hattemageren var den første til at bryde tavsheden. '?
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Hatter adalah yang pertama memecah keheningan.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Hatter a fost primul care să rupă tăcerea. '?
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Hatter là người đầu tiên phá vỡ sự im lặng.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Hatter pierwszy przerwać milczenie.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Il Cappellaio fu il primo a rompere il silenzio. '?
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Kloboučník jako první prolomila ticho.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Klobúčnik ako prvá prelomila ticho.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Le Chapelier fut le premier à rompre le silence.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.O Chapeleiro foi o primeiro a quebrar o silêncio.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.The Hatter oli ensimmäinen rikkomaan hiljaisuuden.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.The Hatter var den första att bryta tystnaden.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.The Klobučar je prvi prekinil tišino. ?
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.The 해터의 침묵을 깨고 처음으로했다.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Η Hatter ήταν το πρώτο για να σπάσει τη σιωπή.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Капелюшник був першим порушив мовчанку.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Шапкар е пръв наруши мълчанието.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.Шляпник был первым нарушил молчание.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.הכובען היה הראשון לשבור את השתיקה.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu.كان حتر أول من كسر حاجز الصمت.
Şapkacı sessizliği kırmak için ilk oldu."?月の何曜日がそれである"と彼はアリスに回し、言った:彼は彼の腕時計を取っていた
Sezar şifresi kırması gerekiyor.반복되는 연속성에서 말이죠
Sezar şifresi kırması gerekiyor.בסידרה מחזורית
Sezar şifresi kırması gerekiyor.في تسلسل متكرر
Sezar şifresi kırması gerekiyor.それぞれは、以前に説明したように
Şimdi, bakalım, bunun sebebi kola şişelerinin katı olmasıdır. Bir kola şişesini kırmak neredeyse imkansızdır.Dat komt omdat colaflesjes stevig zijn. het is bijna onmogelijk om een colaflesje te breken.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Evina úloha je teraz rozlúštiť 5 samostatných Cézarovych šifier.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Evin úkol je teď rozluštit 5 samostatných Caesarových šifer ukrytých v opakující se sekvenci.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Het probleem is nu om de 5 cijferige Caesar-code te kraken in een herhalende reeks.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Le problème maintenant, est de briser cinq algorithmes de chiffrement de César dans une séquence à répétition.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.O problema agora é quebrar cinco cifras do César numa sequência repetida.
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Problema acum, este sa sparga codul lui Caesar intr-o secventa care se repeta
Şimdi ise tekrar eden bir dizide beş Sezar şifresi kırması gerekiyor.Problemem pozostaje teraz złamanie pięciu szyfrów Cezara w powtarzającej się sekwencji.