Ana içeriğe geç
Sözlük

kırma ile cümle

kırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom odun kırmayı sever.Tom likes to chop wood.
O, odun kırmayı sever.She likes to chop wood.
Mary odun kırmayı seviyor.Mary likes to chop wood.
Odun kırmayı severim.We like to chop wood.
Onlar odun kırmayı sever.They like to chop wood.
Ben dünya rekoru kırmak için eğitiliyorum.I am trained to break the world record.
Biz kapıyı kırmak zorunda kaldık.We had to break open the door.
Seni kırmadığımı umuyorum.I hope I haven't offended you.
Sen bir şey kırmadın.You broke nothing.
Sen yumurtalar kırmadan bir omlet yapamazsın.You can't make an omelette without breaking eggs.
Tom kapıyı kırmaya çalıştı.Tom tried to break down the door.
Tom kapıyı kırmak için uğraşmaya başladı.Tom began trying to break down the door.
Kısır döngüyü kırmalısın.You must break the vicious circle.
Çalışma günü monotonluğunu kırmak için Tom öğle vakti koşusuna can atıyor.Tom looks forward to his lunchtime run, to break up the monotony of his working day.
Taşıyanlar hiçbir şey kırmadılar.The movers didn't break anything.
Tom'un kirişi kırmasına izin ver.You let Tom get away.
Etrafta pot kırmayı bırakmalısın.You need to stop goofing around.
Üzgünüm, seni kırmak istemedim.I'm sorry, I didn't mean to offend you.
Boynunu kırmam gerekiyor.I ought to break your neck.
Bir şey kırmadın, değil mi?You haven't broken anything, have you?
Her şeyi kırmak istiyorum.I want to break everything.
Bir şey kırmamak için çok dikkatli olmalıyız.We need to be very careful not to break anything.
Buzkıranlar kargo taşımak ve buz kırmak için kullanılır.Icebreakers are used to carry cargo and break ice.
Onların onurunu kırmak istemiyorum.I don't want to insult them.
Ben hiç onun kalbini kırmak istemedim.I never wanted to hurt him.
Ben asla onun kalbini kırmak istemedim.I never meant to hurt him.
Biz onların kalbini kırmak istemiyorduk.We didn't mean to hurt them.
Biz onun kalbini kırmak istemiyorduk.We didn't mean to hurt him.
Onların cesaretini kırmayalım.Let's not discourage them.
Onun cesaretini kırmayalım.Let's not discourage him.
Tom kilidi kırmaya çalışıyor.Tom is trying to break the lock.
O benim kalbimi kırmadı. O benim ruhumu kırdı.He didn't break my heart. He broke my spirit.
Tom'un köpeği bir kırma.Tom's dog is a mutt.
Bacağımı kırmasaydım asla seninle karşılaşmazdım.I would've never met you if I hadn't broken my leg.
Onu Tom kırmadı.Tom didn't break it.
Neden kalbimi kırmaya bu kadar heveslisin?Why do you want to hurt me so much?
Bazen parmaklarını kırmak istiyorum.Sometimes I want to break your fingers.
Bir şey kırmayacağımı umuyorum.I hope I don't break something.
Ben bir şey kırmam.I break nothing.
Gülü kırmak isterseniz dikenlerin sıkışmasından korkmayın.Don't fear the stinging of the thorns if you want to break the rose.
Çocuk senin kolunu kırmaya niyet etmedi.The child did not intent to break your arm.
Tom kırmakla ve girmekle suçlanıyordu.Tom was accused of breaking and entering.
Radyo sessizliğini kırmamız gerek.We need to break radio silence.
Asla cesaretimi kırmayacaksın.You'll never break my spirit.
Onun kalbini kırma.Don't break his heart.
Tom buz kırmaya çalıştı.Tom tried to break the ice.
Odun kırmaktan hoşlanmıyorum.I don't like chopping wood.
Tom sadece bacağını kırmadı, çok kötü şekilde yandı da.Not only did Tom break his leg, he got badly burned.
Bazı alışkanlıkları kırmak zordur.Some habits are difficult to break.
Tom hiçbir şeyi kırmadı.Tom didn't break anything.
Yumurtaları kırmamak için dikkatli ol.Be careful not to break the eggs.
Sami arkadaşlarıyla olan tüm bağları kırmak istedi.Sami wanted to break all ties with his friends.
Tom'un hevesini kırmak istemiyorum.I don't want to discourage Tom.
Vazoyu kırmak istemedim.I didn't intend to break the vase.
Ben bir şey kırmadım.I didn't break anything.
Sami hiç kimseyi kırmadı.Sami didn't hurt anyone.
Zincirlerimi kırmam gerek.I need to break free.
Grevi kırmayın.Don't scab.
Grevi kırma.Don't scab.
Sonuç olarak Kirmani hapsedildi, karısı tarafından boşandı ve oğlu bir hizmetli olarak işe alındı.Eventually Kermani was imprisoned, his wife divorced him, and his son was made into a servant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod